Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

DAĞLARINA BAHAR MI GELMİŞ MEMLEKETİMİN?


Mahpusta, dağda, özgürlüğünden uzak olan her kes için yazılmış şiirlerden biriydi

Ahmet Arif’in “Haberin Var mı Taş Duvar?” adlı şiiri.

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğrunda ölümlere gidip geldiğim
Zulamdaki mahzun resim.
Görüşmecim yeşil soğan göndermiş
Karanfil kokuyor cigaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.



80 yılları öncesi ve sonrası Doğu ve Güneydoğu’da bir kentten bir kente güvenlik nedeniyle askerin korumasında gidiliyor, yollar terör eyleminden dağlara kurulan askeri karakollar ile korunuyordu. İşte o yıllardaki yolculuklarımda en çok mırıldandığım şiirlerden biriydi; Haberin Var mı Taş Duvar şiiri.

Şiirdeki son dize; yüreğimi ince, sivri uçlu bir bıçak gibi acıtır, kanatır, özlemle doldururdu.



Derken bugün… Açılım ve yaşananlar.

Dağlardan indirilenlerin sevinç çığlıkları ile ülkemiz müthiş bir atmosferin içine düştü.

Hüzün bir bulut olup dolaşmaya başladı üzerimizde.

Bir tarafta zafer kazanmışçasına şov yapanların sevinci, diğer tarafta da bu kirli, iğrenç amaçlarla yaratılmış kavgada şehit olmuş delikanlıların aileleri ve kendisine verilen madalyayı iade etmek isteyen, gövdesinde şarapnel parçasıyla paramparça olmuş bacağı yerine konan protezi yerlere fırlatıp atan gazi gençler.



Zülfü Livaneli bugün ki köşe yazısının başlığını Onur diye koymuş.

“Düne kadar Kürt kardeşlerimizin onurunun öneminden söz ediyorduk. Bugün ise tam tersi olaylar yaşanıyor. Barış kelimesindeki kilit kelime onurdur.” diyor.

Ve devam ediyor:

“Otuz yıllık kirli savaşın bölemediği insanları böyle sonuçlar bölebilir.”

Livaneli’nin düşüncelerine katılmamak olanaksız…

Yaşanan şov:

—Tüh be! Bir çuval inciri berbat ettiler. Sözünü anımsatıyor.

Yarasına, acısına, bayrağını, madalyasını merhem edip çalan analar- babalar, geride kalan dul ve yetimleri devletine karşı küsmeye, güven duymamaya itiyor.

Elbette barış… Elbette dağlarına bahar gelsin memleketimizin. Ama suçların faturası adalet terazisinde tartıya vurulduktan sonra…

Haber saatinde ki yorumunda güzel bir söz etti Uğur Dündar:

—Aman ha! Açılım, uçurum olmasın! Dedi.

Görüyoruz ki hayatın aynasına yansıyanlar hüzün ve giderek yoğunlaşan öfke!

Hüzün ve öfke; yok edilmeye aht edilen kardeşliğimize halel getirmemeli.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...