Perşembe, 12 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

ALTIN PORTAKAL HEYECANINI VE POPÜLERLİĞİNİ YİTİRİYOR MU?


Pazar akşamüstü kortejdeki sanatçılar arasında yeni yüzler aradım. Yoktular. Olanlar Yeşilçam’ın vefalı çınarlarıydı.

İzeet Günay, Engin Çağlar, Rutkay Aziz, Tarık Akan…Ve diğerleri.

Düşündüm…

Dünküler var da, bugünküler niye yok diye.

Galiba buldum da…

Birinci neden bence iletişim ve sanatçılarımızla sıcak ve içten diyalog kurulamaması. Bürokratik girişimlerle, yalnızca davetiye göndererek siz sanatçıyı onca yoğun işlerinden çekip alamazsınız.

Hasan Subaşı’nın güzel kentimiz Antalya’ya başkanlık yaptığı dönemleri anımsadım. Bence en güzel ve görkemli Altın Portakal festivalleri Subaşı zamanında yapılanlardı.

Hiç unutmam, merhum Bekir Yıldız’ın, Halkalı Köle romanı baskı üstüne baskı yaparken bir de filme çekilmişti. O yıl ki törenlerde kortejin dizilimi içindeki ciplerden birinde Bekir Yıldız da vardı. Fark edince yanına seğirtmiş, elini sıkıp öyküsüz bırakma bizi diyerek kutlamıştım. Bir imza gününde dost olduğumuz rahmetli Bekir Yıldız:

—Vallahi adın gibi gözlerin var hocam. Nasıl da fark ettin. Oysa Serpil Çakmaklı var diğer güzel sanatçı hatunlar var kortejde. Millet onlara daha çok yüz veriyor. Demişti.

Yani o zamanlar yalnızca sinema sanatçısı ve emekçisi yoktu festivallerde. Adı kamuoyuna mal olmuş her simayı görebilirdiniz.

Şimdi ise her yıl olduğu gibi yalnızca eski tüfek sanatçılarımızı görüyoruz. Onlar da yıldızlarını Altın Portakal ödülü alarak büyütüp, parlatmanın ahde vefası adına varlar.

Sanatsal etkinliklerin halkla buluşmasında yetenekli, yaratıcı organizatörlere gereksinim vardır. Şu an ki festivalde emeği olanları gönülden alkışlıyorum. Ancak açıkça söylemek isterim ki o eski tat yok.

Her şey ekonomik…

Bunun bilinciyle hareket etmeli Altın Portakal Vakfı yöneticileri.

Her yıl için mutlaka bir filme yapımın tüm masraflarını karşılayacak büyük para ödülleri vermeli. Böyle bir girişim festivalin rekabet gücü olacak ve heyecanı doruğa çıkaracaktır.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin festival nedeniyle kentin en uzak noktalarına halk otobüsleriyle ücretsiz yolcu taşıması alkışa değer.

Gönül isterdi ki; Altın Portakal Vakfı ile Turizm Bakanlığı koordinasyonluğunda merhum Halit Refiğ’in cenaze törenine, İstanbul’a gidiş dönüşlü bir uçak tahsis edilmesi ve sanatçıların bu büyük yönetmene son görevini yapma olanağı sağlamasıydı. Böyle bir adım sanata ve sanatçıya verilen değerin ölçüsü için önemli olabilirdi. Hem koca çınar Halit Refik ustalığına yakışır bir olgunlukta rahmete uğurlanmış olur, hem de festivalin programı rutin biçimde sürdürülürdü.

Halit Refik demişken…

Halit Refik adı bende de hep hüzünlü bir duygu yaratır. Yorgun Savaşçı filmi gelir aklıma. Hani 12 Eylül sonrası yakılan, yok edilen Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı dev eserinden ortaya çıkarılan film.

Ve keşke Altın Portakal Uluslararası Film Festivali programını bir gün uzatarak o günü Halit Refiğ’e ve eserlerine ayırsa. Hatta, Antalya’nın güzel cadde veya sokaklarından birine ünlü yönetmenin adı verilerek anlamlaştırılsa ne güzel olurdu değil mi?


Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...