Pazar, 25 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

ÇOMAÇ


Küçücük, aralarında yalnızca bir yaş farkı olan iki küçük yetim, anneannelerinin özenle hazırladığı çomacı, Antalya Büyükşehir Belediyesinin sene başında armağan ettiği okul çantalarından sıyırıp, çıkararak kalabalık okul bahçesindeki en tenha köşeye çekilip, çömelerek yiye koyuldular.

* * *

Gözlerim en hassas, en duyarlı fotoğraf makinesi gibi çomaçlarını iştahla yiyen çocuklar üzerinde. Beynim kayıttayken düşünmeye başladım.

Metin Bostancıoğlu’nun Milli Eğitim Bakanı olduğu hükümet döneminde okullara çelik kaplar içinde yemekler taşınmış, öğlenleri kuru ekmekle idare eden yoksul çocukların beslenmesine katkı sağlanmıştı. Aynı hizmet devam ediyor. Gönül arzu ediyor ki bu mükemmel projeye tüm varsıl insanlarımızın maddi destek sağlayarak yemek dağıtılacak okul sayılarının çoğaltılması.

Çomacının içinde iki üç zeytin tanesi, ya da kıytırık peynir ve dilimlenmiş domatesle gün geçiren çocuklarımız yeterli beslenmiyor. Beslenme yetersiz olduğunda da beyinin algılama gücü yüzde ellilerin altına düşüyor.

Kantinler yeterli mi? Okul etraflarındaki ayaküstü yeme içme noktaları sorunu çözebiliyor mu? Bu sorulara olumlu yanıt vermek çok zor değil mi?

Kentimizde belediyeler ramazan ayında eksiksiz iftar yemekleri sundular gereksinim duyan vatandaşlarımıza. Çok da iyi oldu. Üç çeşit yemeği sofrasında göremeyen vatandaşlarımız sevindi.

Belediyelerimizin yüzlerce insana yemek sunan mutfakları keşke okulların açık olduğu günlerde ekonomik sıkıntıda olan çocuklarımıza da bir öğün yemek sunsa. Çomaçlarını tenha köşelerde ısıran gariplerimiz, yetimlerimiz böyle bir hizmetten yararlansa. Aç çocuk kursakları sıcak bir kâse çorbayla mutlansa, gülümsese yüzleri.

Öğrencilikleri yurtlarda geçmiş, yoksulun halinden anlayan belediye başkanlarımız bir plan ve proje yapsalar. Yerel basınımız varlıklı insanlarımızı çimdikleyip uyandırsa. Hep birlikte yoksulluğa bir açılım yapılsa kötü mü olur.

* * *

İki yetim kardeş çomaçlarını tüketip, minik pet şişelerinden sularını içip, anneannelerinin minik bir poşete koyduğu bezle ağızlarını silip beklemeye koyuldular. Öğlen yemeği paydosunun bitmesine daha yarım saat vardı. Öte yanda okul kantini önünde kuyruk olmuş birçok öğrenci ekmek arası patates, tost almak için beklemeye devam ediyordu.

Gözlerim, en hassas bir fotoğraf makinesinin diyaframı gibi, küçük ayrıntıları algılayıp beynime kaydetmesi için gönderiyordu.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...