Çarşamba, 16 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Bir yaz akşamı kabusu

Saat akşamla,gecenin arası 21.10..
Sedir Mahallesi 726.sokak..
Pala Apartmanının alt katında sürekli havlayan köpeğin sesi akşamın sessizliğini kalın bir bıçak ağzı gibi yırtıyor.
Yoğurda doğradığım maydanozu,semiz otu yapraklarını,iki diş sarımsağı kaşıkla cacığa dönüştürmeye çalışıyorum.
Köpek havlamaya devam ediyor.
İki apartman arasındaki havlama duvarlara çarparak yankılanıyor.
Yarım saat,tam otuz dakika sabrediyorum.
Köpek sesinin olduğu apartmanın en üst katından o sırada balkona çıkan genç kız sesleniyor:
-Yav bu köpek kimin? Lütfen susturun! Diye bağırıyor.Hem de birkaç kez.
Sesine yanıt yok!
Köpek havlaması çoğalıyor.
Sanki ses boş tenekeye sopayla vurulduğunda çıkan ses dönüşmeye başlıyor.
Tam kırk dakikadır sesin kesilmesini bekliyorum.
Bu arada beynim bir çok senaryo yazıyor.
-Köpeği eve tıkıp gezmeye mi gitti ev halkı?
-Yoksa köpekle yaşayan yaşlı bir insan vardı da kalbi durdu.Bunu fark eden köpek etrafa ölüm haberi mi veriyor?
-Ya da aynı apartmanda okuyan ilköğretim beşinci sınıf yaşındaki o iki haylaz ve afacan oğlan bir yerlerden bulup getirdikleri köpeği bodruma mı tıktı?
Cacığımı kaşıklıyorum, ancak köpeğin havlama sesi giderek artıyor.
Vatandaşlık sorumluluğum bu kez ağır basıyor ve telefonumun 155 numaralarını basıyorum.
Karşıda yorgun bir erkek memur sesi:
-Buyurun 155!...diyor.
Durumu anlatırken araya giriyor memur:
-Rahatsız mı oldunuz? Diye soruyor.
Ya havle bela çekiyorum.
-Memur bey orda bir köpek yaklaşık bir saattir havlıyor.Köpek sahibine bir şey mi oldu?Bir sorun mu var havlamanın geldiği dairede.Ve nihayet acı acı havlayan bir canlı.Ona yardım etmeliyiz.diyorum.
-Bir telefon numarası vereyim,orayı arayın.diyor.
Çaresiz telefon numarasını alıp,tuşluyorum.Kısa bir madeni tınlamanın ardından bir bayan sesi çıkıyor.
-Orası belediye zabıta mı ?diyorum.
- Hayır!Yine 155 mi verdi bu telefonu.Kaç kez onlara bu numara belediye zabıta değil dedim.diyor.
Hemen özür diliyorum.
-Bekleyin ben size belediye zabıtanın telefonunu vereyim.Aslında ben de belediyeciyim.diyor.
Bayan telefonu verirken yaşadığımız köpek havlaması sorununu kısaca anlatıyorum.
-155’in bu sorun karşısında niye zabıta telefonu verdiğini anlayamadım.Köpek evin içinde,sokakta değil ki.diyor.
Teşekkür ediyor, verdiği telefon numarasını arıyorum.Karşıma Büyükşehir Belediyesinden nöbetçi zabıta memuru çıkıyor.Durumu anlatırken,sözümü davudi sesiyle kesiyor:
-Sedir Mahallesi Muratpaşa Belediyesi sınırlarına dahil.Onların telefonunu vereyim de, arayın.diyor.
Sinir kat sayım zirve yapıyor.
Verdiği telefonu aramıyor,yüreğimin sesine kulak vererek 155 i bir kez daha arıyor,kafamdaki senaryoları tek tek nöbetçi memura anlattıktan sonra:
-Ben vatandaşlık görevimi yaptım.Siz de görevinizi yapın memur bey.Aranacak yer varsa siz arayın.diyerek hayırlı nöbetler dileyip ,telefonu kapatıyorum.
Yaklaşık on beş dakika sonra köpek havlaması kesiliyor.
Niye mi havlıyormuş köpek?..Kim bilir?..Öğrenirsem söz, onu da yazacağım...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...