Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

ADRASANLILARA MEKTUBUMDUR (2)


(Adrasan Gözlemlerim ve Önerilerim)


Bir Adrasan sevdalısı olarak dünkü yazımda Adrasan saklı cennetini yazıyla panoramik olarak anlatmaya, hayal gücünüzde canlandırmaya çalıştım.

Özetle dedim ki:

—Adrasan Tanrı’nın bir armağanı. Adrasan’a sahip çıkmalı, korumalı, doğal yapısını bozmamalıyız.

Ramazan bayramındaki üç günlük dinlencede şunları gözledim.

İki katın üzerinde inşaatlar vardı. Çatısı çatılmış, sıvası yapılmış yapılardı bunlar. Arka plandan bakıldığında denizi kesen bu yapılar Adrasan için asla dü-şü-nül-me-me-si gerekecek yapılardır. Ve kesinlikle iki veya üç kat fazlası yapılar Adrasan’ın zarif doğal yapısına ciddi zararlar verir.

Deniz, sahil görüntüsü hapsolur, hava dolaşım yolları tıkanır.



Sahilde yeşil bir alan ve sahil şeridi yapılacağı söyleniyor. Böyle bir düzenlemede imar estetik anlamda düşünülerek, esnafın da görüşüne başvurularak ortak bir fikirde birleş ilerek hayata geçirilmelidir. Esnafın hizmet alanlarındaki yapılar; tek katlı, doğal yapıya uyumlu malzemeden ve renkten üretilmelidir. Sahil şeridindeki yapılar; geride oluşacak butik tarzı otel ve moteli etkileyecek tarzda olmamalıdır.

Sahildeki plaja konulan şezlong ve hizmet araçlarından her kes yararlanmalı. Ve bu kompleksin hizmetlerinin bedeli Adrasan’daki esnaf, turizm işletmecileri karşılamalı.

—Burası bizim, şurası falan otelin plajı. Hafifliğine düşülüp,kıyılar halkındır yasasını gözden kaçırılıp, onlarca kilometreden gelen konuklar üzülmemeli. Böyle bir sıkıntıyı tam yaşarken inanılmaz sevecenliği ve hoşgörüsü ile bize sahip çıkan Başak adlı adı bende saklı bir otelin plaj görevlisi olan delikanlıya burada teşekkür ediyorum.



Elektrik kesintisi önemli bir sorun. Bu tip eksiler yabancı konukların ülkemiz üzerindeki bakış açılarını olumsuz yönde etkiler. Kumluca’dan gelen enerji hattında yaşanan bu sorun ivedilikle yetkililere bildirilmeli, çözüme kavuşturulmalıdır. Hazır böyle bir çalışma yapılacakken enerji hattı direklerden toprağın altına çekilmelidir.



Kirlilik var. Çevre pet şişelerle kirletiliyor. Çavuşköy’den sahile gelirken sahildeki dolmuş durağından dağ yoluna açılan patikanın hemen dibine çöpler atılarak bu yol hattı çöplüğe dönüşmüş. Böyle bir tavır affedilemez. Belediyenin kontrol alanlı çöp noktaları devreye konulmalı.



Adrasan Belediye Başkanı Adrasan Çevre Gönüllüleri ile sıkça bir araya gelmeli. Onların gözlem ve izlenimine değer vermeli. Adrasan için yüreği bir kuş yüreği hassalığında olan bu güzel insanların önerilerini uzmanlarla birlikte değerlendirmeli. Hatta Adrasan Belediye Başkanı ile bir gözlemci gurubu; Yunanistan, İspanya, İtalya gibi Akdeniz ülkelerindeki Adrasan benzeri beldeleri gezip izlemimler edinerek örnek yapılanmalar görerek Adrasan’a uygulayabilirler.



Adrasan’a daha yakın olan yol yapımı devam ediyor. Arife günü eski yoldan Çavuşköey’e indiğimizde yeni açılan petrol istasyonu yanı başından Antalya yoluna çıkacak yeni yolda asfalt ve ziftleme çalışması yapılıyordu. Bu tip yollar saklı cennetlere ulaşmayı ve yerli halkın hayatını da kolaylaştıracaktır. Yolda trafik işaretlerinin artırılması gerek. Bodrum Gümüşlük virajlarındaki optik aynalardan da bu yoldaki tehlikeli noktalara konması hayırlı olur.

Adrasan gözlemlerimde hiç kimsenin ismini zikretmedim. Adrasan halkınca bana lütfedilip yazılan iletilerde bahsedilen isimlerden de söz etmedim. Adrasan sevdalısı olarak geldim, aşiyanınızı ziyaret ettim ve on beş yıl ki gözlemlerimle eşleştirdim. Nüfusunuz artıyor, şöhretiniz büyüyor. Korursanız Adrasan yaşar…Kıyarsanız Adrasan ölür…Unutmayınız saklı cennetiniz size yaşama sevinci ve huzuru verirken, rızk da veriyor. Adrasanlı sevgili dostlar. Adrasan’ı koruyun. Adrasan sizin gözbebeğiniz. Unutmayın, bizim de…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorumlar

  • Emet yorumu:

    03 Ekim 2009 Cumartesi 22:47

    Kanayan yara Adrasan
    Kıyı-kenar yağma çetelerinin korunduğu, hatta teşvik edildiği, rant paylaşımında al gülüm ver gülüm yapıldıgı, ilğili makamlar tarafından başta Kumluca Kaymakamlığı olmak üzere görüp işitilmiyormu???? Adrasan koyunun bütün bu çirkin tablolar karşısında imdat çığlıklarını duyan kimse yokmu.???? Belediye başkanının yaptıgı yolsuzluk ve usülsüzlükleri denetleyen bir üst kurul yokmu???? Adrasan gibi küçük bir beldede 15 yıldır neden kalıcı bir imar planının yapılıp, uygulamaya geçirilememesinin hesabını kim verecek??? Saygılarımla

  • D. Gündüz yorumu:

    27 Eylül 2009 Pazar 00:51

    Adrasanda dönen dolaplar
    Talanın ve çevre katliamının altında inleyen Adrasan koyu, sayın basın mensublarına, duyarlı çevrecilere ve sivil toplum örgütlerine beni kurtarın diyerek IMDAT çığlıkları atıyor. Adrasanda vuku bulan kıyı yağmacılığı, talan, ve belediye tarafından kamu kaynaklarının yasalara aykırı bir şekilde yandaş guruplara peşkeş çekilmesi hususu güzel beldemiz Adrasan koyunun kangrenleşmis, yıllar boyu çözüm bulunamayan kanayan yarasıdır. Her nekadar 2004 yılında Antalya Valiliği tarafından kıyı kenar çizgisini işgal eden çeteler ve çıkar gurupları 57 liler listesi altında isim isim tespit edilmiş, ve kıyı-kenar işgaline son verilmesi için valilik tarafından buralarda bulunan derme çatma binalar hakkında yıkım kararı verilmiş olsada, her nedense daha sonra Antalya Valiliği olayların üzerine kararlılık ile gidip gereken işlemlerin takipçisi olmamış, olayı sümen altı etmeği yeğlemistir. Bu talihsiz süreç, Adrasan koyunun kaymağını yiyen LOBILER tarafından da sürekli olarak engellenmiş,sabota edilmiştir. Aldığımız duyumlara göre Adrasan koyunda kümelenmiş çıkar gurupları ve rant çeteleri her zaman olduğu gibi, şuanda da siyasiler ve valilik nezdinde yıkımın gerçekleşmemesi için LOBI faaliyetlerine son hız vermişlerdir. Saygılarımla

  • Adnan Çoban yorumu:

    26 Eylül 2009 Cumartesi 21:47

    Adrasan’ın öteki yüzü
    Adrasan’ın öteki yüzü Adrasan, Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı ve 1996 yılında belde olmuş bir yöremizdir. Çevresi çam ağaçları ile kaplı ilginç ve dünya harikası bir koya sahiptir. Karadan denize ters rüzgarlar alıyor ve bu yüzden rüzgar gücünün egemen olduğu geçmiş yıllarda yelkenliler bu koya giremeyip medeniyet izlerini Olympos, Phaselis, Antalya limanlarına taşımış bir yerdir Adrasan. Yani gizli bir cennetimizdir… Son zamanlarda bu beldemize yönelik bazı tartışmalar yaşanıyor. Bu konunun üzerine giden gazeteciler arkadaşlarımızı yakından takip etmeye çalışıyorum. Bu tartışma Sayın Valimiz Alahaddin Yüksel’e de yansımış durumda. Tartışmanın sonucu nereye kadar uzanır ve ne gibi sonuçlanıra dayanır bilemem ama bir şekilde sonuçlanacağa muhakkak. Bu tartışmanın iki tarafı olduğu biliniyor. Bu günlerde rantın ve kaçağın yoğun yaşandığı bir bölge olarak anlatılmaya çalışılıyor. İşin gerçek yüzünü göremeyen arkadaşlarıma, birkaç sözde ben eklemek istiyorum. Yani sahilde bulunan herkesin kaçak yer inşa etmediğini altını da çizmek istiyorum… Bazı otel ve pansiyonlar kıyı kanuna çıktıktan sonra kaçak duruma düşmüşlerdir. Ben iyi biliyorum, 30 yıl önce yapılmış otel ve pansiyonlar vardır. Kıyı kanunu 1991 yılında çıktığı için bazı binalar istemeyerekte olsa kaçak durumuna düşmüştür. Turizm Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri bu binaların eskiden yapılmış olması nedeniyle mevcut haliyle kalmasını uygun görmüşlerdir. Zaten o kanundan sonra çivi bile çakamamışlardır. Kıyı yağması daha çok 2004 yılında göreve gelen ve hale aynı görevde bulunan AKP’li Belediye Başkanı Yalçın Akkulak dönemine rastlar. 6 yıldır belediye başkanlığı yapan Akkulak, sahil rantını yandaşlarına paylaştırmıştır. Sayın Akkulak 2005 yılında başlattığı imar planı ve ardından 18 imar uygulamasını 2009 Ocak ayında tamamlamıştır. Ama yapılan uygulamada görülmüştür ki, yandaşlar sahile indirilmiş ve bataklık kısmı da rakiplere bırakılmış. Yapılan planlar halktan kaçırılmış ve askı aşaması ise gizli tutulmuş, itirazlar görmemezlikten gelinmiştir. Çünkü itirazları değerlendirmeye almak istememişler ve halktan bazı şeyleri saklamayı daha uygun görmüşlerdir. Sahile inen yandaşlar daha kesinleşmeyen plan ortada dururken, inşaata kazmayı vurmuşlar. Yani kaçak yapılar mantar gibi türemiş. Kaçağa göz yumanların arkasında yine aynı belediye başkanı bulunmakta… Bu duruma isyan eden Adrasan halkı “Yürütmeyi durdurma” kararı bile aldırmış. Danıştay 6. Dairesi tarafından 12 Mayıs 2009 tarihinde bu karar verilmiş. Karar verilmesine verilmiş ama dinleyen yok. Yani yasaları çiğnemeyi sürdürmüşler ve inşaatlar kaçak şekilde devam ettirilmiş. Belediye bu konuda Danıştay’ın verdiği kararı bile hiçe saymış. Adrasan gerçeğinde bunları görmek gerekir. Ayrıca bu kaçak inşaatları aylar öncesinde bizler zaten dile getirmiştik. Ve ilgilileri göreve davet etmiştik. Adrasan’da yaşanan olayların geçmişine iyi bakmak gerekir!!! Adnan Çoban

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...