Pazar, 17 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

ADRASANLILARA MEKTUBUMDUR (1)


Adrasan ile ilgili yazım son günlerde yazdığım yazılar içinde en çok tıklanan, okunan yazı oldu. Adrasan Gönüllüleri gönderdikleri bilgilerle yazma alanımı daha da genişlettiler. Bütün bunlar çevreye ve doğaya karşı kayıtsız kalmadığımızın bir göstergesi. Özellikle Adrasan’ın sahipsiz olmadığının somut kanıtı.



Arife ve bayramın birinci ve ikinci günü eşim ve çocuklarımla on beş yıl sonrası Adrasan’ın konuğu oldum. Sevimli, tertemiz, patronu ve çalışanları inanılmaz derecede özverili butik otelde, daha doğrusu motelde huzur dolu, sessiz, doğayla baş başa üç gün geçirdik.



Mavi Ay Oteli adı, bulunduğu çevreye, doğal örtüye uyumu da şanıydı.

Başta işletmecisi ; Carol ve İsmet Pala,Kemal Pala,her şeye anında yetişebilme performansıyla göz dolduran şef Fikri Sun yaklaşık 36 odada kalan tüm konukların beğenisini kazandılar.Kendilerini özellikle Adrasan doğasına saygılı işletmeciliklerinden dolayı kutluyorum.



Adrasan henüz bakir bir koy. Çavuş körfezi, etrafındaki yemyeşil dağları, pırıltılı deniziyle deyim yerindeyse ülkemizin saklı cennetlerinden biri.



Günlük yapılan tekne gezilerinde yunus balıklarına rastlayabilirsiniz. Dağlara açılan patika, toprak yollarda yürürken dağ keçilerine de. Ansızın başınızın üzerinde beliren gölgeler Adrasan kartallarının varlığının göstergesidir.



Kumsalda rengârenk taşlar toplayabilir, havuza dönüşen sularında serinleyebilirsiniz. Acıktığınızda sahil boyunca sıralanan minik restoranlarda dinlenebilir, nefis gözlemelerle, Adrasan’a has biber turşusuyla karnınızı doyurabilir, Adrasan’ın şişe suyundan daha arı ve lezzetli suyundan yapılan çayınızı denize, çam ormanlarıyla çevrilen doğasına bakarak yudumlayabilirsiniz. Canınız başka yerleri mi çekti? Sahilden yaklaşık iki üç kilometre içerideki . Çavuşköy’ü gezebilir, cana yakın Adrasan halkıyla söyleşebilir, nar bahçelerinde dolaşabilirsiniz.



Denizaltı sporları için mükemmel bir doğaya sahip Adrasan. Özel tekne kiralayarak uygun ve izinli mekânlarda deniz dibine dalabilir, zıpkınla balık avlayabilirsiniz.



Sevgili Adrasanlılar…

Farkında mısınız? Tanrı size cenneti vermiş. Suyu, denizi, toprağı, yeşili cömertçe bahşetmiş.

Sizin göreviniz bu cenneti korumak.

Rızkınız dün toprağınızdan ve denizdendi. Bugün de turizmden. Günümüzdeki turizmde yeşili, maviyi koruyan, doğal yapıya zarar vermeyen beldeler revaçta. Beton binalar, şaşalı yapıları günümüz insanı takmıyor. Huzuru yaratan olguları özlüyor. Nedir bu değerler? Bozulmamış tabiat, korunmuş yeşil örtü, kirletilmemiş mavi deniz.



Bir Adrasan sevdalısı olarak sizlere önerim; Tanrı’nın bahşettiği güzelliklere sımsıkı sarılmanız, imar planı ve çevre uzmanlarının görüşü olmadan Adrasan’a tek bir kiremit koyup, çivi çakmamanız. Her yerde aç gözlü, hep bana diyen insanlar vardır. Onlara da; dostça, güzellikle yanlış yapmamalarını öğütleyiniz. Yanlışta ısrar ederlerse yasal mercilere başvurmakta geç kalmayınız.



Adrasan ülkemizin saklı cennetlerinden bir emanet. Emanete sahip çıkmalıyız. Şu an sık sık kesilen elektrifikasyon düzenindeki sorunu gidermeli, çevre temizliğine özen göstermeli ve imar ile çevre uzmanlarının hazırlayacağı projeleri hayata geçirmeliyiz.

(Yarın: Adrasan gözlemlerim ve önerilerim)

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorumlar

  • Adnan Çoban yorumu:

    26 Eylül 2009 Cumartesi 21:49

    Adrasan’ın öteki yüzü
    Adrasan’ın öteki yüzü Adrasan, Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı ve 1996 yılında belde olmuş bir yöremizdir. Çevresi çam ağaçları ile kaplı ilginç ve dünya harikası bir koya sahiptir. Karadan denize ters rüzgarlar alıyor ve bu yüzden rüzgar gücünün egemen olduğu geçmiş yıllarda yelkenliler bu koya giremeyip medeniyet izlerini Olympos, Phaselis, Antalya limanlarına taşımış bir yerdir Adrasan. Yani gizli bir cennetimizdir… Son zamanlarda bu beldemize yönelik bazı tartışmalar yaşanıyor. Bu konunun üzerine giden gazeteciler arkadaşlarımızı yakından takip etmeye çalışıyorum. Bu tartışma Sayın Valimiz Alahaddin Yüksel’e de yansımış durumda. Tartışmanın sonucu nereye kadar uzanır ve ne gibi sonuçlanıra dayanır bilemem ama bir şekilde sonuçlanacağa muhakkak. Bu tartışmanın iki tarafı olduğu biliniyor. Bu günlerde rantın ve kaçağın yoğun yaşandığı bir bölge olarak anlatılmaya çalışılıyor. İşin gerçek yüzünü göremeyen arkadaşlarıma, birkaç sözde ben eklemek istiyorum. Yani sahilde bulunan herkesin kaçak yer inşa etmediğini altını da çizmek istiyorum… Bazı otel ve pansiyonlar kıyı kanuna çıktıktan sonra kaçak duruma düşmüşlerdir. Ben iyi biliyorum, 30 yıl önce yapılmış otel ve pansiyonlar vardır. Kıyı kanunu 1991 yılında çıktığı için bazı binalar istemeyerekte olsa kaçak durumuna düşmüştür. Turizm Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri bu binaların eskiden yapılmış olması nedeniyle mevcut haliyle kalmasını uygun görmüşlerdir. Zaten o kanundan sonra çivi bile çakamamışlardır. Kıyı yağması daha çok 2004 yılında göreve gelen ve hale aynı görevde bulunan AKP’li Belediye Başkanı Yalçın Akkulak dönemine rastlar. 6 yıldır belediye başkanlığı yapan Akkulak, sahil rantını yandaşlarına paylaştırmıştır. Sayın Akkulak 2005 yılında başlattığı imar planı ve ardından 18 imar uygulamasını 2009 Ocak ayında tamamlamıştır. Ama yapılan uygulamada görülmüştür ki, yandaşlar sahile indirilmiş ve bataklık kısmı da rakiplere bırakılmış. Yapılan planlar halktan kaçırılmış ve askı aşaması ise gizli tutulmuş, itirazlar görmemezlikten gelinmiştir. Çünkü itirazları değerlendirmeye almak istememişler ve halktan bazı şeyleri saklamayı daha uygun görmüşlerdir. Sahile inen yandaşlar daha kesinleşmeyen plan ortada dururken, inşaata kazmayı vurmuşlar. Yani kaçak yapılar mantar gibi türemiş. Kaçağa göz yumanların arkasında yine aynı belediye başkanı bulunmakta… Bu duruma isyan eden Adrasan halkı “Yürütmeyi durdurma” kararı bile aldırmış. Danıştay 6. Dairesi tarafından 12 Mayıs 2009 tarihinde bu karar verilmiş. Karar verilmesine verilmiş ama dinleyen yok. Yani yasaları çiğnemeyi sürdürmüşler ve inşaatlar kaçak şekilde devam ettirilmiş. Belediye bu konuda Danıştay’ın verdiği kararı bile hiçe saymış. Adrasan gerçeğinde bunları görmek gerekir. Ayrıca bu kaçak inşaatları aylar öncesinde bizler zaten dile getirmiştik. Ve ilgilileri göreve davet etmiştik. Adrasan’da yaşanan olayların geçmişine iyi bakmak gerekir!!! Adnan Çoban

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...