Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

CEM GARİPOĞLU’NUN BİR GARİP HİKÂYESİ

Hani TV kanallarında yayınlanan Kaçak dizisi vardı. Her bölümü nefes kesen ve izleyiciyi adeta koltuğuna mıhlayan bir diziydi. Arkadaşı Münevver Karabulut’un cesedi param parça edilerek sağa sola atılmış ve ceset parçaları bulunduğunda Cem’de sırra kadem basmıştı. Günlerce yazıldı, yorumlandı. Katil zanlısı birden ortadan kaybolunca; Vali, Emniyet Müdürlüğünün ilgili birimleri de haklı olarak günlerce eleştirildi.

Ve sonunda, tam 197 gün sonra Cem Garipoğlu saçı sakalı birbirine karışmış olarak çıka geldi, Emniyet Müdürlüğü’ne teslim oldu.

Cem’in ilk ifadelerine göre tam 197 gün İstanbul’da saklanmış. Münevveri de kıskançlık yüzünden doğramış.

Adalet ve güvenlik bir ülkenin can damarlarıdır.

Birinden birine güvensizlik halk içinde şüpheye yol açar ki, bunun adına kaos denir.

Cem’in 197 gün sırra kadem basması ve çıkıp geldiğinde de:

—Bu zaman zarfında İstanbul’da idim. Demesi kim ne derse desin kafa karıştırır.

Böyle bir ürperten olay için her kes üzülmüş:

—Yazık! İkisi de gençti! Birisi mezara diğeri mahpushaneye gidecek! Denmişti.

Şimdi olayın rengi değişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü bir ünlü ailenin cinayet işleyen oğlunu yakalayamama sıkıntısı içindedir. Dikkat ediniz Cem yakalanmıyor, gelip bizzat teslim oluyor. Oysa İstanbul polisi bugün dünyada en azılı terör örgütlerini hücre hücre ele geçiren yetkin kadro ve teknik donanıma sahiptir. İşte bu hassa nokta istesek de istemesek de:

—Zengin ve varsıl! Çelişkisini ortaya çıkarıyor.

Ve halk:

—Demek ki zenginin oğlu cinayet işlese de yırtabilir. Kanısını doğuruyor.

Emniyetten sonra gözler şimdi yargıda. Her kes:

—Bakalım yargı da süründürecek mi bu davayı. Kuşkusuyla oturup kalkacak.

Tekrar İstanbul polisine yaşanmış bir örnekle dönersek.

Deniz Seki hayli popüler sanatçılarımızdan biriydi. Sakıncalı madde ile yakalanınca gözünün yaşına bile bakılmadı ve yargılandı, sonuçta mahkûm edildi.

Polis ve yargı olgusunu yan yana getiren bizleri:

—Helal olsun polise ve yargıya! Şan ve şöhret sahibi olsan da yasa dışı iş yaptın mı cezan hazır. Diye düşündürdü.

Cem ve Münevver davasının bu verdiğim örnekten ayrı bir kalan yanı yok. İkisi de suç. Peki, Cem’in bu 197 günlük kaçak serüveni halkın kafasındaki soru kancalarını kaldırabilecek mi?

Sokaktaki sade vatandaş:

—Bu ne biçim iş yahu! Diye hayret etmeyecek mi?

Şimdi gözlerimiz adaletin terazisinde…

Bakalım; İstanbul polisini ve dolayısıyla biz kamuoyunu üzen; yazar Agatha Christine’nin cinayet romanlarındaki öykülere taş çıkartan çetrefilli bu tüyler ürpertici öykü, adaletin şaşmaz bildiğimiz terazisini haklılık dışında milim oynatabilecek mi? Doğrusu bende, sizler kadar çok ama çok merak ediyorum…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...