Cuma, 18 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

ADRASAN SAKLI CENNET TEHLİKEDE Mİ?

Erdoğan Kahya; “Antalya’da Bugün” internet sitesinde Adrasan’la ilgili dikkat çeken yazılarının sonucunda kendine ulaşan mektupları, mesajları yayınlayarak; cesur ve ilkeli gazeteciliğinin; “yanıtlanmayan, açıklanmayan kalmasın” açık yürekliliğini göstermiş, Antalya’nın kahyası olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Gazetecideki çevre bilinç ve duyarlılığı bu olmalı. Çevre ile ilgili en küçük sorunu bile yetkililerle paylaşmalı, babasının oğlu bile olsa deşifre etmekten çekinmemelidir.

Adrasan’ı yaklaşık on beş yıl önce görmüştüm.

Antalya eski Valisi Sayın Sam Çotur’un döneminde, Kumluca, Mavi Kent’te; Türk ve Alman Kardeşliği Derneğinin yaptırdığı hastanenin açılışı yapılmış, öğle yemeği için Adrasan’a geçilmişti.

Adrasan sanki saklı bir cennet gibi gözlerimizin önüne serilirken, yabancı konukların bu güzel koya nasıl hayran ve baka kaldıklarını yazıyla anlatmam olanaksız.

Küçük lokantanın şirin masalarına servisi yapılan Grida balık ve nefis salatalara kimse aldırmıyor, sürekli Adrasan’ın bakir güzelliğini konuşuyordu.

Adrasan’dan o rüya koyundan ayrıldığımızda bir kaç beş yıldızlı tesis daha gezilmiş ve bu gezideki yabancı konukların söylemlerini sayısız yazımda vurgulamış, dost ve çevreci toplantılarda her kese mesaj olsun diye üstüne basarak anlatmıştım.

Yabancı konukların ortak düşüncesini bir kez daha yinelemekte yarar görüyorum. Ana tema::

—Dünyanın her yerinde beş yıldızlı hatta daha konforlu tesisiler var. İnsanlar artık ihtişamlı beton dünyaları tercih etmiyor. Tatil seçeneğinde doğa; yani yeşil ve mavi düşünülüyor. Antalya’daki yeşil ve mavi kıyılar, türkuaz koylar olağanüstü güzel ve diğerlerine göre çok daha seçkin. Siz bırakın beş yıldızlı beton yükseltileri, yeşil ve mavinize sahip çıkın! Sözlerinde somutlaşıyordu.

Ancak Erdoğan Kâhya’ya gelen bilgilerde Adrasan’ın tehlikede olduğunu görüyoruz.

Sanki Adrasan’da, deyim yerindeyse altın yumurtlayacak tavuğun peşinde eli baltalılar geziyor. Ve sanki Adrasan’da birileri bindikleri dalı kesiyor. Ve sanki Adrasan’da cenneti yok etmek isteyenler hücuma geçti!...

İşte Türk Turizmindeki tehlikenin adı budur. Rant kavgası!

Peki, bunu başaracaklar mı? Sanmıyorum. Bir kere Erdoğan Kâhya sonuna dek buradaki çirkin oyunları izleyecektir. Haber kaynağı da bol. Adrasan’ın gerçek dostu olan Adrasanlılar… Ya yetkililer? İnanıyorum ki, Antalya’daki yetkililer Adrasan’ın tek bir yaprağına zarar verenlerin, yanlış çivi çakanların yakasına yasaların çelikten pençesini vuracaklardır.

Her şeye rağmen; Turizm Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı bütün bu yazılıp çizilenlerden sonra Adrasan’ı büyüteç altına almalı, doğal yapısı ve mimarisine zarar verecekleri yasal yaptırımlarla vazgeçirmelidir. Adrasan zarif ve muhteşem bir doğaya sahiptir. Yap - yık inşaat oyunlarından etkilenir.

Ve Adrasan dünyanın en güzel yerlerinden birisidir. Saklı cennetlerin de en güzelidir. Adrasan’da yaşayanlar sahip oldukları bu güzelliği göz bebekleri gibi korumalı, Adrasan’a zarar verenleri ilgili mercilere gecikmeden bildirmelidirler.

Üç günlük bayram tatilinde; bir kez görüp, elin cavırı gibi sevdalandığım Adrasan’da olacağım. Dönüşte; gözlem ve izlenimlerimi de sizlerle paylaşacağım.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...