Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

KAŞINAN YARA KANAR


Hürriyet Gazetesinde en güzel pazartesi yazısı , Fatih Çekirge’nin “Dağlardaki

açılım” başlıklı yazısıydı. İlgiyle okudum. ( 17.08.2009)

- Gece görüş dürbünü yerine gündüz görüş vizyonu.

-Termal kamera yerine,kalbimizdeki sıcaklığı gösteren saygı.

-İnsansız uçak yerine insanca muamele.terimlerini kullanmış ve son sözünü

söylemiş:

-Terörü tek bir şey besler; yasaklar ve ilgisizlik. demiş.

Kim katılmaz ki bu söz ve düşüncelere.

Sayın Çekirge gözlemlerini de eklemiş yazısına. Van’ın Bahçesaray ilçesine

helikopter ile giderken dağların yamaçlarındaki yazılara da dikkat çekmiş. Nazikçe :

-Bu ülkenin birleştirici ve kadim dostluklarını yapıştırıcı olarak kullanmak yerine,

şovenizmi seçmek yanlış olmuyor mu? Dağlara :”Ne Mutlu Türküm Diyene” yazmak;

Kürde,Türk propagandası yapmak değil midir. serzenişinde bulunmuş.

Evet…Ortak payda Anadolu kardeşliği bilinci. Tek vatan ve toprak üzerinde

kardeşçesine, kinsiz, ihanetsiz, barış içinde eşit yaşamak.

Burada bir anımı paylaşmak isterim.

Soldaki Kürt fraksiyonlarından biri ; Doğu Anadolu’da, bir dağ yamacına yazılan

“Ne Mutlu Türküm Diyene” devasa yazısına kafayı takmış. En gözü kara

militanlarından birine görev, eline de koca bir bakraç beyaz boya vermiş.

Militanın görevi yazıyı okunmaz kılmakmış.

Militan , bir seher vakti yazının olduğu dağ yamacına tırmanmış. Yazıya yaklaştıkça

harflerin büyüdüğünü fark etmiş. Oysa kendisine kapatıcı olarak verilen boya yalnızca

bir bakraç.

Yazının olduğu yerde çökmüş, soluklanmaya başlamış. Hem soluklanıyor, hem de

kara kara düşünüp :

- Her harf için bir bakraç boya gerek. On dokuz harf var. Yani on dokuz defa inip,

çıkacağım. Ve kesin yakalanırım. diye içinden konuşuyormuş.

Sonunda kafayı çalıştırmış. ‘Bir tek harfle, kimsenin üzülmeyeceği, hatta çok

sevineceği bir iş yapacağım. ‘ demiş ve başlamış bakraçtaki boyayla “Türküm”

kelimesinin son harfi “m” yi silmeye.

Militan, çıktığı zulalık alandan yeniden aşağıya inmiş. O gün; o Doğu

Anadolu kentinde her kesin yüzü gülmüş.

Derler ki o sloganın rötuşlanması sonrası ; devletin de, devlete silah çekeni de

yüreği yumuşamış.

Uzun bir süre akbabaların yerini turna sürüleri, çakallarınınkini de

ceylanlar almış.

Kısacası, Vizontele Tuba filminin finalinde dağlara slogan yerine

sevgilisinin adını yazan Deli Emin kadar yüreğimiz varsa eğer; Anadolu’da yaşayan

insanların birbirlerine üstünlük taslamaları yerine; onların kardeşçe, bir arada ve barış

içinde yaşamaları için mücadele etmeliyiz...

Kürt açılımını siyasi rant dönüştürmeye çalışan her kes!

Türk’ü, Kürdü , Laz’, Çerkez’i…

Emperyalizmin değirmenine su taşımaktan artık elinizi çekiniz!

Bırakınız, dağlarına bahar gelsin memleketimizin…Bırakınız silah seslerinin yerini

türküler alsın.

Aslında ; “sen”, “ben” “o” değildir Anadolu…Bizdir…Bir bütündür…

Türk’ün, Kürdün içindeki provokatörler sizlere gelince .

-Yara kaşımayın! Yara kaşınırsa kanar!. Ve bu kan, sizi de içine çeker…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...