Cuma, 18 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

MUTSUZLUK


İnsan vücudu mutlu ya da mutsuz olduğunda beyin olumlu veya olumsuz bir salgı yayarmış.

Bizim ülkemizde mutlu olmak çok zor!

Dolayısıyla beyin günlük gereksinimler hariç kapsama alanı dışında.

Nasıl mutlu olursunuz ki?

Bir derbi maçı bile ağız tadıyla izleyemiyorsanız…

Beni takımım play of ruhuyla oynayan oyunculardan kurulu derken tuttuğunuz takımın kalecisi yüz kızartan sözler ediyor hakeme.

Gazetenin birinde yazmaya başlıyorsunuz; bir gün gazetenin künyesine baktığınızda gazetenin satıldığını, sizin de bundan haberdar olmadığınız görüyorsunuz. Adam yerine konmamışlık duygusuyla sarsılıyorsunuz.

Cehennem bir iş günü sonunda evinize gidiyor,duşunuzu alıp akşam haberleri için televizyon ekranı başına geçiyorsunuz. Haberler yine o iç karartıcı haberler.

Ergenekon davası, Halis ağanın altmış yaşından sonra azdığının röportajı, Üzmez davasının perde arkası derken öfkeyle elinizdeki uzaktan kumandayı açık pencereden çok uzaklara fırlatma refleksi gösteriyorsunuz.

Derken bir nefes alıp balkon keyfi yapmayı düşünüyorsunuz. Vay sen miydin balkon keyfi yapmak isteyen diye yaşadığınız sokağın orta yerine konan kına gecesi töreninde çalgıcıların ayyuka çıkan gürültüsünde tırsıyorsunuz.

Hafta sonu sahile iniyorsunuz.

Konyaaltı en yakın sahil şeridi. Kıyı şeridi işletmecilerin hükümdarlığında…

Avuç kadar yerler halka bırakılmış…Çevrecilik bilinci hak getire ya; kumsal çer çöple dolu.

Serinlemek için daldığınız denizden kolunuza dolanmış atık naylon poşetle çıkıyorsunuz. Ve bir anne de donunu sıyırdığı küçük oğlanın, avuçlarıyla açtığı çukura büyük abdestini yaptırıyor.

Kandiller ya…Kadir gecesi, Miraç ve Berat kandili derken Ramazan ayının eli kulağında.

Cami hocaları şimdiden kafalarına göre takılmaya başladı.

Cemaatin olduğu alandaki mikrofonlar yerine, camilerin dış hoparlörleri sonuna kadar açılıyor. Sanki bütün kent kafir de onlara kıcıklık olsun diye bangır bangır bir sesle ortalık inletiliyor. Böylece camiye, inanca sempati duyanlar da kaybediliyor.

Antalya’nın orta yerine konuşlanan hafif raylı sistem yazın hizmete sunulacaktı. Tık yok…Şükür ki çimleri sulanıyor…Ya çimleri sulanmasaydı?

Çöp konteryarları yaz aylarında sık sık ilaçlanır, zararlı sineklere karşı mücadele edilirdi. Şimdilerde çöp noktalarının yanından öğürmeden geçene benden soğuk bir bardak limonata…

Gel de böylesine bir ülkede ve kentte iyimser ol, hayatı sev!

Kör köre parmağım gözüne aymazlığı sürüyor. Böylelikle, mutluluk da büyük kent insanına teğet geçmeye devam ediyor.

Ey güzel Allah’ım ; sen bize gülümsemeyi, gülümseyebilmeyi çok görme…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...