Çarşamba, 16 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

LİVANELİ’DEN SEVDALIM HAYAT


Ömer Zülfü Livaneli’nin özgeçmişinin bir özeti Sevdalım Hayat…
Söz yazarı, besteci, müzisyen, yazar, yönetmen gibi çok önemli sanat dallarındaki başarılarıyla tanıdığımız ve halkının sevgili isimlerinden biri olan Livaneli’nin son yapıtı
Sevdalım Hayat kitabını okumayı yıllık iznime planlayarak, dingin bir kafayla okumak için ertelemiştim.
Antalya-Uşak- Van üçgenini oluşturan yolculuğum sırasında; yalın, içten, sürükleyici bir
dille yazılan Sevdalım Hayat’ı bazen hüzünlenerek, bazen acı acı gülümseyerek okudum.
Anladım ki ; o günlerden, bugünlere kadar alınan yoldan yalnızca kendimiz geçmemişiz.
Sanatçı olmanın, sanatçı yaşayabilmenin, dik durabilmenin ne kadar zor olduğunu yaşadıklarından kesitler sunarak anlatıyor Livaneli.
Yazar,gün oluyor amansız takiplerin içinde buluyor kendini. Sorgulananları, sorgularda yok olan hayatları, vatanı terk etmek zorunda kalanları anlatıyor.
Tıpkı Nazım Hikmet gibi koşullar işkenceyi ve ölümü dayattığında; biricik eşi ve kızıyla soluğu, soğuk Avrupa ülkelerinde alıyor.
Memleket hasretiyle yandığı Norveç de ,İsveç de,Almanya da sanatçıların nasıl el üstünde tutulduğunu, insana nasıl değer verildiğini görerek kahroluyor.
İşsizini dilendirmeyen, sanatçısını süründürmeyen gavur elindeki kurulu düzenin temelindeki değerin yaşamı kolaylaştırmak olduğuna tanık oluyor.
Livaneli Avrupa’da bunları yaşayıp, görürken; memleketten gelen haberlerle de sarsılıyor. Çünkü olan biten; işkencelerdir, muhbir vatandaşların ispiyonlarında çürüyüp giden aydınlardır…
Yönetmenliğini, senaryo yazarlığını, özgün sinema müziği yaratıcılığını ortaya koyan; Yer Demir Gök Bakır, Sis, Şahmaran-Bir İstanbul Masalı filmlerindeki anılarına da yer veriyor Livaneli. Özellikle , Doğu Anadolu’nun bilge insanlarının yaşadığı bir köyde; Yaşar Kemal’in ölümsüz eseri Yer Demir Gök Bakır sinemaya uyarladığı çalışmalardaki anılarını okuduğumda yer yer şaşırıyor, hüzünleniyor, gülüyor, seviniyorum.
Livaneli; o bizde ve dünyadaki tüm sanatçılarda yaşanan kıskançlıkları, çekememezliğe de değiniyor. Ancak bir sanatçı duyarlılığı, kadim Anadolu filozofu duruşu ile kimseye küs olmadığını, kısa hayatların dargınlıklarla, çekişmelerle çekilmez kılınmamasına değiniyor.
Livaneli, ne yazık ki ülkemizin; o tuhaf , aydına düşman tavrını yaşayan ucubeliklerinde
çok çeken sanatçılarımızdan biri. Yılmaz Güney gibi…Nazım gibi…
Yılmaz Güney’le olan dostluğunu da anlatıyor…Peter Üstünov, Elia Kazan, İngrit Bergman, Yaşar Kemal’le olan dostluklarını…Gorbaçov’un katıldığı Isık Gölü anılarını… Cengiz Aytmov’la, Arthur Kostler’le olan arkadaşlıklarını dile getiriyor.
Sevdalım Hayat,acıyı bal eyleyenlerin gerçek yaşanmış lirik, trajik öyküsü.
Gerçek bir yurtseverseniz, elinizde kir yoksa, her saniye yüreğiniz halkınızın nabzıyla aynı anda atıyorsa , Sevdalım Hayat yapıtında kendinizi bulacaksınız. Tıpkı benim de kendimden bir şeyler bulduğum gibi…
Sevdalım Hayatı okuduktan sonra Ömer Zülfü Livaneli’nin bu ülkenin kendi koşullarında oluşmuş özgün bir kültür elçisi olduğuna da inanacaksınız…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...