Salı, 16 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

DAVULCU VE ZURNACI

Doğrudur. Her ebeveyn çocuklarıyla ilgilenmek zorundadır.

-Ekmeği, aşı önünde. Üstü başı da düzgün. Cep harçlığı da veriyorum. demekle iş bitmiyor.

Okulların rehberlik birimlerinde araştırma yaptığınız zaman, sorunlu çocukların, derslerinde başarısız olan öğrencilerin yüzde sekseninin aile ilgisizliği yüzünden olduğunu görebilirsiniz.

Suç işleyen, kural dışı davranan öğrencilerin aile yapısına baktığınız da; çok önemli bir bölümünün anne ve babasının ayrıldığına, çocuğun iki arada, bir derede kaldığına da tanık olursunuz.

Buraya kadar olan gözlemlerimizde, ana fikrin yavaş yavaş ortaya çıktığını görebiliyoruz. Yani çocuğunuz varsa ilgilenmek zorundasınız. Saldım çayıra, Mevla kayıra dediğiniz an; hayat tecrübesi olmayan evladınızın sayısız tehlike ile karşı karşıya olduğunu bilmelisiniz.

“Ya davulcuya ya zurnacıya varır.” Sözü şüphesiz ki bir anonim söz. Bu söz kullanılırken davulcu ve zurnacı mesleğine sahip olan vatandaşlarımızın alınmamsı gerekiyor.Demek ki sözün başlangıcında ki süreçte davulculuk ve zurnacılık sıradan, gereksiz bir meslekmiş. Oysa şimdilerde bu sanatı icra edenler memur ve işçiden çok daha iyi bir kazanç sağlamaktadırlar.

Peki çocuklarımızı aileleri dışında onları koruyan devlet sosyal kurumları var mı? Yanıt, elbette ki var. Emniyet Müdürlüğünün çocuk birimleri, kimsesiz çocuklar yurdu. Bu kurumların varlığı sosyal ve ekonomik yapı düzgün olmadığı zaman işlenen suç oranlarının eksilmesine ne yazık ki yetmiyor.

O zaman devreye eski gelenekler giriyor.

Örneğin ;

-Kızını dövmeyen,dizini döver kuralları…

-Allah yanlışı ve günahı görür , affetmez göz dağı.

-Alırım seni ayağımın altına. despotluğu vs..vs..

Tamam…İlgilenmezsen; ya davulcuya, ya zurnacıya varır sözü ailelere sorumlulukların hatırlatmak için yeri geldiğinde söylenecek bir söz. Hele hele çocuğuyla hiç ilgilenmeyenlere okkalı bir şamar.

Ama…Toplumsal huzur ve mutluluk için ülkemizde ekonomik tedbirlerin alınması, üretim ilişkilerinin dengelenmesi, milli gelirin adaletli biçimde dağıtılması da hayati önem arz etmektedir.
Bir kıdemli eğitimci olarak anne ve babalara şunları önermek istiyorum;

Lütfen evladınızı sadece biyolojik bir varlık olarak düşünmeyiniz. Midesi dışında ; düşünen, hisseden bir varlık olduğuna kendinizi inandırın.

Arkadaş çevresini tanıyın. Kiminle birlikte; ne yapıyor, neleri paylaşıyor diye merak ediniz.

Küçük zaman dilimleri yaratarak bir arkadaş gibi onunla konuşun. Bilgelikten ziyade, yaşadığınız tecrübelerden sanki anılarınızı anlatıyormuş gibi söz ediniz.

Ve şunu asla unutmayınız…Her çocuk,genç yaşına göre davranır. Çocuğunuzun yaş seviyesine uygun söyleşmenin önemli olduğunu biliniz.

Bütün bunları yaparken; siz de düzgün, erdemli olma çizginizden asla şaşmayınız.

-Çocuk yaşadığını öğrenir.sözü bilimseldir ve tecrübelerin imbiğinden geçerek somutlaşmıştır. Bu sözü hayatınız boyunca unutmayınız.

Bu yazımıza gerekçe olanlara da naçizane:

-Alt yapı üst yapıyı şekiller. Yani her şey ekonomik temel üzerinde biçimlenir.

Ahlak da, günah da, sanatta, suç da, eğitim de altyapı ürünüdür.

Dileğimiz; çocuklarımızın; (davulcu, zurnacı da niye olmasın ki) erdemli, düzgün, ailesini, yurdunu, milletini seven insanlarla ve kendisiyle, yaşadığı hayatla barışık olmasıdır.

Unutmamalıyız ki; Evlatlarımız ; biz anne ve babaların, hayatın aynasına düzen iz düşümüdür.

Toprak verimli, ekin zararlılardan arındırılmışsa hasat bereketlidir…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...