Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

GÖNÜLLER BİR OLURSA UZAKLAR YAKIN OLURMUŞ (5)


Tatvan-Van arası karadan mavi yolculuk gibi. Hizan kırsalından sonra otobüsümüz bazen Van Gölünün kıyısında yol alıyor, bazen de Artos sıra dağlarının eteklerinde, yamaçlarında.



Reşadiye beldesini sanki koynuna almış gölün kuzeyinde yükselen Suphan Dağı da tıpkı Bitlis,Tatvan arasındaki ovanın yanı başındaki Nemrut Dağı gibi sönmüş volkanik dağlardan biridir.



Ansiklopedik bilgileri karıştırdığımızda ; Van Gölünün Nemrut volkanik dağının patlayarak Van ve Muş çukurlarının etrafını kuşatmasıyla gölün oluştuğunu öğreniyoruz. Buzul çağının ortasında meydana gelen bu büyük doğa olayı sırasında lavların yaklaşık 60 km lik bir uzunlukta akım oluşturduğu, su akıntılarının önünü keserek Türkiye’nin en büyük gölünü meydana getirdiği ama zaman içinde Doğu Toroslarının erozyona uğraması sonucu gölün sularının Dicle’ye akacağı düşünülmektedir.



Gevaş ilçesine yaklaşıyoruz.Van Gölünde yükselen kocaman adadaki kilise dikkatlice bakıldığında görülüyor.Adanın adı Akdamar Adası. Efsane olmuş bir sevda öyküsü taşıyan adanın adı Ahtamarmış. Ama zaman içinde söylene söylene yöre halkı tarafından Akdamar Adasına dönüşmüş. Elips yayınları tarafından yayınlanan Ah Tamara öykü kitabımdaki öyküler arasında en çok ilgiyi bu efsane çekmişti.



Gevaş ,Van’ın göl kıyısındaki en güzel ve yeşil ilçelerinden biri. Ceviz ağaçları dışında onlarca meyve ağacıyla bezenmiş bahçeleri olan Gevaş ilçesinden günün her saatinde Akdamar Adasına turistik amaçlı tekne ve motorlarla insan taşınıyor. Van’a gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken türkuaz yolculuk , uluslararası tur acentelerinin ilgi odaklarından biri.



Van’a 10 km uzaktayız artık. Gölün en güzel kıyılarından geçiyoruz. Edremit ve çevresine yapılan sayılmayacak kadar çok villalar görüyoruz. Çevreci bir dostla görüştüğümüzde; hızlı konutlaşmanın gölün doğal yapısını bozduğunu, kirlenme sürecine girdiğini söylemişti. Gölün çevresindeki çoğalan yapıların arıtma sistemi yoksa, kanalizasyon sorunu göle bağlanan pissu borularıyla çözümlenmeye çalışılmışsa ve bütün bunlara göz yumulmuşsa eğer, kısa sürede Van Gölü’nün büyük bir bataklık göle dönüşeceğini söyleyebiliriz.



Bu yönde azimli mücadele veren Gölü Koruma Derneklerinin gücü bakalım hızlı kentleşmeye, beraberinde getirdiği nüfus artışına, betonlaşmaya yetebilecek mi? Tuz Gölünü

global ısınma haritadan silmişti. Önlem alınmazsa eğer; Van Gölünü de bilinçsiz, hoyrat kentleşme yok edecek! Turizm Bakanımıza ve Türkiye’nin bütün çevrecilerine :



-Van Gölü için elinizden geleni yapın! çağrısında bulunuyorum.



Şayet ciddi tedbirler ivedilikle alınmazsa ; bir zamanlar bozuk yumurta gibi kokan İzmir Körfezinin yaşadığı acı sonu Van Gölü de yaşayacak…



Özellikle Van halkı; bahar ve yaz aylarında; piknik,dinlence alanı olarak kullandıkları sahil bandına göz bebekleri gibi bakmalıdırlar. Her birey, bir diğer bireyi kontrol etmeli, Van Gölü kıyıları piknik sonrası atıklarla çöp kıyılarına dönüştürülmemelidir. 200 Bin Yıl öncesi Buzul çağı ortalarında oluşan bu doğa harikası el birliğiyle yok edilmemelidir.



Otobüsümüz Van kentine giriyor.Yoğun motorlu taşıt kalabalığındaki yolda ilerlerken otobüsümüz dört yıl önce geldiğim kentte olağanüstü bir beton yapılaşma, nüfus artışıyla karşılaşıyorum. Sanki Türkiye’ye ait olmayan bir kent gibi Van…Kuru kalabalığı, gelişigüzel betonlaşmasıyla ;Pakistan’ın,Hindistan’ın yeni yeni gelişmekte olan kentlerini andırıyor.



Oysa Van bir yüksek denizin sayfiye kenti gibi olmalıydı.



Atılan her temel ,kentin dokusunu bozmamalıydı.



Bir zamanlar; Doğu’nun İzmir’i, Antalya’sı diye anılan Van’da sanki gelişme, çirkin betonlaşmayla olur diye algılanmış.



Bu büyük yanılgıdan dönmek için henüz zaman var.



Ben duyuyor musunuz Van Gölü çevrecileri?



Van Gölünün dalgalarına kulak verin lütfen!



S.O.S verdiğini sizde duyacaksınız…


(Yarın:Çirkin betonlaşmaya rağmen Urartu Uygarlığına başkentlik yapmış Van’da hala konukseverlik baş tacı…Gezilecek yerler günlere yetmeyecek kadar çok…Kutsal Haç Kilisesinin bulunduğu Akdamar Adası yerli ve yabancı turistle kaynıyor.)

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...