Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

GÖNÜLLER BİR OLURSA UZAKLAR YAKIN OLURMUŞ (3)


“Etek sarı sen etekten sarısın

Kurban olam Bey Dağı’nın karısan

Sordum sual ettim kimin yarısın

Ben sormadan dolu gibi döküyü

Bir köynek diktirdim kolu düğmeli

Her kes kaderine boyon eğmeli

Deli gönlüm çirkine bel bağlama

Sevdiğin yar Malatya’ya değmeli

Bir köynek diktirdim hasa bezinden

Alem düşman oldu senin yüzünden

Eğer gurbet ele gider dönersem

Ahdım vardır öpeceğim yüzünden”



Malatya garajına girmiyor otobüs.Kentin en işlek caddesinin kenarında duruyor.

Kütahya’nın Simav ilçesinden Hüseyin, askerliğinin kalan dört ayını da yerine

getirmek için otobüsten iniyor.Uykusu üzerinde,gözleri mahmur.

-Hayırlı tezkereler.diliyorum.ardından.Otobüs hareket ettiğinde ,çantasının yanında

dikelen Hüseyin el sallıyor.Sanki kırk yıllık bir arkadaşımı,dostumu,evladımı geride

bırakmışçasına hüzünleniyorum.

Sabah güneşi artık bütünüyle otobüsümüzün camlarında oynaşıyor.Muavin, kentin

çıkışında bir yol konaklama tesisinde mola vereceğimizin haberini

veriyor.Koltuklarında hala uyuyan yolcular var.Çoğunluk yarı uykulu,kızaran

gözlerini sabaha açıyor. Küçük kız ince sesiyle çoktan mızıklamaya başladı bile.

Otobüs yolculuklarında mola yerlerinin ayrı bir yanı vardır.Sabahları dumanı

üstünde mercimek çorbasına kaşık sallarken keyiflenirsiniz.Sıra hesap ödemeye

geldiğinde ve yolculuk tecrübeniz yoksa istenen yemek bedelinden rahatsız olursunuz.

Minik,canı yok bardaklardaki yudumluk çayın fiyatı yaşadığınız yerlerin fiyatının iki

katıdır.Yemekler de daha bir pahalı.Aklınıza denetimsizlik gelir.Sonra şoför ve

muavinlerin,bazen konuklarının, bu konaklama yerlerinde beleş yemek yediklerini fark

edince anlarsınız ki size verilen hizmetin bedeline onların yedikleri de planlıca

eklenmiştir.Yanınızda azığınız,çomacınız,yol hazırlığınız yoksa çaresiz yol

üzerlerindeki bu konaklama tesislerinin kurallarına boyun eğersiniz.Kurt kanununda

düşen nasıl yenilirse,yolculuk kanununda da konaklama yerine düşenler söğüşlenir.

Sarı Etek bir Malatya türküsü.İçimden Türküyü ,Simavlı asker Hüseyin’e

armağan ediyorum.

Şimdi otobüsümüz ;Malatya-Elazığ arasındaki kilometrelerle

boğuşuyor.Hüseyin’in yerini Muş yolcusu bir arkadaş alıyor.O da sürekli cep

telefonuyla meşgul.Hafta sonu Malatya’da ki akrabalarını ziyarete gelmiş.Dönüşünü

pazartesi sabahına planlayınca, ha bire çalıştığı iş yerindeki arkadaşlarını arayarak:

-Öğleden sonra ordayım,idare edin.diyor.

Malatya ,Elazığ arası kısa…Bir süre sonra Keban barajının artık göl olan kıyısından

geçip Elazığ’a,nam-ı değer Harput eline ulaşıyoruz.Malatya’da boşalan koltuklar

Elazığ’da doluyor.Sıra Elazığ,Bingöl arasındaki mesafede.Bu mesafe Bingöl dağlarıyla

kuşatılmış.Yol boylarında bir kale gibi yükselen ve her biri bir kartal yuvasını

anımsatan askeri karakollarla karşılaşıyoruz.

(YARIN:YOLLARDA ASAYİŞ BERKEMAL)

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...