Perşembe, 22 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

GÖNÜLLER BİR OLURSA UZAKLAR YAKIN OLURMUŞ (1)


İzmir’den gelen Uşak oto garında on dakika yolcu almak için minik bir mola veren Van Gölü otobüsünün otuz altı numaralı yolcusu oluyorum.

Otobüs tıklım tıklım.

Yanımdaki arkadaş Kütahya’nın Simav ilçesinden bir delikanlı adı Hüseyin.

Hareket ettiğimizde saatler on yediyi gösteriyor.

İzmir’den gelen Van Gölü Otobüsü ;

Uşak,Afyon,Konya,Aksaray,Kayseri,Elazığ,Bingöl,Tatvan(Bitlis) üzerinden yaklaşık yirmi dört saat sonra Van’a ulaşacak.

Otobüsün uzak yol yolcuları kendilerini binlerce kilometre yolu kat etmeye hazırlanmışlar.

Dile kolay tam yirmi dört saat…Bu zaman zarfında İzmir’den her gün Van’a yolcu taşıyan uçaklarla 12 kez uçabilirsiniz..Avrupa’ya yolculuklar yapabilir,hatta Antalya’dan uçakla günü birlik Mısır’a seyahat ederek piramitleri gezip aynı gün dönebilirsiniz.

Ancak ;Ege’den,Doğu Anadolu’ya önemli kentlerimizin yanı başından geçerek,farklı duygular yaşamak için yapacağınız tek şey benim yaptığım gibi bir yolculuğu göze alabilmenizdir.

Düşünün… Gecenin bir saatinde Mevlana’nın yaşadığı topraklar üzerinde yolculuk yapıyorsunuz.Kara yolunda akıp giden aracın camından dışarı baktığınızda birden sizi Nasrettin Hoca’nın Akşehir’i karşılıyor.Artık,gökyüzündeki son dördünü geride bırakan ayın ışıkları altında Anadolu’nun nice emek,alın teri,kan ve savaşlarla savunulmuş,korunmuş,uğruna can verilmiş topraklarının, vatan-ı evladiyenin koynundasınız.

Uzanıp dokunmak istiyorsunuz dağlara,tepelere,birer gölge gibi sizi izleyen ağaçlara.

Yol arkadaşım Hüseyin ,Kütahya’nın Simav ilçesinden.Malatya’da asker.On günlük izin için geldiği Simav’dan Malatya’ya geri dönüyor.

-Keşke izine gelmeseydim.diyor.Zor geldi geri dönüş.diye hayıflanıyor.

Allah’tan Hüseyin bekar.Ya evli olsaydı,çocukları olsaydı,onlardan nasıl kopardı.

-Eh diyorum Hüseyin’e …Hüseyin cep telefonuyla mesaj yazıyor geride bıraktıklarına.

-Baba ocağı evinden koşup gittiğin ocak da yaban ocağı değil.Peygamber ocağı.Bak sana askerlik nasip olmuş.Nasip olmayanlar da var.Ya da bu mübarek ocağa adım atmamak için kendine çürük raporu çıkaranlar.Kısa süreli askerlik yapanlar.Yani bastır parayı,yırt askerlikten diyenler.Bak şükür ki vatan görevini yapmak için sağ salimsin.Sayılı gün gelir geçer.Bir gün döneceksin evine.Dönüşünde kışlanın ve silah arkadaşlarının sana kazandırdığı tecrübeler,dostluk ve arkadaşlıkları hiçbir zaman unutmayacaksın.Böyle bir gururun ve hazzın üzerinde başka bir gurur ve haz var mı Hüseyin kardeş. diye konuşmamı sürdürüyorum.

Yanıt vermiyor Hüseyin.Belli ki aklı hala geride bıraktığı arkadaşlarında,kim bilir belki de yavuklusunda.

Konya’da kısa on beş dakikalık bir mola veriyoruz.Konya’nın iri,Mevlana şekerlerinden alıyorum bir sürü.Biliyorum ki anam bu şekerleri kapı komşularına tabak tabak dağıtıp:

-Oğlum geldi.diyecek.Konya’nın bu şekerlerine anam hacı şekeri adı koymuş.Mevlana’yı ziyaret etmek de hacı olmaktır demişti.Doğruydu…Mevlana bir dünya bilgesiydi..Hoş görü anıtıydı.Alevi ,Sünni ayrımcılığına,sen,ben kayırmışlığına ,savaşa,kine,hırsa karşı düşünce ve inancın yılmaz savaşçısı olmuştu.

Gün önce grileşiyor…Sonra da siyahlaşıp akşama dönüşüyor.Kayıp giden simsiyah yolda motorlu taşıtlar farlarının ışık huzmeleriyle yeryüzündeki yıldızlar rolünü üstleniyor sanki.

Başımı cama dayıyorum.Gökyüzündeki yıldızlar ,akşamın siyahı koyulaştıkça giderek belirginleşmeye,çoğalmaya başlıyor.Artık her şey birer gölge…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...