Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

MAĞRURKEN MAĞDUR ROLÜ OYNAMAK

En kolay yoldur gücün yetirilmediği an cıvımak,zora gelince yan çizmek.
Şöyle yaşadıklarınıza bir göz atın.
Çocukluğunuzda bir kabahat işlediğinizde hemen kardeşinizin üzerine suç
yıkmak,hatta kırdığınız bir bardağın suçunu evin sevimli pisisine atmaktan
kaçınmadığınız zamanlar olmuştur.
Daha geçen gün. piknik yapan aileler oğullarını komşunun oğluyla güreşe hazırlarken
değme cazgırlara taş çıkartırcasına bağırıyor:
-Hadi Memedim,yiğidim,pehlivanım!diye gaza getiriyorlardı.
Ancak Mehmet’in gözü komşu oğlunu yememiş olacak ki:
-Hastayım,iyi değilim,sonra güreşiriz.diye tırsıyordu.
Sonunda iki piknikçi komşu aile oğullarının güreştirmekten vazgeçip verdiler
mangallarının gözüne odun kırıntılarını,üstüne kömürü yığıp boğdular dumanla canım
temiz havayı.
Bir keresinde; çocuğuz ya, büyük ağabeyler bizi kavgaya tutuşturdular.
O zamanlar Yılmaz Güney,Yılmaz Köksal,hatta İrfan Atasoy’un filmleriyle haşır
neşiriz ya öğrendiğimiz kavga yöntemleriyle önümüze çıkanın feleğini şaşırtıyoruz.
Son rakibimizi kolundan tutup kavga alanına çeken ağabeye çocuk birden diklenip:
-Yara kolumu da tuttun namert.Nasıl kavga edeceğim ben şimdi.diye
ağlayıp,kavgadan sıyırınca ,günün vurduğunu düşüren kavgacısı olup o haftaki futbol
maçında ağabeylerin takımında yedek oyuncu olarak yer almayı başarıyoruz.
Son günlerde ülkemizde yaşanan olaylarda mağrurken,mağdur rolüne soyunulduğunu
görüyoruz.Ve çocukça ama yaralayan bu çekişmeler hepimizi üzüp,düşündürüyor.
Karşılıklı suçlamalar, toplumsal aynamıza tıpkı kirli bir havada düşen yağmur damlası
gibi çarparak görüntü çirkinliği yaratıyor.
Biz bunu hak etmiyoruz.
Ülkemiz bunu hak etmiyor.
Dünya ulusları yeryüzündeki global ısınma ile,her yanı kuşatan ekonomik krizle baş
etmeye çalışırken bizler; somut kanıt mı,soyut kanıt mı gelgitleri arasında gidip
geliyoruz.
Hani düşünmeden edemiyoruz.Yine büyük ağabeylerin gazına mı geliyoruz?Bizi
kavganın içine mi itmek istiyorlar?
Değiştirilmek istenen bir dünya coğrafyasında bize başrol mü verecekler
Yoksa yönetme sorumluluklarımız ağır geldi,gözden düştük mola vermeyi ve daha sonra güçlenip yeniden iş başına gelmeyi mi düşünüyoruz?
Her kes de bir hırs,bir hınç mücadelesi!İçten içe yanan bir dişe diş hesaplaşması artık görünür mü yapılmak isteniyor.
Böylece ülkemiz bir daha yeri doldurulamayacak kayıp zamanla yaranıyor.
Ülkemiz… O güzel filmlerin iyi yürekli yönetmeninin dediği gibi:
-Bizim hüzünlü ve güzel ülkemiz.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...