Pazartesi, 14 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

YUVA BELGESELİ VE KAHRAMAN FARELER


Yuva belgeseli 5 Haziran 2009 akşamı,dünyadaki doksan tv kanalı ile birlikte bizim
ülkemizde de NTV kanalında aynı saatte yayınlandı.
Yuva belgeseli yeryüzünün insan eliyle nasıl yok edildiğini somut verilerle anlatıyor.
İnsanın yaşadığı tek gezegen olan dünyamızdaki global ısınmanın nedenlerinin altı
tek tek çizilirken ;Kuzey kutbundaki buzulların erimesi,canlı türlerinin hızla yok olmaya
doğru sürüklenişi,doğal bitki örtüsünün müthiş etkilenmesi,sera ortamlarının hızla çoğalması çok
iyi bir teknik ekibin kamerasından çarpıcı biçimde yansıtılıyor.
Belgesel, giderek acı sona bir bilinmezliğe doğru yuvarlanan dünyamız için on
yıl içinde bilimsel tedbirler alınmaması halinde her şeyin yok olacağını da dünyanın dört
bir yanından çekilen doğa tükenişi görüntüleriyle anlatıyor.Brezilya gibi ülkelerde,Bruno
adasında yoksul halkın hurma yağı çıkarmak adına kurulan yağ fabrikalarının karbon
monoksit gazıyla dünyanın akciğeri olan yeşilliği nasıl katlettiğini birer ibret kareleri
olarak ekrana getiriyor.
Ve savaşa harcanan milyonlarca Dolar’ın gülünç yüzü gösterilirken,tükenen
dünyaya kayıtsız kalan insanın aymazlığı haklı olarak eleştiriliyor.
Yuva belgeseli bir işaret fişeği!..Dünyanın sonunu hazırlayan yanlış üretim
ilişkilerini,hızla artış gösteren nüfusun doğal hayatın sırtına her yıl daha büyük yükler
vurduğunun adeta çık acı somut kanıtı.
Sırası gelmişken önermeliyiz…Bu belgesel okullara DVD veya VCD dağıtılmalı ve her
öğretmene branşı ne olursa olsun bu belgeselin ders planına alması sağlanmalı ve
denetçiler tarafından öğretmenin konuyla ne kadar ilgilenip ilgilenmediği
sorgulanmalıdır.Aynı çalışmalar görsel olarak özel ve kamu sektörlerinin personeli için
de düşünülmelidir.Lamı cimi yok, böyle bir girişim yönetenlerin kaçınılmaz tarihi
sorumluluğudur…
Yakında NTV nin mavi kanalı da start alıyor.Yorgun dünyamızın bağrına inen
cahil baltalarının azalması adına cesur bir girişimdir.NTV ‘yi kutluyorum.
Ülkemizde ve kentimiz Antalya’da bu konuda ivedi tedbirler almak zorundadır.
Tarım alanlarını betondan uzak tutmak,kıyılarda yeşil yok edilerek ortaya
çıkarılan turizm tesislerini gözaltına almak,kent içindeki Orman Bölge Müdürlüğü ve
Tarım İl Müdürlüğü yeşil alanlarını,mezarlık ve zeytinlik bahçelerini koruma altına
almak , nefessiz kalan kentin eski hava sirkülasyon koridorlarını tıkayan beton yığınlarını
tavizsiz ortadan kaldırmak zorundayız.Antalya’nın kadim yerli halkı kent merkezindeki
arıkların,hava sirkülasyon koridorlarının nereler olduğunu çok iyi bilirler.Bu doğal ortam ortaya
çıkarılırsa kent kasıp kavuran yazın cehennem sıcağı önemli ölçüde azaltılabilecek.
Kahraman farelere gelince… Tanzanya’da mayın temizleme işinin fareler tarafından
yapıldığının haberi vardı geçen gün Hürriyet Gazetesi sayflarında.
Yuva belgeseli ile türleri tükenen canlıların doğal dengeyi altüst edebileceğini anlatılırken; zavallı fareleri mayın temizlemem işinde kullanıp, yok olmalarını sağlamak hangi mantığın işidir diye tartışmak gerek.Çok gelişmiş detektörler,maden algılama araçları dururken farelerle mayın temizleme önerilerini gündeme sokmaya çalışanlara da:
-Allah akıl,fikir versin.demekten başka ne diyebiliriz ki?..

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...