Pazar, 17 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Sessiz dileklerin kutsal günü Hıdrellez

Her yılın 6 Mayıs günü Anadolu’da Hıdrellez bayramı olarak kutlanır.
Bakınız bilgiler arasında Hıdrellez için şunlar yazılı:

“ Hızır ve İlyas peygamberin yeryüzünde buluşup darda kalanlara,isteği olanlara, zorluk çekenlere yardım ettiği rivayet edilen gün.Hızır’ın karada,İlyas ’ın denizde hiç umulmayan bir zamanda çıkıp geldiği söylenir.6 mayıs aynı zamanda baharın başlangıcı, bereket ve bolluğa adım atış günüdür.
Bu özel günün tarihi ve nasıl oluştuğu ile ilgili bir çok rivayet vardır. Bu rivayetler sadece Türkiye’de değil,İran,Irak,Suriye,Türki devletler tarafından da bilinir ve her toplum kendi kültürel zenginliklerine göre kutlar..Genellikle bu günle ilgili rivayet şöyledir:
Dünya hükümdarı Zulkarneyn(çift boynuzlu),bu hükümdarın İskender olduğu ile ilgili bir çok çalışma vardır,ölümden çok korkar. Bu korku ona ab-ı hayat suyunu bulma sevdasına düşürür.Alimlere sorar bu suyun nerde olabileceğini .Herkes bir isim yada yer söyler. Ama alimlerin ortak verdiği tek bir isim vardır. Hızır peygamber. ..Hem güvenilir hem de inançlıdır. Bu suyu sadece onun bulacağını sultana inandırırlar. HZ. Hızır bu teklifi kabul eder, yardımcı olarak da yanına kardeşi, yine peygamber olan Hz. İlyas’ı görevlendirirler. Atları ve azıklarıyla yola koyulan bu iki mübarek insan, dağları ,denizleri aşar, Kaf dağını geçer ve 6 ay gece 6 ay gündüz yaşanan bir yere gelirler. Karanlıklar (zulumat) ülkesi olarak bilinen bir yerde konaklarlar.atlarını dinlendirir bir pınar gözünde azıklarını yerler. O sırada yanlarında getirdikleri kurutulmuş bir balığı suya düşürürler. Balık birden canlanıp kaçıp gidince iki kardeş ab_I hayatı bulduklarını anlarlar. Hemen bu sudan içerler. İçince Haktala tarafından ölümsüz olurlar. İşte onların ölümsüzlüğe karıştığı bu günde Allah bu iki peygamberi yeryüzüne gönderip insanlara yardım etmesi için görevlendirmiştir.
6 mayısta her yıl yeniden doğuş,tazelenme, ölümsüzlük ,bereket anlamalarıyla bu gün kutlanır. Halkımız arasında bilinen onlarca söylence vardır. 6 mayıstan bir gün önce gecesi gül fidanının altına istekler konup dua edilir. cüzdan koyanlar,bebek çizenler, ev yapanlar... Hızır’ın gülü çok sevdiği ve gül fidanlarını dolaştığı söylenir. O gün çalan kapılara mutlaka Hızır mı geldi acaba diye bakılır. Eğer bir fakir,gariban yada çocuk gelmişse isteği hemen yerine getirilir.Samsun bölgesinde de ilginç gelenekler vardır. 6 mayısta ev erkenden temizlenir. Öğlene doğru içi su dolu bir ibrik,leğen ve temiz havlu banyoya konur. bir odaya seccade serilir. Masa kuş sütü eksik donatılır. Herkes öğlen ezanına yakın evin kapısını ,penceresini açıp dışarı çıkar. Hızır aleyhselam beklenir. Duası alınmak istenir.
Siz de bilirsiniz ki Hızır acil servisin anlamı buradan gelir.”
Kısacası…Her Hıdrellez sabahı tan yeri ağarırken kalkılır,akan su kenarına gidilir, dilek dilenilir…
Evi olmayanlar kumdan,ağaçtan,çamurdan minyatür ev yapar,br beyaz kağıda olmasını istediği dileğini yazıp duayla suya atar,Allah’a ve onun Hızır peygamberine yardımcı olmasını ister.
Biliyorsunuz bizde 112 yazısının yanında bir de Hızır yazısı vardır.Her ambulans yanınızdan siren öttürerek geçerken o yazıyı görürsünüz ve aklınıza her 6 Mayıs’ta yaptığınız
Sessiz dilekleriniz gelir.
Yanılmıyorsam 2001 yılında Van’da çok etkin biçimde kutlanan Hıdrellez törenleri Sessiz Dilek adı altında belgesel film olarak çekilmiş uluslar arası belgesel film yarışmasında gösterime sunulmuştu.
Ben bu Hıdrellez’de ne mi diledim?
Dünyayı sarsan ve ülkemizi de etkisi altına alan ekonomik krizden kurtulmayı…
Barışı,kardeşliği,hoşgörüyü canı gönülden diledim.
Unutmamalıyız ki dilekler yürek yüklerini hafifleten,umut yükleyen duyguların en güçlü olanıdır.Bir diğer adı da duadır…
Ve bugün 6 Mayıs…
Bir Nazım Hikmet şiiri size…Üç Selvi…
ÜÇ SELVİ
Kapımın önünde üç selvi vardı.
Üç selvi.
Selviler rüzgarda sallanırlardı.
Üç selvi.
Kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç selvi.
Selviler sallanırlardı rüzgarda.
Üç selvi.
Bir gece duman bastı evi.
Üç selvi.
Yatağımda öldürüldüm ben.
Üç selvi.
Kesildi selviler köklerinden.
Üç selvi.
Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç selvi.
Selviler sallanmıyorlar rüzgarda.
Üç selvi.
Mermer bir ocakta parçalanmış yatıyor
Üç selvi.
Kanlı bir baltayı aydınlatıyor
Üç selvi.
Nazım Hikmet Ran

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...