Perşembe, 14 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Bu dünyadan Aşık İhsan-i de geçti

Aşık İhsan-i haksızlığa başkaldıran halk ozanlarımızdan biri.Tıpkı Aşık Mahzun-i gibi..Ancak sözleri ve türkülerindeki sert tonuyla farklı bir söyleyiş içindeydi.Sazı ve sözünü silahtan çıkan bir mermi gibi sarsıcıydı.
Bakınız Aşık İhsan-i ile ilgili bilgiler onu nasıl anlatıyor:

Aşık İhsani
1932 yılında Diyarbakır’da doğdu. Asıl adı İhsan Sırlıoğlu’dur. Şiire çok küçük yaşlarda başladı. Aşıklık geleneğine ilişkin bilgisini de zamanla pekiştirdi.

Aşık İhsani, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde değişik işlerde çalıştı. 1957 yılında Uşak Şeker Fabrikasında çalıştığı dönemde sonra Güllüşah’la (Sevim) tanışıp evlendi.

İlk kez 1958 yılında radyoda türkü söyledi. Anadolu’nun çeşitli yörelerini dolaştı. 1963’ye dek geleneksel türküler söyleyen Aşık İhsani, sonraki yıllarda özellikle politik ağırlıklı türkülere yöneldi. Ömrünün bir bölümü hapishanelerde geçti. Türkiye ve Türkiye dışında birçok konser verdi. Fransa cumhurbaşkanından İngiltere kraliçesine dek çeşitli ülkelerin yöneticileri tarafından devlet konuğu olarak çağrıldı.

Değişik halk hikayelerini de toplayıp anlatan Aşık İhsani’nin »Kerem ile Aslı«, »Aşık İhsani ve Güllüşah« gibi birçok türkülü hikayesi bulunmaktadır.

Şiirlerini, »Ağalı Dünya« (1964-65, 2 cilt), »Yazacağım« (1966), »Bakalım Hele« (1967), »Bak Tarlanın Taşına« (1974), »Vur Ağanın Başına« (1975) adlı kitaplarda topladı. »Dünden Bugüne Aşık İhsani« (1976), »Düş Değil Bu« (1993) ve tüm şiirlerini topladığı »Bıçak Kemikte« (2002) adlı kitapları yayımlandı.

Ayrıca 1973 yılında çıkardığı »Ozan Dolu Anadolu« adlı antoloji ile gezi izlenimlerinden oluşan »Beyaz Köle« (1985),


Aşık İhsan-inin Üçümüz Bir Tabuttayız türküsü hit olmuş devrimci mitinglerde bir marş gibi söylenmişti.Mektup adlı eserinde de 12 Mart’ı ve zulmü anlattı,.ağalığı,baskı ve zulmü anlatan sayısız kitaplar yazdı.
Aşık İhsan-i yi 17 Nisan 2009 tarihinde,Diyarbakır’da yüksek tansiyon nedeniyle geçirdiği beyin kanamasından yitirdik.
Aşık geleneğinin bu korkusuz ve yiğit halk ozanı bundan böyle halkının yüreğinde türküleriyle yaşayacaktır.Allah’tan rahmet dilerim.

YAZACAĞIM
Yazacağım bu can tende
Durana dek yazacağım
Eşitsizlik zincirini
Kırana dek yazacağım

Günüm çıkasıya dardan
Haber gelesiye yardan
Vurguncuyu şahdamardan
Vurana dek yazacağım

Ağalığın çöküşünü
Gür suların akışını
Fakirliğin kalkışını
Görene dek yazacağım

Sorumluyum ben çağımdan
Düz ovamdan dik dağımdan
Sömürgeni toprağımdan
Sürene dek yazacağım

Halkım uyanmasın diye
Gerçekler gizlenir niye
Anayasam raftan köye
Girene dek yazacağım
GİT EFENDİ

Git efendi hançerlenmiş yaramı
Eşeleyip tazeleme bu sıra
Köyüm yolsuz ben kanunsuz yaşarım
Utan da şu asıra bak asıra

Demek vekilimsin vay benim başım
Yediğin her yemek bir yıllık aşım
İçtiğin her kadeh dolu göz yaşım
İşlediğin kusura bak kusura

Alemin fezaya gittiği günde
Dermanı alınmış dert dolu bende
Başkasının toprağının üstünde
Sarındığım hasıra bak hasıra

De şimdi yaşamak denir mi buna
Ahırda doğurur gelinim Suna
Ağaların çıkarları uğruna
Köy dolusu esire bak esire

Ne demek oluyor bilginiz çoksa
Binimiz aç ölür birimiz toksa
İstemem değişsin bu gidiş yoksa
Elimdeki nasıra bak nasıra

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...