Çarşamba, 16 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Barışçı bir dünya umuduyla

Bugün dünya barış günü...

Yeryüzü haritasına baktığımızda;kanın,ateşin ve ölümün coğrafyalarının Ortadoğu ve Asya ülkeleri olduğunu görüyoruz.

Ve yüzde doksandokuzu İslam aleminin üyeleri.

Bu korkutucu saptama ne yazık ki dünya barışının hiç bir zaman uğramayacağı, söz konusu ülkelerin bir araya gelemeyeceklerinin ürpertici gostergesi...Arap ülkelerinin dünden bugüne kronikleşmiş bencilliği,emperyalizmin uşaklığından kopamayışları...

Ortadoğu cehennemi için bir şans olan ve hamurunda Yurtta barış,dünyada barış ilkesinin sahibi Türkiye' de ne yazık ki hiç bir zaman dost olmayan emperyalist ülkelerin kanlı senaryolarına dahil edilmeye gayret gösteriliyor.Bu tuzağa düşmemenin tek yolu barışçı komşu ilişkilerine sımsıkı sarılmanın ve var olan sorunların çözüm yoludur.

Ortadoğu kaynayan kazanı, binlerce masum insanın ölümüne neden oldu ve olmaya da devam ediyor.

Savaş kaçınılmaz olarak da mülteci sorununu yaratırken; yüzbinlerce insan doğup büyüdüğü yurdundan başka ülkelere iltica ederek perişan oluyor.Hem kendi yaşam haklarından hem de sığındıkları ülkelerin halklarına ciddi ekonomik ve sosyal yük getirerek rezil tabloların hüzünlü görüntüleri olarak yansıyorlar.

Başka ülkelerin yeraltı yerüstü zenginlik kaynaklarına göz diken çok uluslu ülkeler;kendi halklarına mutluluk vaad ederken; işgal ettikleri ülkelerin halklarına zulümü reva görüyorlar. Onlar da yanılıyorlar...Çünkü onları da tehdit eden radikal terör grupları eylemleriyle kan ve gözyaşı yaratarak intikam olgusunu yaratıyorlar.Ve bu durum da bize savaşan ve savaştıran ülke halklarının aynı acıyı yaşayacağı gerçeğini de hatırlatıyor.

Barış içinde bir arada yaşamanın tek ve geçerli yolu; halkların kardeş ve beraberliği ve sınıfsal toplum yapısına son vermem ya da çağdaş biçim verme gücüdür.

Barış içinde bir arada yaşamanın ve dünya barışının kurulması da ancak ezen ve ezilen ulusların emekçi halklarını bir araya gelmesiyle başarılır.

Ve barış için de bir arada yaşamanın ilk basamağı da bireylerin insancıl dünya görüşünde öncelikle kendileriyle barışık olmasıdır.

Bugün Arakan'da,Ortadoğu' da Filistin ve Suriye'de ivedi olarak barışçı çözüme yönelik adımların atılması insanlığın tarihsel görevidir.

Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadele eden yürekli liderlerden Atatürk gibi cevval liderler olmadığı sürece ne yazık ki dünyanın mavi ve yeşil yüzü kan kırmızıya kesmeye devam edecektir.

Ülkesinde işsizlik,pahalılık,yolsuzluk,üretiminde çaresizlik olan liderler; silah tüccarlarının finansmanındaki savaşçı ülkelerin silahlandırma politikasından derhal uzaklaşmalı,barışın egemen olduğu bir dünyanın kuruluşunda görev almalıdır.

Bugün 1 Eylül Dünya Barışını bu bilinçle selamlıyor; artık silahlar sussun,kavgalar sona ersin,gözyaşları dinsin diyoruz.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...