Pazar, 8 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Parka

Anacığımın kulağına fısıldamıştım:

-Söyledin mi babama?

"Söyledim..Ay başını beklesin alacağım dedi." Yanıtını vermişti anam.

Bizim kuşağın çocukları, gençleri her isteğimizi ulu orta babalarımıza söyleyemezdik.Her dileğimizin muhattabı annelerimizdi.Harçlık bile aracı olan annelerimiz tarafından alınırdı.

Babamın almasını istediğim şey parkaydı.Çağala yeşili ya da haki denilen renkte.Omuzlarında birde suni kürk oldu mu tam istediğim gibi olacaktı.O yıllar kara düzene eyvallah etmeyen gençlerin moda giysisiydi.

Babama,annem kanalıyla ne kadar:

-Kapşonu da var.Çektinmi fermuarını sıcacık tutar.Dedirtimse de:

"O kıyafet aklıbaşında genç kıyafeti değil.Hem kar kışta kıçını bile kapatmaz...Üşür, maazallah zatüre olur."Diye anama itiraz etmiş, işi fena halde yokuşa sürmüştü.

Bana göre hiçte öyle değildi.Hem sıcak tutardı hem de zamanın modasına uyardı.

Ay başı geldiğinde ve anamın ısrarları sonunda koca adam pes etmiş,bir cumartesi günü o önde, ben arkada çarşıya gitmiştik.

İçim içime sığmamıştı.Artık benim de bir parkam olacaktı ve afili genç arkadaşlarımın arasına karışacaktım.

Parka satan mağazaların önünden geçip, Alçekiç pasajına girerken anladım ki babam benim istediğimi değil, her zaman olduğu gibi kendi istediğini alacaktı.

-Baba parka satanların dükkanını geçtik.Dediğimde ise ters ters bakmış, buz gibi bir sesle:

"Ben oğluma anarşist kıyafeti almam.En güzel paltoyu alırım.Falancanın oğlu zılloto dedirtmem."
Demiş ve o hiç sevmediğim; bir yanı terzi ,diğer yanı hazır giysi satan dükkana girmiştik.

Babamız bize hazır dikilmiş elbise almazdı.En iyi kumaşı seçer;terziye ölçü aldırır ve diktirirdi.O elbiseler de öyle bir-iki günde dikilip verilmezdi.Haftada bir provaya gidilirdi ve hazırlanması en az bir ya da iki ayı bulurdu.

Selamün aleykümle girdiğimiz dükkanın sevimsiz terzisine:

"Usta, oğluma İstanbul''dan getirttim dediğim pardösü veya paltolardan uygun olanını istiyorum.."Demişti.

-Baba hani parka alacağımı demişsin anama?Desem de hiç oralık olmamış, tüccar terzinin tezgahın üzerine dizdiği paltoları parmakları arasına alıp kalite kontrolü yaptıktan sonra seçtiği paltoyu terziye uzatıp:

"Bunun uygun bedenini istiyoruz."Demişti.Sonra da alaycı bir gülümsemeyle bana bakmış:

"Bak bu tam senlik .Siyah beyaz karışımı var." Diye itiraz yollarımı büsbütün kesmişti.

Kaşımı gözümü çatsam da,suratımı assam da hiç oralık olmamış,bedenime uygun biraz pardösü karışımı olan paltoyu alıp, ambalajlatmıştı.

Yarı pardösü, yarı palto görünümlü kıyafeti uzun süre giymeyerk kendimce protesto etmiştim.Ama zemheri kış bastırınca çaresiz giymek zorunda kalmıştım.

Zaman içinde rahmetli babam ve babam gibiler gördüler ki o anarşist yaftası vurulan parkalılar; gerektiğinde yurtları ve halkları için canlarını verecek kadar yurtseverdiler.

Ah bir daha parka moda olsa da yaşıma başıma bakmadan alıp giysem ve cebine görünür biçimde Cumhuriyet Gazetesini takıp, geçmişin inadına Cumhuriyet Caddesinde yürüyüp dosta düşmana caka satsam.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...