Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Dilsiz bahçelerin verdeçeleri

Bağ ve bahçeler meyve yüklü.O aşılması zor kerpiç ya da sonradan brikette dönüştürülmüş duvarlar hangi gözü kara çocuğu meyve aşırmaktan durdurabilir ki?

Bağ ve bahçeleri olanlar titizdirler.

"Dala,yaprağa zarar vermeyin, isteyin vereyim." Der çoğu.

Kimi arada bir toplar bahçesindekileri, göz hakkı diye konu komşuya ikram eder.

Kiminin de değil vermek, bahçesine bakışınıza bile sabır göstermez.Duvarları yüksektir, yetmez gibi üzeri cam kırığı döşeli geçit vermez Hayber kalesi gibidir.

Duvarlar ne kadar yüksek olsa da,tedbirler ne kadar acımasız olsa da:

"Ben o bahçeden meyve koparacağım."Diyen çocuğun isteğine hiç bir güç engel olamaz.

Bahçeye girmek için organize aşırma ekibi kurulur.Bir çocuk erkete(gözcü)olurken, diğer çocuklar bahçeye dalar,en çevik olan ağaca tırmanır, diğerleri ağaçtan atılanları toplar.Pantolon kemerine sıkıştırılmış tişört ya da gömlek,meyvelerin toplandığı zula görevini görür.Aşırılan meyveler koyunlara doldurulur ve bahçeden sessizce ayrılır.
İşinin ehli "ğırğızlar"meyve ağaçlarının dalına yaprağına zarar vermez.

Geçen gün bir arkadaşım güle güle anlattı bahçelere dalmayı.

"Biz üç kişi olurduk.Bir erkete,bir ağaca tırmanan ve bir de toplayan.En korkağımız belli ederdi kendini.

"Sıkıştım, 'ehim' geldi." Diyeni gözcü bırakır sonra dalardık bahçeye.En zor bahçe, eski top sahasıyla, eski cezaevinin yakınındaki Yaşar Altay'ın kale duvarı gibi korunaklı bahçesiydi.Ayvanın kralı,Van'ın meşhur mellaki armutu o bahçede yetiştirilirdi.Birbirimizin sırtını merdiven yapar duvara öyle tırmanırdık.O ayvaların,armutların tadı hiç bir bahçenin ayvalarının tadına benzemezdi.Ayvalar sulu ve mis kokulu ekmek ayvasıydı."

Arkadaşa:

-Hiç yakaladınız mı?"Diye sordum.

"Hayır!" Dedi.Ama bahçe sahipleri bahçeye dalanları tesbit edip babalarına şikayet etmiş.Bir keresinde babası onu söğüt dalıyla bir güzel dövüp:

"Bahçemizde envayi çeşit meyve var, sen utanmadan elin bahçesine giriyorsun!"Diye yapıştırmış sopayı.

Bu garip durumu da izah etti arkadaş:

"Babam haklıydı...Bahçemizde her tür meyve vardı.Ama elin bahçesindeki bize göre çok daha lezzetliydi."Dedi.

Geçtiğimiz yıllarda sizlerde mutlak görmüşsünüzdür. Facebook ta güzel bir resim vardı.Bahçesi olan yüce yürekli bir insan tabela aşmıştı bahçesinin duvarına.

"Bu bahçeden meyve yemek helâldır."Diye.

Yine bir sosyal medya paylaşımında, gavur(!) dediğimiz Avrupa ülkelerinden birinde bahçesi olanlar fazla meyveleri poşetler içinde bahçe duvarına asıp,ihtiyaçı olanlara bırakmıştı.

Öyle de... Benim emeğim diye bencilliğe yatanlar da yok değildi.Çocukluğumun mahallesinde bir Laz Osman amcamız vardı ki yukarıdaki cömertlik örneğinin tam tersini yapardı. Evinin arkasındaki küçük bostanına,bahçesine çoluk çocuk girmesin diye düşük voltajlı elektrik teli çekmişti.Giren olursa cızz!..

Şaka bir yana, şimdi tüm bahçeler yaz bereketi meyve yüklü.Güz kapıda.Bağ bozumu ve meyve hasatı yapılacak. Dilerim bağ ve bahçe sahipleri göz hakkı geleneğini hatırlar, olur ya bir de bahçelerine dadanan verdeçeleri görmezden gelip,hoşgörü gösterirlerse şık olur.

Ne demiş bilgeler:

"Paylaştıkça çoğalır."

*verdeçe:ele avuca sığmayan,yaramaz.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...