Çarşamba, 11 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Ne güzeldir çocuk şarkıları

Ne çok özlüyorum ömrümü verdiğim öğrencilerimi.Bir köşeye kaldırıp koyduğumuz resim albümündeki çoğu siyah beyaz fotoğraflara bakıyorum zaman zaman.

Şimdi büyümüş ve çoluk çocuğa karışmış öğrencilerimle bazen sokakta,pazarda karşılaşıyorum.Kimi zamanda sosyal medyada. Kocaman insanlar olmuş öğrencilerimin bir tek değişmeyen yanları gözleri.O hiç eksiltmedikleri gülümsemeleri,sevecen bakışları duruyor.Seviniyorum bu değişmeyene.Zalim hayat ezip geçememiş gözlerindeki parıltılarını.

Resim ve müzik dersi en sevdikleri derslerdi.Rengarenk boyalarıyla yüreklerinden geçen duygularını gökkuşağına dönüştürüyorlardı.

Ya müzik dersi?Günlük ders programında son derse sıkıştırılmış müzik dersini biz en bunaltan anlarda da devreye koyabiliyorduk.Birden değişiyordu ruh halleri ve tazeleniyordu coşkuları.

Bu sabah güzel bir çocuk şarkısı paylaştım sosyal medyada.Ormanların yandığı,maden ocaklarının yeşil alanları altına üstüne getirdiği bir sırada şarkının sözleri ve ezgisi büyüleyiciydi.

"Tohumlar fidana/Fidanlar ağaca/Ağaçlar ormana dönmeli yurdumun" Diye başlayan etkileyici şarkıyı sadece kendi grubumda değil tüm gruplarda paylaştım.

Bir şarkı daha vardı ormana dönük.

"Uzun ip belimizde/Baltalar elimizde/Biz gideriz ormana."Diye başlayan.Öğrencilerimle o şarkıyı balta var diye repertuvarımızdan çıkarmıştık.

Yurdumuzun çalıştığım her köşesi güzeldi.Van,Şanlı Urfa,Antalya...

Şanlıurfa'da Harran ovasının insanıyla ve doğasıyla tanışmıştım.O zamanlar Atatürk Barajı yoktu ve insanlar,bitkiler,hayvanlar,
dağ, taş suya hasretti.O çok zor yaşam koşullarında bile doğa devinimini sürdürüyordu.Çobanlar yazılardan toklularıyla dönerken heybelerinde küçük kardeşlerine yeşil nohut, kökü soğansı tatlı helivanı söküp getiriyorlardı.Oradaki çocuklarımla ne çok söylüyorduk:

" Yağdır mevlam su." Şarkısını.

Antalya'da Elmalı'nın Tavuklar köyünde dört bir yanımız elma bahçeleriyle kuşatılmıştı.Sarkılarımız yine doğa temalıydı.

Antalya merkez Topallı köyü ise yanında akıp giden Gelindüştü deresi ve sincapların yuva yaptığı koruluğuyla cennetten bir köşeydi.Gelindüştü deresi güneye doğru akıp dünyanın harikalarından biri olan Kurşunlu Şelalesine dönüşüyordu.Bu şirin köydeki okulumuzda da şarkılarımız tabiat ana konuluydu.

Çocuklarımı çok ama çok özlüyorum..Onlarla seslendirdiğimiz çocuk şarkılarını da...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...