Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Denizi görmeyen çocuklar

Akdenizin gözbebeği Antalya'ya tayin olduğumda kararnamede yazılan yerin adı Elmalı ilçesiydi.Elmalı'nın şirin bir köyü Tavullar da hiç bir zaman sevecenliklerini unutamayacağım köylüsü ile o kısa görev süresinde akraba gibi olmuştuk.

Gün gelip de Antalya Merkez köyüne nakil olduğumda,Cuma namazlarında bir araya geldiğimiz köyün yaşlılarıyla vedalaşırken Durmuş dede:

"Öğretmen bey tez ayrıldın.Bak ne işin varsa Antalya' da gör ve dön.Unutma yayla yaşatır,sahil çabuk kocatır."Demişti.

Durmuş dede sekseni çoktan gerilerde bırakmıştı.Kahvede bir bardak çay içimliği yarenliğinde çeketinin kibrit gözünden minik esans şişesinden kekik yağını çıkarır,şeker üzerine damlatır bizlere de ikram ederdi.Bir damla kemik yağı soğuk algınlığını alır,vücudu dinginleştirirmiş.Kekiğin mucizevi şifasının içerdiği timolden olduğunu biliyordum.Doğup büyüdüğüm memleketimde Toprakkale sırtlarından topladığımız kemik otunu kurutur kavanozlarda saklardık.

Tavullar köyünden bedenen ayrılırken ruhumu da orda bırakmıştım.Elma ağaçlarının cennete çevirdiği o güzel köy ve iyi yürekli insanlarını unutmak imkânsızdı.

Yeni görev yerim Topallı köyüydü.Kurşunlu Şelâlesinin dibindeki bu güzel köy Gelin düştü deresiyle,seralarıyla,daldan dala saklambaç oynayan sincaplarıyla ünlüydü.

Okulun hem öğretmeni hem de orta kısmı açılınca Beden Eğitimi öğretmeniydim.Sincaplara taş atan çocuklardan cirite hazırlık sporu olan fırlatma topu takımı oluşturdum.Sincaplar bu sporla kurtulurken öğrencim Ramazan Çetin fırlatma topu yarışmalarında il sonra bölge birincisi oldu.İlerleyen yıllarda da cirite bölge birincisi ve Türkiye yıldızlar sıralamasında ilk on'a girdi.

Spordaki başarı okula soğuk bakan velileri etkiledi.Devamsız öğrencilerimiz okula döndü.

Günün birinde dersimizin konusu denizlerimizdi.Kimler denize gitti diye sorduğumda kalkan bir iki parmak vardı.Onlarca öğrencimiz Akdeniz'de yaşarken denizi görmemişti.

Onlara denizi yaşatmalıydım.Gezi planını yaparak izin için İl Milli Eğitimine başvurdum.Gezi planında tekne gezisinin de olduğunu gören yetkili müdür yardımcısı.

"Bunlar köy çocuğu.Yüzme müzme bilmez.Gezi planından tekneyi çıkar hoca.Hem kendi başını hem de bizi yakarsın." dedi.

Gezi planını değiştirdim.Ancak hala gönlümde öğrencilerimi tekneye bindirip gezdirmek vardı.

Öğrencilerime planımı anlattım.Teknede denize sarkmak yok.Bize ayrılan bölümde uslu uslu oturacağız dedim.

Gezi günü Antalya yat limanına indik.Heyecan içindeki öğrencilerimle günü birlik gezi düzenleyen teknede yerimizi aldık.Denizi görmeyen öğrencilerimle bir saatlik tekne turu yaptık.

Mutluyduk.Akdenizli olup denizle tanışmamış öğrencilerimle mavi hüzüne nokta koymuştuk.

Daha sonra bu gözü karalığın hesabını tekneyi gezi planından çıkarın diyenlere verirken, elimde bir demet Nergis çiçeği, yüzümde de biraz mahcubiyet vardı.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...