Perşembe, 14 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Yaz rüzgârı

Yaz da rengini soldurmaya başlayınca o içimizdeki
"Aman bir kaç gün tatil yapmalıyım." İsteği de kabarıyor.

Yaz güzeldir.Hele sabah uykularına kıyıp,çıkınınıza bir simit, bir tikke peynir,bir salatalık- domates koyup indiniz mi deniz ya da göl kıyılarına ömrünüz tazelenir.

Kimimiz seyahatlere bayılır..Köy,kasaba,şehirlerarası yetmez; ver elini yurt dışı deriz.Ama illa da Anadolu derseniz sizi altın başaklı bozkırlar,salkım söğütlü,bereketli bağ ve bahçelerin olduğu beldeler gülenyüzüyle karşılar.Köy ziyaretlerinizde yaz ortalarında ev barklarda sessizlik ve sükûnet vardır.Sesler tarlalarda,bostanlarda,bağ ve bahçelerde yoğunlaşmıştır.Siz toprakta çalışanlara imrenirsiniz toprakta çalışanlar da size.

En son kır gezimiz Uşak' ın Kırka köyüne olmuştu.Her kes tarlasında,bağında,bahçesinde iş tutarken biz "cik!"diye ortaya çıkmıştık.

Hayatımda ilk defa bamyayı dalında görmüştüm. Ve akraba evinin ilk sabahında sanki üstüme vazifeymiş gibi sessizce evin önündeki bamyaları toplayıp seyrine koyulmuştum.Sahi siz hiç bamyayı dalında gördünüz mü?Yeşil bir kristal küpe gibi salınır dalında.Uzanıp kopardığınızda;hafif ve ketensi,naif haliyle size doğanın muhteşem gücünü hatırlatır.

Akrabanın su zengini bostanından şamama(kırlangıç),kavun dererken garip bir mahcubiyet hissetmiştim.

İçimden geçen:

-Hiç emeğim yok iken buradan aldıklarım helal mi?
Sorusunu daha sonra:

-Allah misafiriyiz.diye içgüdüsel olarak bastırmıştım.

Şeytan kulağına kurşun son üç beş gündür Antalya serin.Hani Balkanlardan gelen serin ve yağışlı hava var ya..Temmuz da hamama dönüşen Antalya sıcak ve nemine biraz mola verdirdi.Klimaların yetersiz kaldığı yaz günlerinde bu sürpriz serin ve nefes aldıran günlere "armağan günler"adını taktım.

Düşünün öyle sıcak ve nem ki; gecenin bir yerinde yapış yapış uyanıp serinlemek için duşa giriyorsunuz...Sonra da uykuyu arıyorsunuz ama nafile, hak getire.

Klima uzun süreli açık olunca dokunuyor.Oranız buranız tutulunca tadınız da kalmıyor.Çare balkonlara kaçmak. Ama ben basit bir yöntem buldum.Minik bir vantilatör alıp yatağımızın ucuna yerleştirdim.Bunaltıcı anlarda basıyorum düğmesine en küçük devirinde çalıştırıp uyuyorum.Vantilatörün sesi, çocukluğumuzu yaşadığımız evimizin önündeki başı göğü delen kavak ağaçlarının rüzgarda çıkardığı hışırtıyı hatırlatıyor.

Demedi demeyin.Sayılı günler geçip gidiyor.Yaz mevsimi sararmaya başladı.Bırakın onu bunu yapacağım vesveselerinize, çıkın tatile.Çıkamıyorsanız, sabahları erken uyanın.Ne demistim.Bir simit bir tikke peynir.

Ayaklarınız yer tutuyor,sağlığınız elveriyorsa gezin görün.Sonrada yediğiniz içtiğiniz sizin olsun, gördüklerinizi bana anlatın.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...