Çarşamba, 18 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Kırmızı gül

Her şey insanın isteği doğrultusunda gerçekleşmiyor.Düşünceler,duygular muhteşem bir görünmez sihirli kalemle yazılıyor.

Bütün bunlara kimi yazgı diyor,kimi hayatın gizemli kurgusu.

Dünü sorgularsak eğer...

Seven sevdiğine kavuşabiliyor muydu?

"Ya nasip!" Sözünün açılımında mıydi yukarıdaki sorunun yanıtı.

Geçmişi düşünürüz sıkça. Aralarız yılların sayfalarını.

Sevdalar, küçük bir kentin sosyal hayatında tabular ve feodal düşünceler altında sıkışıp kalmamış mıydı?

Gizli yazışmalar,arabulucu ablalar,abilere rağmen kaçımız sevdiğimize "Seni seviyorum."Diyebilmiştik hatırlayanınız var mı?

Nice sevdalar,kalın ciltli bir kitabın sayfalarına bırakılmış kırmızı bir gül gibi günah olgusunun presinde tutsak tutulmamış mıydı?

Sokakta kız kardeşiyle yürürken bile tedirgin olan ilk gençliğimizde kolay mıydı sevdalarımızı harbi itiraf etmek?

Saklı aşkların ince hastalığının diğer adı kara sevda değil miydi?

Ve nihai kaçınılmaz son "kader" olup çoğunun başını yemedi mi?

Kimimiz sevmeden,sevilemeden; kimimiz dar kalıplı akraba evliliklerinden başımızı yakmadık mı?

Ve bütün bu açmazlar en çok kullandığımız sözcükleri yerleştirmedi mi hayıflanma nidalarımıza.

"Keşkeler,bir daha dünyaya gelsem,ah pişmanım."En çok kullandığımız sözler olmadı mı?

Zamanın ömürlerde bıraktığı izleri hiç bir güç silemiyor.

Gün, insanın yaşadıklarıyla hesaplaşmaya geldiğinde bir büyük pişmanlık insanın söyleyemediklerinin acıtan özeti oluyor.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...