Pazartesi, 17 Aralık 2018
Nevriye UĞURLUEL

Aşure zamanı

Bazı zamanlar ve günler tarihe geçmiştir. Aşure günü de Muharrem ayının onuncu günüdür. Bu günden itibaren belirli bir süre daha aşureler pişirilir, dağıtılır.

Her tatlının genelde bir zamanı vardı. Dini bayramlarda baklava, Ramazan’da güllaç, kandillerde lokma, ölümlerin ardından da helva yapılırdı. Bu tatlılar evlerde yapılırdı genelde, emeğin ayrı bir güzelliği, lezzeti olurdu.

Bu günlerin dışında mesela bir gün birine lokma verseniz, “hayırdır, kandil miydi, ben mi unuttum” diyerek şaşkınlıklarını dile getirirdi.

Bu özel zamanlardan biri de aşure zamanıdır. Aşure tarihçesine girmeyeceğim...

Aşure yapmak ayrı bir emektir.. Genellikle içine en az yedi çeşit katmaya dikkat edilir. Buğday, nohut, fasulye, pirinç, kayısı, üzüm, incir, fıstık, portakal kabuğu vs. konur. Nar, ceviz, badem, fındık ve tarçın ile süslenip, lokma, helva gibi konu komşuya dağıtılır. Bunun için en az yedi kapı dolaşılırdı.

Belediyeler, kurumlar, şirketler vs. herkes aşure dağıtıyor artık… Yiyebilen, yapamayan, canı çeken herkese ulaşıyor.

Ayrıca zaten artık pastanelerde, her çeşit tatlıdan istediğiniz her an bulunabiliyor.

Nerede evde yapılan o tatlılar, nerede o eski lezzetler…

Gelenekleri devam ettirmek bakımından insanlık tarihi kadar eski olan bu tatlıya sahip çıkmak çok güzel bir davranış…

Allah kabul etsin...

Nevriye UĞURLUEL

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2018-10-27

""

Mustafa ÖZBAŞ
Mustafa ÖZBAŞ2018-10-27

""

Mustafa ŞİMŞEK
Mustafa ŞİMŞEK2018-06-08

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2018-10-21

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2018-11-12

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2018-10-27

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2018-05-30

E-bülten Gurubu

bize katılın ...