Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Sini

Antalya'nın Elmalı ilçesine öğretmen olarak atandığımız ve bir kamyon sarımı ev eşyasıyla yola çıktığımızda kafamızdaki tek soru yeni yaşam çevresindeki dostluk ve komşuların ne olduğuydu.

Bütün bir gece kamyonun içinde bu soru dolanıp durmuştu kafamızın içinde.

Çünkü bizim büyüdüğümüz küçük çevre içinde en mukaddes değer komşuluk ilişkileriydi.

Kamyon şoförü Denizli'nin bir kasabasındandı.Kamyonu ikinci elden almış,hayatına bir sürü ödenmesi zorunlu senet prangaları vurdurmuştu.

Hadi bir saatlik mola verelim desem de hayır diyor, gripin içerek uykusunu dağıtıyor ve gaza basıyordu.

Çoktan Diyarbakır'ı geride bırakmış,peygamberler kenti Şanlıurfa'yı aşmış,Gaziantep'in Gavur dağlarına yönelmiştik.

-Gel!dedim bir mola ver birader.

"Yok dedi iyiyim."

Ekmeğine sımsıkı sarılmış bu genç adamın inadı inattı.Her viraj,her rampa gecenin içinde bir yıldız gibi kayan kırmızı kamyonun tekerlekleri altında eriyordu.

Anamur yakınlarındaki son virajda artık dayanamayıp

"Çek kamyonu şu çeşme kenarına yüzümüzü gözümüzü yıkayalım! Dedim.

Razı oldu...Çeşmenin üstündeki yol lokantasında çorbalarımızı yudumladık.Bir ara başını masaya koydu:

" Beş dakikayı geçmesin mutlaka uyandır beni hocam!" Dedi.

O beş dakikaya yirmi beş dakika da ben ekledim sonra uyandırdım.

Şafağın çökmesi yakındı.Uzaktan gelen ezan sesini dinledik,çeşmeden yüzümüzü boyun kökümüze kadar yıkayıp sonrada

"Ya Bismillah!" Deyip yola revan olduk.

Sağ salim Antalya'ya, oradan Elmalı'ya geçtik.

"Hadi hocam, gözün aydın!" Dedi genç adam.

Yükümüzü Elmalı'nın Seksen Evler yerleşkesine indirdik.

"Bak bugün arife günü. İzin ver bir nefeste Denizli'ye köyüme çocuklarıma kavuşayım sakın eyletme beni!"Dedi.

Helallaştık.. O yoluna, biz işimize koyulduk.

Arife günü ve sabahı bayram.

İşte o telaşla eşyaları bacım ve eşime bırakıp yarım saatlik uzaktaki çarşıya koştum...Ne bulduysam alıp döndüm ki, bizimkiler adeta pert olmuş.

İşte o anda karşı komşumuz yetişti imdadımıza.

Kocaman bir sini ve içinde Allah ne verdiyse kahvaltılık,ardından koca çaydanlıklı ve demlikli çay!

"Hoş geldiniz!"Dedi güler yüzüyle Aysel teyze ve yanında duran kızı Cemile.

İşte kafamdaki yiyip bitiren soruya yanıt bu iki güzel insan olmuştu.

Kocaman bir sini ve içinde hoşgeldin diyen meleklerin engin yüreği.

Antalya serüvenimiz böyle başlamıştı ve doğduğum Van kentine Antalya kardeş kent olmuştu.

O sini ve sahipleri görevimize daha sıkı sarılmamızın belleğimizde ve yüreğimizdeki azmi,kıvancı olmuştu.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...