Cuma, 6 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Van'da bir iftar vakti

Çok değil bir kaç yıl önceydi.Henüz o yürekleri paramparça eden büyük deprem yaşanmamıştı.

Ramazan ayıydı ve bacım Nuran hanımın misafiriydim.

Her kes niyetliydi bende sağlık sorunum nedeniyle iyi niyetliydim.

Sürpriz olsun diye eve erken gelmiş, işte olan bacım ve rahmetli damadımıza,yeğenlerime kafama göre Van tavası yapma hazırlığı içine koyulmuştum.

Özene özene hazırlık yaparken bir taraftan da anacığımın:

"Acı ve baharatsız yap.Acı bize dokunur.. "Nasihatına uyarak malzemeyi geniş sahanlı kuşğanaya(büyük tencereye)yerleştiriyor soğan ve sarımsağı bolca koyuyordum.

Anam:

"Acele etme.İftara bir saat kala pişir ki kokusu esmana yayılmasın oğlum."Diye titizleniyordu.

Pişme süresini ve demlenme anını hesaplayıp beklemeye koyulurken anacığım:

"Komşu hakkını unutmadın değil mi?"Diye uyarınca koca tencereye bu kez ilave malzemeler eklemiştim.

Komşu hakkı!

"Gız ana! Hala bu gelenek var mı ki?"Diye sorduğumda.

"Olmaz mı oğlum.Bu mutfakta pişen ne varsa en az üç komşuya tattırılmadı mı bacın sofraya oturmaz."Yanıtını vermişti.

Zaman yaklaşınca pişirme işine koyulmuştum.Önce bir güzel kaynamasını sağlayıp sonra içi et ve malzeme dolu tencerenin altındaki ısıyı minumum azaltıp, salata işine koyuldum.Anacığım da yanına her iftar öğününün olmazsa olmazı minik köfteli,bol nane aromalı şehriye çorbası yaptı.

Mutfağın köşesinde hazır nazır duran koca tepsiye de tabaklar yerleştirip:

"Bunlarda komşu hakkı için bacının götürecekleri."Dedi.

İlk gelen Nuran hanım olmuştu.Mutfaktan yayılan hoş yemek kokusuna:

"Ooo! Güler sultan neler pişirmiş böyle." Diye gülümsemişti.

Anacığım göz ucuyla işaret edip:

"Aben hüneri."Demişti.

Ev halkı toplanmaya başlamış,iftar masası hazırlanıyordu ki kapı çalınmıştı.Her kapı çalınışında bir komşu elindeki tepsisinden bir yemek sunmuştu.

Kimi sarma,kimi fırınlanmış makarna kimi de yöresel tatlı getiriyordu.

İftar soframıza sanki bereket yağıyor ve çeşniler bir değil beş oluyordu.

Bizim pişirdiğimiz yemekte konu komşuya tadımlık sunulmuş ve okunan Ezan-ı Muhammetle iftar masamıza oturmuştuk.

Aradan yıllar geçti...Ama inanıyorum ki bizim ellerdeki komşuda pişer, bize de düşer o güzel geleneği bugünde devam ediyordur.

Ne dersiniz devam ediyor mudur?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...