Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Fırtınalı günler

Pazar sabahı yağmurla başlamıştı.Önce inceden ince sonra,bulutdüştü misali iri taneli ve bardaktan boşanırcasına.

Bir gün önce sınır harekatı başlatmıştı ülkemiz.Siyasi atraksiyonlarla çözülemeyen bölgesel sorun artık askeri müdahale ile çözülmeye çalışılacaktı.İşte bu ruh haliyle Pazar gününü kaplayan bulutlar ve yağan yağmur şöhretli Akdeniz kentine de sanki bir kasevet yüklemişti.

Bu yazıyı yazarken gün çoktan Pazar'dan,Pazartesi'ne dönmüş,saat sıfır biri de geride bırakmış.

Bir ara dinen yağmur ve aralanan bulutlar arasında gökteki ay son on dördünün ışığıyla göz kırparken birden deniz yönündeki bölük pörçük bulutlar bir araya gelip ay ışığını altlarına alarak gri ve yoğun bir renkle geceyi koyulaştırdı.Ve ardından sanki pusudaymış gibi esen rüzgar fırtınaya dönüştü.

Antalya'da gece yarısı ve kusursuz bir fırtına ta deniz tarafından alabildiğine güçlü bir biçimde uğuldayarak ve hatta arada bir homurdanarak esiyor.

Kesin kes şu an denizin dalgaları kabararak sahil şeridindeki yola taşmış,palmiye ağaçları son nefeslerini vererek köklerine tutunmaya çalışıyordur.

Bu fırtınalar her yıl biz fakirin de mütevazi balkon panjurlarına toslar,sanki hım bunları da alıp götüreyim diye yüreğimizi pırpırlar.

Şu an uğul uğulduyor fırtına.Arada bir sanki biraz dinlenir gibi oluyor tam durdu şükür diye sevineceğimiz sırada sil baştan devam ediyor.

Düşündüm de üç kuruşluk panjurlar için kaygılanırken ben şu an yatağında kıvranan ne çok anne ve baba var.Dudakları duada,yürekleri sürekli dönen bir saatin çarkından çıkan tik taklar gibi çarpan.

Onlar asker anaları...

Ya obüslerin,tank paletlerinin,jetlerin kulakları sağır eden gürültüsünde sabah güneşinin nasıl doğacağının kaygısındaki bölgedeki sivil halk?

Okyanus ötesi güçlerin daha çok paylaşım odaklı emellerinin coğrafyamızda yaratmaya çalıştıkları mahşer ne zaman sona erecek?

Ne zaman anlayacak insanlık savaşsız bir dünyanın çok daha güzel olacağını?

Şu an yaşadığım kentte fırtına devam ediyor.Sanki iki günden beri içimizde süren yarın ne olacak fırtınası gibi.

Tüm yüreğimi avuç içlerimin içine alıp tek bir canın yanmaması için dua edeceğim.

Ve biliyor, inanıyorum ki bir gün insanlık barışın tek kurtuluş olduğunu anlayacak...

Bir gün mutlaka!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...