Çarşamba, 18 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Kış hatıraları

Karın sesi sessizliğin sesi gibidir.

Birden kesilir gibi olur rüzgar ve ılık bir dokunuşa dönüşür hava.

Başınızı gökyüzüne kaldırdığınız zaman sanki hünerli bir terzinin makasında ince ince kestiği tülün zerreleri gibi saçılarak iner.Okşar yüzünüzü,dudaklarınıza dokunur,saçlarınıza yapışır minik beyaz bir kelebek gibi kar taneleri.

Ağaçlar griden ak tona dönüştürürken renklerini,dallarda kalmış sarı hazan yaprakları sanki işgüzar bir ressamın fırçasından çıkan şekiller yansıtır.

Kirpiklerinize biriken kar tanelerinin altından uzaklara bakmak istersiniz ama o tülden şeffaf renksizliğin ötelerini kar yağarken göremezsiniz.

Ne zaman kar yağsa o serseri ya da hercayi ilk gençliğin akşamlarını hatırlarım.

Tepebaşı Mahallesinin hastahane sokağında biz kafadar "mehleliler" paltolarımıza,kabanlarımıza bürünüp kar kesen yollara iayak izlerimizi bırakır, Hastahane bulvarının Gençlik ya da Kiraz Çay Evinde kıtlamalarımızı yudumlar, akşamın ilerleyen saatlerini bekler,Cumhuriyet Caddesinin orta yerindeki Halk fırınına uğrar,Laz İbrahim ustanın gündüzden hamurunu yoğurttuğu mayası bereketli ekmeklerin gece vardiyasında pişenleri oğlu Yaşasın'dan alır, koltuk altlarımıza sıcacık sıcacık yerleştirip, üşüyen parmak uçlarımızla mıncıklayarak koparıp yer ve sokaklarda volta atardık.Hele bir de sarı ve tuzlu leblebi de almışsak o yağan karın altında dolaşırken taze ve sıcak ekmekle yiyerek kış gecelerinin sessiz sokaklarında gölgeler oluştururduk.

Ne ellerimizin,ne ayaklarımızın ne de yağan karın giderek soğuttuğu havanın kırmızı havuca dönüştürdüğü burnumuzun,karıncalanmaya başlayan kulaklarımızın üşüdüğünü hissederdik..

Kimi zaman zulamızda ucuzundan ateş sularımız olurdu.Şermiklenirken gönlümüzü titretenleri de yad ederdik.

İlk kar yuvaya yeni doğmuş bebek gibidir...Hiç gitmesin, hep kalsın diye üstüne titrediğiniz misafir gibidir.

Evdeyseniz pencerelerden dışarı bakarken buğulanan camın ötesine geçmek ve kar tanelerinin arasına katılmak istersiniz.

Bu romantizmin arka planı hiç mi hiç aklınıza gelmez...Yolların zorlaşacağını,sobasında ateşi olmayanları unutursunuz.

Eğer toprak damlı bir evin yetişkinlerindenseniz eşikte duran mecrefe,sekavül sabahın ayazında size göz kırpar...Yapış bize,çık dama,küre,süpür karı ağırlaşmasın yükü dercesine bakar.Sabahın köründe ateşi çoğaltılan sobaların sıcağı içten içe eritir karı,ağırlaşır damın üstü.İhmali zarar verir merteğine,üstü samanlı çamurla sıvanmış yüzüne.

Sözün özü kış güzeldir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...