Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Van’da bir yeşil alan bakınız nasıl kurtarıldı

Akarsular, ırmaklar, göller doğayla ilgili bütün değerler sadece bir ülkenin, memleketin değil, tüm dünyan insanlığının ortak malıdır.
Bu amaçla yola çıkan Van Gölü Aktivistleriyle bu yaz Temmuz ayında Molla Kasım yerleşkesinde buluştuk.
Kaygılıydılar, hüzünlüydüler çünkü aldıkları bir habere göre Van kenti merkezinde bir yerleşim alanının tamda kalbinde adı Milli Egemenlik alan TOKİ tarafından satış listesine konmuştu.
Yer askeri alandan kalan güzel bir noktadaydı ve o yer satıldıktan sonra büyük olasılıkla betona teslim edilecek, kim bilir AVM veya her hangi amaçlı bir yapı zaten yeşilini kaybetmekte olan şehrin orta yerinde bir çıbanbaşı gibi yükseltilecekti.
Bir araya gelen çevreci delikanlılar henüz satış aşamasında olan yerin satılmaması için neler yapılacağını düşünüyorlardı.
Tüm düşünceler aklın ekseninde yürütüldüğü için durumdan Van Valisinin haberdar edilmesini ve bu büyük yanlıştan dönülmesinde odaklaşıyordu.
Hayt huyta, kent insanını tahrik etmeye, protestoya gerek kalmaksızın ilk adım yetkililerin sağduyusuna seslenmekti.
Akıllar bir araya gelip, doğru karar ortaya çıktığında ilk görev Van Sesi Gazetesinin durumu birinci sayfasında duyurmaktı. O öneri görevi naçizane tarafıma verilince, telefonla aradığımız Van Sesi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İkram Kali’ye haber vermek oldu. Ve Sayın Kali hiç tereddüt etmeden Milli Egemenlik Parkının satış listesine konulduğu ve bunun şehrin doğal dokusuna zarar vereceği anlatıldı.
Bir diğer yöntem de sosyal medyadan o yeşil alanın satışı halinde yaşanacak sıkıntılara görüş bildirmek, yorumlar yazmak oldu. İlgi hızla toplumsal hayata yayıldı.
Diğer adımın adı da VATSO Başkanı Necdet Takva’nın henüz yeni atanan Van Valisiyle görüşme talebinde bulunması ve bu önemli hatta olağanüstü yanlıştan dönülmesiydi.
Başka ilgi çekici alternatifler de vardı. Onlar Necdet Takva’nın görüşmesi olumsuzlukla sonuçlandığında devre konacaktı. Örneğin ülkemizin önde gelen çevreci bilinci ve sosyal sorumluluğu olan sanatçıları devreye koymaktı.
Düşüncelerin birinin başladığı diğerinin bittiği o gece de artık her şey kent valisinin tavrına bırakıldı. Ve katımcıların hepsinin de umudu büyüktü ve yeni Van Valisine olan güvendi.
Ertesi gün heyecanla beklenen haber Necdet Takva’dan gelince Molla Kasım yerleşkesinde sevinç çığlığı atan bizler sonsuz mutluyduk.
Van Valisi bizleri yanıltmamıştı ve VATSO Başkanı Necdet Takva’ya Mille Egemenlik adının TOKİ satış listesinden çıkarıldığının müjdesini vermişti.
Hemen hemen kırk saatlik sürecin sosyal medyadaki artçı şoklarına baktığımda bu muhteşem stratejiden her kesin çok mutlu ve az kimsenin de o eski şarkıyı söylediğini gördüm.
Eski şarkıyı söyleyenler çelişkilerin keskinleşmesini, toplum üzerinde negatif etkiler yaratmasından yanaydı. Yeni şarkının adı ise uzlaşmak ve önce uzlaşmak, vicdanlara seslenmekti. Ve o ses, seslerimiz akılcı yöntemlerle zaferi yakalamıştı.
Bugün yani 5 Ağustos 2017 günü hayatı kurtarılan o yeşil alanda Mavi Fularlıların pikniği vardı. Pikniğin amacı ve alkışlanacak mesajı TEŞEKKÜR içeriyordu.
Teşekkür akla, sağduyuya, hoşgörüye, takım ruhuyla harekete, kent merkezinin yönetim erkineydi… Teşekkür Van Gölü Aktivistlerine, göreve yeni başlayan Van Valisinin ileri görüşlülüğüne, devlet adamlığınaydı.
Hazır bu yazıyı yazmışken şunları da eklemek isterim.
Molla Kasım tatil beldesinden günü birlik yararlanacaklara yazlıkçıların hoşgörü göstermesi. Unutmasınlar ki kıyılar ve tabiatın tüm unsurları her kesindir. Günü birlikçi tatilciler de unutmasınlar ki gözbebeği gibi korunan Van Gölü kıyılarını buldukları gibi yine tertemiz bırakılması bir insanlık görevidir.
OHAL kapsamında ve güvenlik nedeniyle etrafı bariyerlerle çevrili Hükümet Binasının önünde Atatürk anıtı var. O anıtın bariyerlerin ardından görünüşü başka ülkelerden Van’a gelen yabancı konuklar tarafından yadırganmakta. Bariyerlerin kalkması ve güvenlik için daha farklı yöntemlere yer verilmesi en büyük dileğim.
Son söz…
Van Valisinin Van’da sivil toplum kuruluşlarıyla olan sıcak ve içten diyalogu, monotonlaşmış devlet kurumlarının yöneticilerini asli görevlerinde liyakatlerine uygun çalışmaya yöneltmesi övgüye değer.
Van Müzesinin, kütüphanesinin bir an evvel kapılarını açması, kentin orta yerindeki Tekel binasının hal yoluna konulup kültürel bir aktiveye dönüştürülmesi sabırsızlıkla beklediğimiz müjdeler olacaktır.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...