Pazartesi, 21 Ağustos 2017
Zeyyat ŞAHİN

GEÇ KALDIM…

Ben hep geç kaldım ve geç uyandım uykulardan. Ve bu yüzden kaçırdım; erken, sesiz ve serin sabahları. Bu yüzden “GİTME” diye haykırdığımda kimsecikler duymadı beni. Çünkü herkes gitmiş ve ben, tenhasında kalmıştım hayatın, uzağına düşmüştüm ay aydınlığının. Ve bütün geç kalmışların telaşıyla hayata daldığımda hayatın ortasında yapayalnız kaldım. Yaşayamadığım hayatlar, yangınlarına tutulduğum hikayeler geç kalmışlığıma nişane oldu.

Ben hayatta hep geç kaldım ve azaplarla ödedim bunu, azaplara terk edilmiş bir yüreğin sızısı sardı gönül yurdumu. Dağlı bir çocuğun aklıyla akletmenin, düşlerimin peşinden dağları aşamamanın acısıyla dağlanmış bir yürek taşıdım ömrümce ve ömrümce düşlerini gördüm yürek sıcaklığı taşıyan bir sesle sabahlara uyanabilmenin.

Oysa bir kez geç kalınırsa kaçırılırmış tüm hayat ve işe yaramazmış hiçbir sözcük ve anlamını yitirirmiş bütün cümleler. Bunu bile geç anladım; çünkü geç kalmıştım taş olup ağırlığınca kurulmaya, ağaç olup ebedi kök salmaya yar yurduna.
Ben hayatta hep geç kaldım ve hiçbir gecikmeme akla uygun, akıllarda kalacak bir mazeret bulamadım. Çocuktum, dedim, dağların ve dağlıların töresince davrandım, dedim. Kocaman bir suskunluk oldu, sızılar içinde kaldı yürekler; ama yine de makbul sayılmadı mazeretim. Bütün geç kalanların yaptığı gibi kapı önünde uydurulmuş bir mazeret sayıldı sözlerim. Hiç bir mazereti kabul görmeyenlerin ve hiçbir mazereti kalmayanların akıbeti beni de buldu. Affı imkansız ve kesin bir cezaydı bu: EBEDİ SÜRGÜN. Geç kalmıştım ve geç uyanmıştım sabahlara, elbet kesin ve elbet affa kapalı olmalıydı ceza.

Ben hayata hep geç kaldım ve hayat geçip gitti önümden. Hayatın kıyısında kalanların ve geç kalmışların hüznü sindi yüzüme. Kahkahalarına imrendim insanların. Olması gereken yere, olması gereken zamanda varanların hikayelerini okudum gıptayla. Ve her defasında hikayesiz kalmanın hikayesi bir hayatta kıvrandım.N e sesimi duyan vardı ne de sızımı anlayan; çünkü geç kalmıştım ve elimi uzatmayı becerememiştim hayata.

Ben hep geç kaldım ve hayat geç kalanlara tavizsiz ve tahammülsüzdür. Üstelik de kimsenin niyeti yoktur beklemeye, kimsenin niyeti yoktur gel demeye.

Ben hayatta hep geç kaldım ve artık hiç acelem yok. Ne bekleyen var çünkü ne de yetişmem gereken bir menzil. Sesime sağır, sözüme ağyar oldu menzilim; çünkü geç kadım, çünkü gecelerin karanlığında kaldım..

Zeyyat ŞAHİN

Zeyyat ŞAHİN

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Mustafa ŞİMŞEK
Mustafa ŞİMŞEK2017-08-04

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2017-08-14

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2017-08-11

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2017-08-20

""

Zeyyat ŞAHİN
Zeyyat ŞAHİN2017-07-07

E-bülten Gurubu

bize katılın ...