Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Yeni yıl barışın ve huzurun yılı olsun

Nasıl üzüldük, içlendik, kaygılandık, korktuk, umutsuzluğa kapıldık koca bir yıl.
Kumpaslar, entrikalar, dalavereler, günahsız insanların çektiği acılar, beklenmedik anlarda beklenmedik yerlerde patlayan patlayıcı maddeler ve yiten canlar.
Bunlar yetmez gibi sübyancı rezillerin emanet canlara kötülükleri.
Ve tekmil yanlışlara, beceriksizliklere verilen tek sözcüklü özeleştiri:
“Kandırıldık!”
Birey katında yapılan yanlışlıklar ve eksiklikler giderilebilir. Ancak devlet katında hiçbir yanlış ve eksikliğin özrü ve telafisi yoktur. Tek çaresi bulunulan sorumluluğu terk etmek ve işi ehlilerine emanet etmektir.
15 Temmuz, tarihin içine yuvarlanmakta olan 2016 yılının alarm günüdür. Devlet içine yuvalanmış şer odaklarının köklü bir devletin temellerine döşenen yok edici imha patlayıcıların son anda fark edilmesi ve yine halkın vicdan ve sağduyusunda boşa çıkarılmasıdır. Bu ana kadar gelinen sürecin adı ise şüphesiz ki gaflet ve delalettir.
İç ve dış politikadaki deneyimsizlik, bütün dağları ben yarattım kararları ülkemizi sıkıntılı bir sürece taşımıştır.
Cumhuriyetin ana sigortası olan yurtta barış, dünyada barış ilkesi sıradan bir ilke gibi görülmüş, sınır ötesi güç gösterisi hezeyanları komşularımızla aramıza güvensizlik duvarları örmüştür. Batı ülkelerinin gizli Ortadoğu emellerine artılar sağlanmış, devlet katındaki sayısız danışmanlar yaşanan tehlikelere dikkat çekmek ve an geldiğinde kral çıplak demek yerine ucuz alkışlarla, pohpohlayan eleştirilerle liderlerin önünde pembe tablolar yaratılmıştır. Siyaset tablosundaki milletvekili sandalye sayısı psikolojik üstünlük duygusu yaratmış, güç sarhoşluğu derleyiciliğin, toparlayıcılığın üzerinden bir silindir gibi geçiştirilmiştir.
Kısacası ülkemiz içeride ve dışarıda şer güçlerinin tehdidi altındadır. Bu tehlikenin yok edilmesinin tek formülü üretim ilişkilerinin iyileştirilmesi, özgürlük ve demokrasi üzerindeki prangaların kaldırılması, dinci temalı örgütlerin devletin yakasından çekilip alınması, liderlerin bir partinin karizmatik liderliğini bir kenara bırakıp ülkedeki tüm yurttaşların lideri olmak için çaba göstermesidir.
Bir ülke alt ve üst geçitlerle, devasa köprülerle, binlerce kilometrelik yollarla müreffeh ve huzuru sağlayamaz.
Bir ülkenin mutluluğu ve huzuru değerlere, inançlara, düşünce özgürlüğüne saygı ile rızık peşinde koşan vatandaşlarının aşını, ekmeğini, üretim alanlarındaki işini çoğaltmakla sağlanır.
2016 yılını özeleştirisi bunlardır.
2017 yılının barış, huzur ve mutluluk içinde bir yıl olmasının tek çaresi bildiğimiz liderlerin egolarından sıyrılıp halkını kucaklamasıdır.
Unutmasınlar ki kitleleri bir arada tutmanın en güzel yolu birlik ve kardeşliktir.
Tüm liderler:
“Ne dilerseniz o çıkar karşınıza.” Sözünü asla unutmamalıdır.
Dilekleri de kardeşliğimiz olmalıdır.
2017 yılının hem ülkemize hem de dünyamıza barış ve huzur getirmesini diliyorum.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...