Pazar, 25 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Nazım’dan sonra Yılmaz Güney’e de memleket iadesi

Köy köy gezen,sırtındaki 16mm’lik film gösteren makineyle Anadolu insanını sinemayla tanıştıran Yılmaz Bütün gün gelip de kamera önüne geçerek Yeşilçam’ın dev starlarıyla boy ölçüşmüş ve Türk Sineması’nın Yılma Güney’i,çirkin kralı olmuştu.
Yazarlığını sinema sanatıyla bütünleştiren Güney ;salon filmlerinin dışına çıkıp,sosyal konulu filmlerle beyaz perdede boy gösterince ve senaryolarda ağa baskısına,bey sömürüsüne yer verince seyircinin en çok izlediği sanatçılardan bir olmuş,Ağıt filmiyle uluslarası sinema yarışmalarına katılarak Türk Sinemasının da var olduğunu göstermişti.
Ayhan Işık hariç diğer tüm sinema starlarla rol paylaşan Yılmaz Güney oyunculuktaki ustalığını da sinema eleştirmenlerine kabul ettirince sinema sektöründen ekmek yiyen sinema salon sahiplerinin,yapımcıların,sanatçıların,figüranların da sevgilisi olmuştu.
Filmlerinin çekildiği mekanlarda set ekibine,oyunculara gösterdiği saygı ve bonkörlük de hala Yeşilçam emekçilerinin övgüyle söz ettiği Yılmaz Güney kanunlarındandı.
Onun şanssızlığı yetişme tarzından kaynaklanan silaha olan düşkünlüğüydü.
Yumurtalık Savcısının yemek yenilen bir mekanda laf atıp sataşması,alkolün de verdiği rehavetin sonucunda elinin silahına kayması,patlayan tabancadan çıkan kurşunların savcının ölüme neden olması hapsi ve ardından Fransa’ya kaçışını getirmişti.
Yurdundan uzaklarda,sürgünde yaşayan Yılmaz Güney yine de boş durmamış,Türk Sinemasına Altın Palmiye ödülünü kazandıran Yol filmini çekmişti.
Sonrası acı son…Hasret ve yarattığı sıkıntılar Yılmaz Güney’in kanser olmasını tetiklemiş,Fransa’da hayatını kaybetmişti.
Yılmaz Güney efsanesini sürdürmek için eşi Fatoş Güney’in kurduğu Güney Filmcilik tüm filmlerini bir araya toplamış ve bir vakıf sorumluluğunda korumuştu.
Yılmaz Güney’in en akılda kalan filmleri şüphesiz ki
Sürü,Arkadaş,İzin,Endişe,Umutsuzlar,Umut,Ağıt,Yol,Baba ,Aç Kurtlar ve diğerleridir.
Türk sinemasına gerçekçi sinema imajını kazandırıp, yerleştiren Yılmaz Güney için Kültür Bakanlığı tıpkı Nazım Hikmet için hazırlamış bir yasa hazırlayarak itibar iadesinde bulunmuştur.
Bu olumlu girişim Yılmaz Güney sinemasıyla büyümüş biz sinemaseverleri sevindirmiştir.
Böylesine jestler sert geçen ülkemiz politik gündemine şüphesiz ki olumlu katkılar sağlayacaktır.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...