Cumartesi, 24 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Van Gölü Canavarının yuvası bulundu

Önemli bir haber kaynağını Van Gölü Canavarının ini ve beraberindeki yavrularının olduğu yerin saptandığını özel olarak bildirdi. Bu yazının sonunda ya da yorumlarının içinde Van Gölündeki o yerin koordinatlarını okurla paylaşacağım.

………….

Toplumsal bir cinnetin eşiğinde olduğumuz artık haberlerin ışık hızıyla bizlere ulaşmaya başladı.

Genç bir bayanın bir şort giydiği için saldırıya uğraması ve ardından İstanbul’da kent içinde trafik seyrinde bir toplu taşıma aracında öfkeli bir yolcunun sürücüye şemsiye ile saldırarak kazaya yol açması ve olası bir faciadan kıl payı kurtulmanın haberini de TV haber kanallarında yayınlanması hepimizi kara kara düşündürdü.

Sosyal hayatta kitlelerin gerginliğine yol açan olaylar sıradan olaylar değildir. Bir birikimin günün birinde farklı zamanlar içinde ortaya çıkmasıdır. Yani oluşan içsel patlamalardır ve bu patlamaların pusulası korkunç bir cinnete doğru yuvarlanılmasının işaretleridir.

Eğer bireyler toplumsal düzenin içinde mutlu değillerse ve yaşanılanlar bir saatin zembereği gibi onları hızla kurmaya devam ediyorsa, özgürlükler yok edilmiş, hukuk düzeni güvensizlik veriyorsa, yarına dönük umutlar solmuşsa, sokağa çıkmanın bile risk olduğu düşünülüyorsa, demek ki ortada hayati sorunlar var demektir.

Ülkemizdeki bu ciddi toplumsal sıkıntı için yönetenlerin alarma geçmesi gerek.

Ayrıştırma, ötekileştirme, sen ve ben kavgası çatışmaları kaçınılmaz kılar.

Önce aile içinde başlayan küçük patlamalar giderek sokağa taşar.

Pazarda pazarcı tezgâhındaki ürünü kendisi seçmeye çalışan yurttaşı itmeye, azarlamaya, yurttaş ta ona karşı tepki göstermeye, kahvede oyun oynayan insan arkadaşına küfürlü hitap etmeye, okuldan dönen çocuklar arkadaşlarıyla kavga etmeye başlar.

Huzursuzluk en acımasız virüstür. Hızla gelişir ve en yakından uzağa kadar etkiler. Dolayısıyla iç barış yerini yavaş yavaş sonucu facia olan olaylara bırakır.

Bakınız bugün sosyal medyaya düşen bir haberde Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal’in anısına konuşlandırılmış ve ülkemizdeki milyonlarca insanın değer yargıları içinde somutlaşmış Anıt Kabir’e birileri çıkıp yaptıkları işin açacağı sonuçlarını irdelemeden çocuk oyun parkı yapıyor. Bunun adı saygısızlık, kışkırtma, tahrik etmekten başka bir şet değildir. Ülkemizde binlerce mezarlık alanı vardır ve etrafı korunaklarla çevrilmişti. Bunlardan hangisinin içinde çocuk oyun parkı vardır? Bir diğer yanlışlık da Türkiye Büyük Meclis Başkanı tarafından yapılıyor. Ulusal Kurtuluş Savaşının önderinin salonda bulunan fotoğrafı indirilerek yerine Abdülhamit’in portresi asılıyor. Daha öncede laiklikle ilgili olumsuz sözler sarf eden Meclis Başkanı tepkiler çoğalınca yaptığı yanlışın öz eleştirisini yapmıştı.

Yani gerek sokaktaki adamın günlük yaşamındaki zorluklar ve gerekse siyasilerin uzak görüşsüzlüğü toplumsal hayatta çatışmalara yol açacak birikimler oluşturur. Ve bütün bu nüanslar bir araya geldiğinde güvensizliği tetikler. Güvensizliğin son noktası da ne yazık ki iyileştirilmesi zor huzursuzluğu yaratmıştı.

15 Temmuz darbe girişimi ve önceki süreçte yaşanmışlıklar zaten barış içinde bir arada yaşayan insanlarımızı hoşgörüden uzaklaştırmış, birbirine zıt düşünceleri oluşturmuştu.

Birkaç kez şu anda işsiz olan yüzlerce psikologdan ve sosyologdan söz etmiştim. Bu önemli insan kaynağının yaralı toplumsal hayatımıza merhem olacağını belirtmiştim.

İşte tam zamanı!

Bu meslek gruplarının ivedilikle kamusal ve özel sektör kurumlarında istihdam edilmesi gerekiyor.

Okullardaki rehberlik birimlerinin form üzerindeki olsun diye karalanan istatistiksel çalışmaları pratiğe yansıtılsın ve özellikle o birimlerin aktif olarak çocuklar ve gençler üzerinde durması sağlansın.

En önemlisi de siyasi platformdaki liderler, sanatçılar ve sporcular kitlelere ayrıştırıcı mesajlar ya da algılar yaratmak yerine birleştirici ve umut verici çalışmalar üretsinler.

Bugün TV kanallarındaki en çok izlenen dizilere bir bakınız lütfen. Tümünde aile içi çatışmalar işlenmekte, içerik olarak şiddet, güvensizlik bilinci yaratılmaktadır. Kimin eli kimin cebinde, kimin entrikası daha etkili olacak öyküler bilinç altına pompalanmakta.

…………………..

Evet! Siz şimdi Van Gölü Canavarının ini Van Gölünün neresinde sorusuna yanıt vermemi bekliyorsunuz değil mi?

Van Gölü canavarı fantastik bir öykü…

Dikkati çekmek ve Van’a ilgiyi çoğaltmak için sunulan bir garip reklâm aracı.

Oysa Van’ın öylesine değerleri var ki onlar ön plana çıkarılsa yeryüzünün hangi noktasında olursa olsun insanların ilgisini çeker.

O Alman turistin bana söyledikleri ve hicap duymamı sağladığı gibi:

Bizler dünyaya mal olmuş yazarlarımız, şairlerimiz ve sanatçılarımızı kendi memleketimizde gündemin en üstünde tutabilseydik, Van Gölü canavarı yerine onların anıtlarını kentimizin anıtları olarak konuşlandırabilseydik Van milyon kez daha çok tanıtılmış olacaktık. Bugün Yaşar Kemal’i, Rahmi Su’yu Van’da bir sokak röportajında insanlara sorsanız bilenlerin ve tanıyanların ne kadar az sayıda olduğunu üzülerek göreceksinizdir.

“Aman hocam zırt atıp bu yazıyı bize okuttunuz!” Diyen okurlarımıza gelince…

Ne yapayım? Yumuşan meyvesini sosyal medyada paylaştığımda onlarca beğeni ve paylaşım olunca bu tür sosyal konulu yazılarımı okumadan geçenleriniz var.

Evliya Çelebi’yi bilirsiniz. Rahmetli tüm dünyayı gezmiş ve gördüklerini yazmış. Ancak yazarken anlatılarının içine hayal ürünleri de katmış. Örneğin Erzurum’u anlattığında bir damdan bir dama atlayan kedilerin havada donup kaldıklarını… Örneğin bir Arap ülkesinde pazardaki satıcıların etten kemikten değil de metalden olduğunu yazmış. Niye yazmış okuyanların gerçek anlattıklarına ilgi duymalarını sağlamak için. Ben de öyle yaptım Van Gölü canavarını ön plana alarak içinde gerçek sıkıntılarımız ve çözüm yollarını anlattım.

Özürüm af dilemekse başım gözüm üstüne:

— Zamanınızı aldığım için hakkınızı helal edin.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...