Perşembe, 22 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Dokunulmazlara dokundurmak

Lütfen bu yazıyı son tümcesine kadar okumanızı diliyorum.

Dokunulmazlıkları kaldırmak için iktidar ve muhalefet partilerinin ortak harekete geçeceği yönündeki haberlere sevinmiştim. Ancak son yılların toplumsal hayatımıza yanıysan durumunu bir film şeridi gibi gözden geçirince, bunun süreç içinde sekteye uğrama olasılığının hayli fazla olduğunu duyumsadım.

Parlamentodaki her milletvekilinin ve hatta en üst makamdakilerin bile tıpkı bir vatandaş gibi yasalar önünde eşit olması en doğal durum olması gerekirken, seçilmiş diye bir milletvekilinin dokunulmazlık zırhına bürünmesi akıl almaz bir ayrımcılıktır.

Öyle olduğu içindir ki bizim gibi ülkelerde hayatın içinde büyük suçlar işleyenlerin günah ve veballerinden, suçlarından yırtmak için bir partinin çatısı altına sığınıp en erken bir seçimde milletvekili adayı olması ve seçilerek meclise sığınıp isnat edilen suçlardan sıyrılması çok görülmüş ve yaşanmıştır.

Bugün meclisimizde dokunulmazlıklarının kaldırılması için a veya b partilerinin yaptığı suç duyurusu ve iddia edilen suçlar için düzenlenen fezleke sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu biliyoruz.

Mecliste üçüncü parti konumundaki bir partinin milletvekillerinin terör örgütüyle bağlantılı olduğu savıyla dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde başlatılan girişim tüm partilerde ortak bir ses bulunca heyecanlananlar göreceklerdir ki bu girişim tıpkı son erken seçim öncesi koalisyon kurma çalışmalarındaki havanda su dövmekten öteye geçemeyecektir.

Çünkü söz konusu milletvekilliğini kaldırma fezlekeleri sadece üçüncü partinin milletvekillerini ilgilendirmiyor. Özgeçmişinde var olan rejime karşı suç işlemiş, Anayasayı kendi yasasına dönüştürmüş bir sürü milletvekilini de ilgilendiriyor.

Milletvekilliği kaldırılsın söylemiyle ayağa kalkanlar eğer bu düşüncelerini yasal olarak hayata geçirirlerse Türkiye’nin karanlığa atılmış sayısız suçlarının da dosyalarının açılmasını sağlayacaktır. Ve bu yasa sadece hali hazırda mevcut milletvekilleriyle ınırlı kalmamalı, geçmiş dönem milletvekillerinin sumen altı edilmiş dosyalarını da yargı önüne getirmelidir.

Dokunulmazlıklara dokundurmak adına başlatılan ve hepimizi heyecanlandıran bu girişim üzerine kafa yorarken yıllar önce dünya sinemalarında ortalığı kasıp kavuran, yönetmenine ve oyuncularına Oscar ödülü kazandıran ve müthiş oyuncu kadrosuyla dünya sineması klasikleri arasında yer alan Dokunulmazlar adlı filimi anımsadım. Ve üşenmedim o filme internet üzerinden ulaşıp bir kez daha izledim.

Dönemin en azılı mafya lideri Alkapon’a karşı Amerikan hükümetinin başlattığı operasyonları yer aldığı filmde; yürekli polis şeflerinin, gözünü budaktan sakınmayan hukukçuların amansız mücadelesi anlatılmakta.

Operasyonların lideri polis şefinin makamına gelen bir senatörün masaya attığı Dolar dolu zarfı senatörün suratına atan polis şefi:
“ Biliyor musunuz Roma İmparatorluğunda rüşvet alan devlet memurlarının burnu kesilir, sonrada bir çuval içine vahşi bir hayvanla birlikte konularak en derin uçurumlara atılırmış. Şimdi defol!” Diye kükrer.

Polis şefinin operasyonlar için oluşturduğu ekipte yetkin polisler dışında bir de uzman muhasebeci vardır. Bu muhasebecinin görevi, devlete var olan kazançlarından dolayı vergi vermeyenlerin ve mafya liderinin gizli kapaklı işlerinin yer aldığı dosyalar mevcuttur. Hem dosyalar hem de devlet içinde satın alınmış bürokratların kanıtlanacak suçları operasyonların başarıyla sonuçlanmasına olanak sağlayacaktır. Hapishanelerin, polis gücünün dize getiremediği Alkapon sonunda o en büyük suç olan devletten vergi kaçırmak suçuyla kapana kıstırılır.

Oligarşik devlet yapılarında parlamento, mafya ve kara para trafiğini sürdüren sermaye zaman içinde şeytan üçgenine dönüşür ve özgür bir ülkeyi kan, gözyaşının egemen olduğu mutsuz bir ülkeye dönüştürür.

Dilerim ülkemizin karanlık ve kanlı bir döngüden sıyrılıp çıkması için milletvekili dokunulmazlığı yolunda atılan adımlar sağlam çıkar da hayal kırıklığına düşmeyiz.

İnanıyorum ki bu yönde başarıyla sonuçlanacak çalışmalar, acılar içindeki mutsuz ülkemize içinde huzurun bir başlangıcı olacaktır.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...