Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Merhaba yeni yıl!

İşte yeni yıl 2016!..

Koca yüküyle çekip gitti 2015...İçinde acılar, zalimliklerle...Sevmedik, sevemedik geçip giden yılı...

Peki neden sevilmez ömrün 365 gününün olduğu bir yıl?

Hayat bizimse kim zindana çevirebilir?Nasıl izin veririz mutsuzluklar tacirlerine?

Şairin dediği gibi:

"Kabahatin birazı değil de çoğu bizde canım kardeşim."

Sayılı günlerin olduğu ömürlerimizden nasıl da cömertçe harcadık metelik etmez düzenbazlara. Nasıl da tuzaklarına düştük bir serçe misali.

Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olurmuş ya...Bakmayın 2016 için atıp tuttuklarımıza. 2016'nın nasıl olacağı da 2015'den belli. Yani kurbanlık koyun gibi boyunlarımızı uzatmaya devam edersek kasaplara, bir koca yıl daha devrilip gidecektir zamanın çöplüğüne!

Umut ne güzel sözcüktür... İçinde insanı insan yapan duygular egemendir. Hani karanlıkta bir ışık huzmesi, çıkmaz sokaklarda ansızın karşınıza çıkan bir yoldaş,takılıp düşmeye ramak kaldığınızda uzanıp sizi kaldıran bir el gibidir.

Her başlangıç doğanın üzerine milyarlarca beyaz kuşun teleği gibi savrulup düşen kara benzer. Bembeyaz...Gün ışığı vurduğunda gözlerinizi kamaştıran o aklık gibi bir sayfa açmalıyız gönüllerimize. Ayak uçlarımıza takılıp tökezleten o bilindik engelleri aşmanın sözünü verelim kendimize.

Hiç kimse altın bir tepsi içinde sunmaz barışı, kardeşliği. Hele hele türküleri bile ağıtlı başlayan bizim coğrafyamızda omuza omuza olmamızı isteyen olmaz. Bin yıllık kadim Anadolu topraklarının yazgısında hep kan ve gözyaşı vardır. Ama biz istersek...

Biz istersek ve iri ve diri ve bir olursak aşımıza, ekmeğimize kan doğrayanlar olmaz. Yıkılır gider sömürü...Kula kulluk düzeni biter.

Babil'in Tanrı katına yükseltilen kuleleri nasıl çökmüştü? Nasıl yok olup gitmişti kanlı Roma İmparatorluğu?Ya insan kanıyla beslenen faşizmin iğrenç diktatörleri?Neredeler şimdi?

Unutmayalım ki hiç bir güç hakkın ve halkın gücünden daha büyük değildir.

Hayat bize bahşedilen en büyük armağandır. Onu acılara ve kederlere bulayanlara geçit vermemeliyiz.

Ne inançlar, ne değerler ne de dünyaya bakış açıları kimsenin ipoteği altında değildir. Hepsi insanın kendi özgür iradesinin emrindedir.

Sarıl 2016'ya! Sarıl ki ömür hırsızları çalmasın!

Ve akan zaman, durdurulamayan bir nehir gibidir. Sen istersen gümüşten bir ırmak gibi parıldayarak akar, sen istemezsen boz bulanık çamurdan bir dere olup kokar.

Kaderse bizim ellerimizde. İstersek ak yazar, istemezsek kara.

İşte yeni bir yıl.

Yolumuz açık olsun...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...