Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Yuvasından düşen yavru kuş!


Tarım İl Müdürlüğü ile Telekom’un bahçesine bakan evimizin doğu ve batı balkonlarına; yağmura, fırtınaya karşı kalkan olsun diye yaptırmıştık plastik panjurları. O korunakların gün gelip de kuş yuvası olacağı aklımızın ucundan bile geçmezdi.

Galiba kuşlarla öteden beriye akrabalığımız vardır.

Öykü kitaplarımda yer alan en az üç dört öykümün başkahramanı kuşlar olmuştu.

Kayınvalidemin:

“Yüz vermeyin bunlara, sıçar, batırırlar her tarafı!” Fetvası, kuşları çok ama çok daha sevmemi sağladı. Bizimkilere:

“Bakmayın siz anneannenize... Dokunmayın zavallıcıklara... Onlar dili olmayan Tanrı misafirleri. Hem yuva yıkanın da yuvası yıkılır. Hele kuş yuvası yıkanı Allah hiçbir zaman affetmez!”Nasihatinde bulundum.

Antalya’nın gökyüzünde gördüğünüz bütün o kuşlar, bizim balkonlarda misafir olurlar. Kaynanamın dediği gibi balkonları batırsalar da, ailemden hiç kimse kanatlı dostlarımıza “Kişşt!” Diyemez.

Havalar ısınıp, yaz sıcağı kavurdu mu etrafı, her iki balkonun gölgeliklerine su kapları yerleştiririz. Gagası açık, sıcak yemiş minicik bedenlerini nefes nefese atarlar bizim balkonlara. Fırtına kanatlılar sabah gün ağardığında; üzeri sofra kırıntılarıyla, ekmek parçalarıyla dolu gazete sayfalarının üzerinde adeta günün ilk ziyafetini çekerler.

***

Geçen gün yine balkondan hanım seslendi:

“Gel bak!” Dedi.

—Eyvah! Dedim içimden, Yine bir yavru kuş mu yuvarlandı panjurların üzerinden?

Tek bir elin avucuna sığacak kadar minik bir yavruydu balkonda şaşkın mı şaşkın. Eşim yakalamaya çalışırken, o sağa sola pırtlayıp, zıplayıp kaçışıyordu.

—Bırak, korkmuş zaten. Gel kenara, birazdan ekmek kırıntısı ve su bırakırız yakınına. Diye eşimi sakinleştirdim.

Çirkin mi çirkin, tüyleri yoluk ve kirli kumru yavrusu kaşla göz arasında balkon kenarındaki kat kaloriferi kazanının arkasına saklandı. Hani anneler banyo yaptırmak ister ya küçük yumurcaklara. Onlar da kaçışır ya sağa sola. Öyleydi minik yavru kuşun hali...

Suyunu, ekmek kırıntılarını balkona bırakıp, içeri girdik.

Yuvasından düşen yavru kuş kaç gündür konuğumuz. Arada bir havalanmak, uçmak istiyor. Ancak kanatları o kadar zayıf ve güçsüz ki pat diye yuvarlanıp düşüyor.

“Korumaya almalıyız. Alıcı kuşlar inerse tepesine kapıp götürürler. Küçük bir kafese ne dersin?” Diye esirgeyen tavrıyla sordu eşim.
Hemen itiraz ettim... Biz ki hayvanat bahçelerine bile karşıyken, evimizin balkonuna korumak amacıyla da olsa kafes koymak tüylerimi diken diken etti.

—Endişelenme. O içgüdüsel olarak çok dikkatli. Baksana, biz balkonun kapısında göründüğümüz an, kendisini makinenin altına atıyor. Ne anasının gözü o! Hem kafes onun hareket etme alanını sınırlar. Uçma denemeleri yapmasına engel olur. Baksana arada bir olsa da uçmaya çalışıyor ama gücü yeterli olmadığı için başaramıyor. Göreceksin, bir gün uçup gidecek o. Dedim.

Birden hüzünlendiğini fark ettim eşimin.

“Uçup gidecek.” Sözüme takıldı anlaşılan. Kafasını dağıtmak için:

—Sahi bu biçareye bir isim takmadık. Ne koyalım adını? Diye sordum.

Bir sürü isimler geçti aklımızdan. Sonunda

— Öksüz! Adını koyduk.

Öksüz her gün bira daha güçleniyor. Sabah işe gitmeden önce mutfakta bir bardak süt ısıtırken çıkardığım seslere de yanıt vermeye başladı.

Yine de bizimkilere:

—Fazla yüz vermeyin, sonra temelli kalır. Onun yeri yemyeşil doğa ve mavi gökyüzü! Derken, tuhaf duygular içindeydim. Çünkü her gün bira daha yoğunlaşıyor öksüzle aramızdaki duygusal bağ...


-------------------------------------------------------------------------------------------------------

Değerli okur;

Lütfen aşağıdaki çok önemli çağrıyı; ailenizle, akrabalarınızla, komşularınızla, arkadaşlarınızla paylaşır mısınız? Teşekkürler. Şahin Akçap

Hayvanlar İMDATT diyor!!!
YüzyıIıın EN SICAK YAZI Geliyor.
Yüzbinlerce hayvan kavrularak bir damla suya hasret can verecek.

Çaresiz hayvanlar,
Dağlarda, kırsalda, yaban hayatında,
Belediye bakımevleri, petshoplar, üretim çiftlikleri, hayvanat
Bahçelerinde tel kafesler arkasında,
"Beton ve Demire" teslim olmuş şehirlerin sokaklarında,
"Bir YUDUM SU" bulamadıkları için,
Sıcaktan kavrularak acı içinde "ÖLÜME" teslim oluyorlar...!!

Bakımevlerini, petshoplari, hayvanat bahçelerini ziyaret edip SU koyduralım.
Yaban hayvanlarına su temin ettirelim.
Sokaktaki dostlarımız için de, kapımızın önüne BIR KAP SU koyalım.

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
YASAM GRUBU
www.haytap.org

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...