Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Uğur Dündar “Antalya’nın Gündemi’nin” konuğuydu


Geçtiğimiz Cumartesi günü Cam Piramidi hınca hınç dolduran Antalyalılar; efsane gazeteci ve yazar Uğur Dündar’ı alkışlarla karşıladılar.

“İyi Uykular Sayın Seyirciler” Adlı son kitabını sevenlerine imzalamadan önce televizyonculuk, gazetecilik ve yazarlık anılarını anlatan Uğur Dündar sık sık sözü kesilerek ayakta alkışlandı.

Yazar, çizerin baskı altında olduğu ülkelerde demokrasiden söz edilmeyeceğini vurgulayan Uğur Dündar tıpkı Bekir Coşkun gibi o da kadınların savaşçı ve mücadeleci gücünün erkekleri geride bıraktığından söz etti. Devasa Cam Piramidin dolduran konukların yüzde yetmişinin kadınlardan oluşması Dündar’ı haklı gösteriyordu.

Uğur Dündar’la otuz beş yıl önce 1976 yılında Van Havaalanında söyleşmiş, o yıl ki büyük deprem sonrası yapılan deprem konutlarının sıradanlığından, bölge halkının gereksinimlerine yanıt vermediğinden söz etmiştik.

O Uğur Dündar’ın bugün bile değişmeyen heyecanını izlerken, içimden:

“Bu insanlar özel. Tanrı bunları halkları için savaşsın diye yaratmış.”Diye geçirmekten kendimi alamadım.

Uğur Dündar’ın düşüncelerinden ve yazdıklarından dolayı hapis yatan, sonra da özgürlüğüne kavuşan Nedim Şener’in tutsaklık günlerinin travmasından kurtulamayışını hüzünle anlatırken Cam Piramitte derin bir sessizlik vardı.

Dündar, imzalayacağı “İyi uykular Sayın İzleyiciler” kitabını, Nedim Şener’in kızı Vecide Defne’ye ithaf etmişti. Tıpkı sevgili dostu Nedim Şener’in, Uğur Dündar’ın hayatını konu ettiği “İşte Hayatım” Kitabını Dündar’ın üç evladına ithaf ettiği gibi.

Medyanın kontrol altında olduğunu ve farklı düşünceler söylemekten ve yazmaktan çekinen gazetecilerin sayılarının çoğaldığından söz eden Uğur Dündar:

“Doğru yazıp, söyleyen gazetecileri yazarları hiçbir iktidarın sevdiğini görmedim ama bu iktidar hiç ama hiç yağdanlık yapmayanları sevmiyor!” Derken salon alkışlarla inliyordu.

Uğur Dündar’ın bir saatlik söyleşisinden sonra kitabını imzaladığı anlar yoğun bir izdihama neden oldu. Salonda imza koridoru oluşturamayan görevliler ve güvenlik ile konuklar arasında yaşanan tartışmalar bir sonra ki kitap imza günleri için çok daha organize olunması gereğini hissettirdi.

Manzara çekişmelere rağmen güzeldi… Çünkü bir yazara erişmek ve onun imzasını almak için çaba göstermekten daha güzel hangi mücadele olabilirdi ki? Uğur Dündar bir sonraki kitabına bu anlarını yazmalı, Antalya’daki aydınlık yüzlü hemşerilerimizi Sözcü Gazetesindeki köşesine taşımalı…

Haziran’ın, Mayıs yağmurlarının ardından gelen ilk güneşli haftasında Antalya’daki bu çok güzel fotoğraf umut doluydu.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...