Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

6 Mayıs Hıdrellez ve Darağacında üç fidan!


6 Mayıs Hıdrellez… Mezopotamya kültüründe mevsimsel bayramlardan birinin adı Hıdrellez… İnançsal boyutuyla Hıdır ve İlyas’ın gökyüzünden yeryüzüne inip bir araya geldiği; kışın ve baharın yerini sıcak yaz günlerine bıraktığının müjdecisi…
İnanışa göre Hıdrellez sabahı erken kalkılır ve evlerin kapıları, pencereleri ardına dek açılır, doğada oluşan esintileri, gün ışığı, çiçek kokuları ile buluşulur. Dere kenarlarına yeşil alanlara çıkılır olması zor ümitlerin dileklerinde bulunulur.
Hıdrellez, Türk Dünyasında önlemli bir yere sahiptir. Yüreklerde ve belleklerde yer eden bu güzel ve anlamlı gün, kuşaktan kuşağa vazgeçilmez bir kültür olarak aktarılır.
İnternet ortamındaki bir kaynakçadan aldığım ve aşağıda sunduğum Hıdrellez dileği(duası) okunduğunda da Hıdırellez’in içeriğini çok daha iyi kavranır diye düşünüyorum. Şöyle ki:
“Hıdrellezde neler yapılır, nasıl dua edilir?”
“5 Mayıs akşam ezanı ile gül dallarına paralar asılır.(Eskiden kese içine para dikilip gül dibine gömülürmüş.) ya da açık cüzdan bırakılır. Böylelikle bolluk ve berekete ulaşmak, varlıklı kişiler olmak düşlenir. Asılan paralar ya da cüzdanlar 6 Mayıs sabah erkenden geri toplanır. Evdeki her kişi için yedi fasulye ya da yedi nohut ekilir, gelebilecek kötülüklerin bunlara gelmesi dilenir.
5 Mayıs akşamı evlenme çağına gelmiş kızlara bulaşık yıkattırılmaz.
5 Mayıs günü (Nişanlılar arsında) oğlan evi, kız evine Hıdrellez Kurbanı, olarak süslenmiş bir koç gönderir. Bu kurban ertesi gün kesilerek birlikte yenir. Yemeğe çağırılanlar, çarşaf, havlu yemeni ve gönüllerinden kopan armağanlar getirirler. Getirilen armağanlar ipler üzerinde sergilenir.
Hıdırellez günü, erkenden kalkılıp kapılar açılır. Genç kızlar için hazırlanan sandıklar açılır. Açılır ki eve bereket dolsun, genç kızımız da iyi bir evlilik yapsın.
Hıdırellez günü, bazıları sabah gün doğarken kırlara, bağlara, bahçelere çıkıp buralarda Hızır’ın ayak izlerine basarak bolluğa ulaşmayı düşler.
Hıdırellez günü, doğa ve insan sevgisi çok önemlidir çünkü Hızır ve İlyas, insanları, doğayı, iyiliği ve cömertliği seven, bereketin simgesi olan, kutsallıklarına inanılan dinsel varlıklardır.
Hıdırellez günü, hiçbir yeşil dalından koparılmaz.
6 Mayıs günü ikindi zamanı Hıdırellezin bittiğine inanılır. Ancak eğlenceler hava kararıncaya değin sürer. Hızır uğrasın! dileği bolluk gelmesi anlamında kullanılır
İşte dilek dilerken ve Gül ağacına astıktan sonra edeceğiniz Dua…

Bismillahirahmanirahim
bin bir adım bir adım
Allah bir adım adım
kerim kerem Allah
başımda bir duman var
yardım eyle ya Allah
la ilaha illallah Muhammeden Resullullah
yetiş imdadıma hızır ile
Allah birsin sen kulla mişersin
biz gibi kulların yardımcısı sensin
Hızır deryada erdim murada amin”
* * *
Ve Darağacında Üç Fidan…



Halkımızın yüreğinde 6 Mayıs bir başka olayla daha yer etmiştir. Ancak bu olay çok acı ve hüzün vericidir.
Emperyalizme ve her türlü sömürüye başkaldıran Deniz Gezmiş ve arkadaşları askeri mahkemede yargılanıp ölüme mahkûm edilmiş ve 6 Mayıs günü asılarak idam edilmişlerdi.
6 Mayıs…
Biri hayatın yeniyle kucaklaşmaya devam ettiğinin sevinciyle bütünleşmiş muhteşem bir doğa bayramı…
Diğeri ülkesinin tam bağımsızlığı için Amerika’ya ve onların yerli işbirlikçilerine kafa tutanların vatan hainliğiyle suçlanıp ölüme gönderildikleri gündür.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın cisminde özgürlüğü ve sömürüye karşı mücadeleyi yok ettiğini sananlar; ne kadar çok yanıldıklarını, üç korkusuz delikanlının halklarının yüreğinde kahramanlaşıp, efsaneleştiğinde anlamışlardır.
Tek suçları; vatanlarını ve halklarını canları gibi sevmeleriydi.
Tek günahları; dünyanın efendisi Amerika’ya ve onun soytarılarına, kullarına karşı yüreklice rest çekmeleriydi.
Şimdi onlar; öldürdük diyenlerin inadına ölümsüzler arasına karışanlardan olmuşlardır.
Anıları, insanlık onuru ve özgürlük için mücadele edenlerin yoluna ışık tutmaktadır.
Nihat Behram’ın:
“Dar Ağacında Üç Fidan” Yapıtını okuyarak:
“Kahraman mıydılar, yoksa hain mi?” Sorusuna yanıt bulabiliriz.
Ayrıca yayınlanmaya başlanan Can Dündar’ın hazırlayıp, Tuncel Kurtiz’in sunduğu Deniz Gezmiş belgeseli de 68 Kuşağının tüm yönleriyle tanınması açısından önemli bir belgeseldir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...