Cumartesi, 23 Kasım 2019

CHP’nin Antalya kalesinde sıra dışı fırtınalar!


Önce şöyle bir yaslanın ve aşağıdaki sorulara yanıtlar arayın lütfen.

Genel başkanlık yaptığı partiyi muhalefetten iktidara taşıyamayan bir lidere tahammül eden bu dünyada kaç ülke vardır?

Rakibini küçümseyen, burun kıvıran ve ülkenin özgün koşullarını irdeleyemeyen bir liderin özgeçmişinin parlak günlerine sığınarak ayak sürümesinin sonuçları değil midir bugün CHP 'yi sığ sulara hapseden?

Tüm hatalarına, yenilgililerine rağmen hala direnen bir lider sizce de iyi niyetini kaybetmeye başlamamış mıdır? Kaybettiği iyi niyetinin dibinde bencillik denen ayrık otları bitmeye başlamamış mıdır?

Yukarıdaki soruların muhatabı kim anladınız değil mi?

Şimdide onun yerini alan liderle ilgili sorular soralım.

Başarısızlıklarıyla tavan yapmış eski bir lidere Antalya gibi partiye kalelik yapmış bir kentin seçim politikasını teslim etmek zaaf değil midir?

Sürekli tekrar eden hatalarıyla ve kendini bile takmayan tavırlarıyla ve:

“Benden sonrası tufan!” İzlenimiyle partiye kan kaybettirmeye devam eden birine tahammül etmek acizlik değil midir?

Ve bu liderlere şunu söylemek isterim...

Hala muhalefettesiniz...

Hala partinize güvenmeyen ve soğuk duran milyonlar var...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Akaydın’ı taşıran gelişmelere de baktığımızda hala parti içinde birbiriyle kıyasıya çatışanlar var. İç çatışmaların olduğu bir partide amaçlanan hedeflere ulaşmak zordur... Hele hele iktidar olmak daha da zor!

Akaydın hocaya gelince.

Üniversite kurmak, rektörlük yapmakla belediyecilik farklı alanlardır. Özellikle Antalya gibi Büyükşehir belediye başkanlığının olduğu kentler daha bir farklıdır.

Sosyal ve kültürel etkinlikler alanında hocanın başarısız olduğunu söylemek yanılgı olur.
Antalya gündeminde buluşturulan yazarlar, çizerler, sanatçılar kentin kültür yaşamına renk ve dinamizm katmıştır.

Ancak alt yapı çalışmalarında durup düşünülmelidir. Halka çok daha iyi anlatılmadan toplu ulaşımdaki güzergâh değişiklikleri yurttaşa sıkıntılı günler yaşatmıştı. Hele hele güneş enerjisiyle ilgili çok yüklü bir finans gerektiren projesi sanki yarın Antalya kentiyle buluşturacağı söylemleri ciddi bir umut olmuş ardından da düş kırıklığı yaratmıştır.

Belediyecilik kolay iş değildir. Bir akademisyen içinse ağır bir sorumluluk ve yüktür. Hocaya belediye başkanı seçil önerisi getirenler de hoca da yanlış yapmıştır.

Ne var ki Akaydın hocaya yol gösterecek deneyimli CHP’li belediyelerde vardı. Bunlardan en önemlisi Eskişehir Büyükşehir Belediyesiydi. Onların engin deneyiminden ve danışmanlarından yararlanarak belediyecilik sorunlarını aşabilirdi. Öyle olmadı. Antalya Büyük Şehir Belediyesinin renkli ve şaşaalı sosyal aktiviteleri bu yönde adım atılmasında daha etkili oldu.

Sayın Akaydın hoca gibi bu milletin ve devletin bin bir güçlükle yetiştirip Tıp dünyasında hatırı sayılı yere getirilmesini görmezden gelenlerin ve onları siyasetin sıradanlığı içine sürmeleri affedilir gibi değil.

Akaydın hoca özellikle organ naklinin yapıldığı ve dünyada zirve yaptığı bir kentin üniversitesinin önderi olarak çok daha değerli ve yararlıydı. Onu dünya görüşü ve cesur çıkışları yüzünden belediyecilik gibi farklı bir alanda sorumluluk verenler bence vebal altındadır.

Bugün Sayın Akaydın’ın belediye başkanlığı kariyeri dışındaki bu gerçek yanıyla tartışılması çok daha yararlı olur diye düşünüyorum.

“Olsun, Akaydın hoca her şeye rağmen parti içi sorunları deşifre etmemeliydi.” Diyenler ile:

“Kol kırılır yen içinde kalır.” Söyleminde bulunanlara da söylemek isterim ki; denizler durulmaz dalgalanmadıkça...

CHP ivedilikle içindeki zehirli hizip denen ayrık otlarından arınmalıdır. Sayın Akaydın hocanın işaret ettiği “bölücüler” suçlaması ne yazık ki iddia değil bugün Türkiye gündeminde en bilinen gerçektir.

Değerli gazeteci ve yazar Bekir Coşkun Antalya Gündeminin konuğu olduğunda Kültür Merkezinin salonunu tıka basa dolduran sağduyulu yurttaşlara şöyle seslenmişti:

“CHP ya kendine çeki düzen verecek ya da bu halk yeni bir parti kurarak iktidar olma mücadelesi vermek zorunda kalacaktır.” Derken yerden göğe kadar haklıydı.

Tüm bu yaşananlardan çıkan hayati mesaj ise; Kemal Kılıçdaroğlu ve yol arkadaşlarına alarm niteliğindedir.

Yaptığı çalışmalarını kıyasıya eleştiren ve hiç çekinmeden toplu taşımacılıktaki değişimlerde eleştirip kendisine “Kral çıplak!” Diyen bir yazar olarak Sayın Akaydın’a sesleniyorum:

—Eleştir hoca... Bu halk ne çektiyse ağır ağabeylerden çekti... Susmak yanlışları kabul etmek, yenilgileri sineye çekmektir. Lütfen susma! Yapıcı eleştiriler, yürünen bu zor yolda yolcuya güç verecektir!

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...