Cuma, 6 Aralık 2019
Nevriye UĞURLUEL

Kadına şiddete hayır!

Nedir şiddet? İnsan yaşamının her alanında görülen ve dünyada da giderek artan önemli bir toplum sağlığı sorunu olarak nitelendirilmektedir şiddet... En yaygın görülen biçimi de erkeğin kadına ve çocuğu karşı uyguladığı aile içi şiddettir. Dünya Sağlık Örgütü'nce yapılan araştırmalar şiddetin en fazla aile ortamında ve kadına yönelik olduğunu göstermektedir.
Kadın yönelik şiddet ekonomik gelişmişlik ve eğitim düzeyine bakılmaksızın tüm kültürlerde son derece yaygın görülen bir şiddet uygulamasıdır. Gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmalara göre kadınların çoğunun eşi tarafından şiddete maruz kaldığı saptanmış... Kadın yönelik bu şiddet sadece ülkemizde değil, bütün kültürlerde ve toplumlarda kısacası dünyada yaygın olarak görülen bir olay... Bu şiddet aile içinde ve dışında olmak üzere her iki alanda da görülmekte... Aile içi şiddeti uygulayanlar özellikle ve öncelikle erkekler gösteriliyor.
Birçok toplumda kadına şiddet uygulanması kabul edilebilir bir davranış biçimi olarak algılanmakta hatta ve hatta evliliğin de sradan bir özelliği olarak da görülmektedir. Şiddete uğrayan kadınların ciddi destek ve güven eksikliğinin bulunması ve yasalarla, yasal düzenlemelerle korunamaması bu şiddetin artmasına katkıda bulunmaktadır.
Yapılan araştırmalar kadının şiddete en çok fiziksel olarak maruz kaldığını göstermekte... Sözel ve duygusal şiddete uğrayan kadınların sayısı da hiç de azımsanamayacak bir sayıda...
Bu fiziksel şiddet davranışları içinde ilk sırada dayak gelmekte... Sözel şiddette aşağılayıcı sözler yer alıyor. Ekonomik olarak uygulanan şiddet kadının parasının elinden alınması, çalışmasının yasaklanması, harçlık verilmemesi veya kısıtlanması olarak sıralanırken, cinsel şiddet olarak da büyük bir çoğunluğunun istemediği cinsel davranışlara zorlanması, tecavüze uğraması ilk sıralarda yer almakta...
Peki nedir erkeklere şiddet uygulatan faktörler? Yapılan araştırmalarda kadınların ifadelerine göre aile içi şiddeti artıran olaylar ekonomik yetersizlikler, anlaşmazlık ve alkol kullanımı olarak sıralanıyor.
Bu arada da kadına şiddeti tanıdığı, bildiği, güvendiği erkekler, bilmedği tanımadığı yabancılardan daha çok uyguladığı belirtilmekte...
Gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmalarda kadınların üçte bir ile üçte ikisinin eşi tarafından dövüldüğü belirlenmiş.
Kadının yanısıra aile içi şiddette çocukların da her türlü baskıya, şiddete maruz kaldığı da araştırmalar sonucu ortaya çıkarılmış.
Kadın toplumun aynasıdır... Namusudur... Ona şiddet uygulamak demek topluma şiddet uygulamak demektir.. Sağlıksız bireylerin ve haliyle toplumların yetişmesi demektir.
Kadını savunmasız halde bırakmak, şiddet uygulamak küçüklüktür... İnsanlık dışıdır... Çevrenize bir bakınız, kumar oynayan ve kaybeden koca hırsını karısından alıyor... Alkollü eş, sarhoş eş birşekilde bir bahane bulup ne yaptığını bilmeden şuursuzca eşine, çocuklarına saldırıyor.
Düşünürlerden biri, bir babanın çocuklarına vereceği en güzel hediyenin onun annesini mutlu etmek olduğunu belirtiyor. Aile içinde kadın mutsuz ise, şiddet görüyorsa, eziliyorsa toplumun mutluluğundan gücünden de bahsedilemez.
Boşanmaların arttığı günümüzde evlilik dışı ilişkiler de çoğalırken,. aileler dağılıyor, ahlaksızlık artıyor. Parçalanmış ailelerin çocukları bu sıkıntıyı en çok yaşayan bireyler olarak toplumda yerlerini alıyor. Bu şiddet ise günün birinde patlak veriyor... Bir yerlerde onlar da şiddete başvuran bireyler olarak katılıyor topluma.
Milletler kadınların ellerinde şekillenir, büyür ve yükselir. Geleceğini kadın gözüyle görebilir.. Kadınları yıkıp yok etmeyin.
Kadınlar kelebek gibidir, çabucak incinip yok olurlar... Kelebelekleri sakının... Sağlıklı bir toplum için bu şart...

Nevriye UĞURLUEL

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...