Cumartesi, 23 Kasım 2019

Belgeseller ve direnme ruhu!


Belgesel izlemeyi seviyor musunuz? Ben bayılıyorum. Çevrecilerin, doğa bilimcilerin, seyyahların gözlemleri duru bir doğa belgeseline dönüştüğünde seyrine doyum olmuyor. Kendinizi kaptırdığınızda da sanki o belgeselin bir parçası olup, içine çekiliyorsunuz. Zaten doğanın bir parçası değil miyiz? O bütünün içinde kaybolup gitmemizden daha doğal ne olabilir ki? Gün gelince de yitip gitmeyecek miyiz?
Rüzgâr ve fırtınanın, deniz dalgalarının dövdüğü kayalar, kıyılar zaman içinde nasıl da yıpranıp, aşınıp kopma noktasına geliyor. Çelikten çivilerin, künklerin bile güç yetiremediği o sertlikler, zamanın vurgununu doğal güçlerin desteğinde yiyerek un ufak oluyor. Demek ki;
“Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.”Sözü boşuna söylenmemiştir.
Su, ateş ve rüzgâr! Karşı konması olanaksız doğa güçleridir...
Sosyal hayatlarımızı değişime uğratan güçler de vardır... Değerlere çarpıp aşındıran ve zaman içinde eleyen güçler!
Önce meltem, sonra rüzgâr ve daha sonra fırtınaya dönüşen o güçler... Alıştırır... Yer eder... Ve koparır!
Elbette insanoğlu; rüzgârın, suyun ve ateşin gücüne karşı koyma yetkinliği kazanır, kazanımını da teknik donanıma dönüştürür, sonuçta da güvenliğini ön planda tutar.
Ancak bütün bunlara karşı güçlü olan insan sosyal değerlerini koruyamadığı zaman; farklı düşünce biçimlerinin, inançların saldırısına uğrar, hayatı pahasına koruduğu değerlerinden koparılır. İnançlı ve kararlı olduğu zaman da kendisinden değerlerini koparmak isteyenlere geri adım attırır, ancak vazgeçmezler. Vazgeçmeyen kötü niyet pusuya yatar ve en zayıf anı bekler. Tıpkı güçlü bir organizmayı alaşağı etmek için bekleyen mikroplar gibidirler. Yani taşı delen suyun damlalarının sürekliliğinde olduğu süreç yaşanır. Tek çaresi sosyal hayattaki olumsuz suyun akışını kesmek, bu habis damlaların sürekliliğini ortadan kaldırmaktır.
Diyalektik yasa gereği gibi... Her şey değişir, değişmeyen değişimin kendisidir... Ne var ki yenilenmenin ve değişmenin gecikmesine neden olan faktörler de vardır.
Belgeselleri izlemek güzel de... Karanlığa doğru çekilenlerin belgeseli içinde yer almamak çok daha önemlidir...
Rüzgâra, ateş ve suya direnen insanoğlu, geleceğini karartmak isteyenlere karşı da mutlaka direnecektir.
Direnmek insanın doğasındaki en şerefli ve onurlu tavrıdır.

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...