Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

KRAVAT


Okul idarecileri ve öğretmenlerin ve hatta velilerin en çok kafaya taktığı öğrenci giysisi aksesuarı kravattır.
Kravatı dosdoğru takan öğrenci parmakla sayılacak kadar azdır.
Ya takmaz cebinde taşır. Ya da takar göbeğine kadar gevşek tutar. Simetrisi, amaçlanan “efendi olma” duruşuna teğet geçer.
Kravat için öğretmeniyle veya okul idaresiyle papaz olmayan öğrenci sayısı bir elin parmakları kadar azdır.
Hep düşünmüşümdür. Neden kravat?
İki yakamız bir araya gelsin diye mi uydurulmuştur.
Ya da sıkboğaz edilmemiz için mi?
Veya ümüğümüz sıkılarak disiplin edilmek için mi?
Frenk icadı bu çaputu ben çağdaşım diye takan o kadar odun var ki etrafta... Veya takmayı darağacı ilmiği gibi gören ilim irfan sahibi.
Ben kravatı biraz da üçgen bağlayamadığım için sevmem. Elimin üstünde bağlasam gevşer, boynuma takıp artist varı bağlasam gönyesi tutmaz! Çoğu zaman eşe dosta rica ederim. En çok da üçgen bağlayan arkadaşlarımın peşini hiç bırakmam.
Kravat serbestîsi getiriliyor okullara... Karar verildi ya... Eleştireler de yağmur gibi yağmaya başladı.
“İran mı olacağız?” “Yakında fes taktırır bunlar!” Bir önerim var... Kararı verenleri bırakın, karara karşı çıkanlar alsınlar ellerine anket pusulalarını, yüklesinler sırtlarına sandıkları bir okul bahçesinde özgürce: “Kravat takılsın mı, takılmasın mı?”Sorusunu gizli oy, açık sayım yöntemiyle sorsunlar, göreceksiniz sandıklar silme:
“Takılmasın!”Seçeneği işaretli pusulalarla dolacak.
Neden mi?
Biz her şeyde olduğu gibi kravatı da çoluk çocuğumuza dayatarak taktırdık da ondan!
Biçimselliği, özgürlükleri çiğneyerek yaratmaya çalışırsanız ardından tepki gelir.
Tıpkı kravatta olduğu gibi...
Soruyorsunuz öğrencinize:
“Kravatın hani evladım, neden takmadın?” Diye. Öğrencinizin verdiği yanıt net ve açık yüreklilikle verilmiş yanıt değil:
“Unuttum... Geç kalmıştım fırsat bulamadım... Cebimde... Annem ütülememişti de ondan...” Bütün bunları diyen genç bir türlü:
“Yahu sevmiyorum ben!” Yanıtını özgürce veremiyor.
Nedeni de üzerindeki baskı cenderesi.
“Ya takacaksın! Ya takacaksın!”Ve genç adeta yılıyor, tiksiniyor, ikrah ediyor...
Korkuları:
“Tak derken!” Yüreğinin derinliklerinden gelen o yüksek ses ise:
“Takma!” Diyor.
Ne var ki kravatın gençlerimizce sevilmeme dezavantajı dışında, takana vakar veren avantajlı yanı da var.
Kravat takana bakış açısının içinde; ya memurdur, ya üst yönetici veya kalburüstü değer yargısı vardır.
Kravat bağrına kadar açık, göğüs kılları dışarı taşmış zontalar için de bulunmaz bir kamuflaj (gizleme)aracıdır.
Kravat gelişmişliği biçimsellik sayan kafalar için de bireye çeki düzen verme yöntemidir.
Zülfü Livaneli milletvekilliği yaptığı süreçteki meclis anılarını anlatırken, meclis lokantasında yakasındaki rozetin iğnesini kürdan niyetine kullananları gözlediğinden söz etmişti. Biraz daha detay yazsaydı, kravatıyla gözlük camı silen hatta yaşaran gözünün yaşını ve akan burnunu silenlerden de söz edebilirdi.
Kravat, bırakın Avrupai gösteriyor yanını, çok iyi ilk yardım aracı olarak da kullanılabilir. İlk yardım aracının olmadığı zaman akan kanın durdurulması için sıkma, kırılan veya çıkan kolun askıya alınması için askılık olarak da kullanılabilir.
Bir keresinde kravat takmaya direnen öğrencilerime uzun bir nutuk atmış:
—Çocuklar biliyor musunuz İstanbul’un Beyoğlu semtine bir zamanlar kravat takmayan vatandaşlar çıkamazdı. Diye noktayı koymuştum ki arkalardan ince ve tiz bir ses:
“Bakınız hocam bir zamanlar diyorsunuz... Ya şimdi?”Diye örnek verip anlattığıma beni pişman etmişti. Şaka bir yana kravat bizde işte öyle bir şey...
Ebeveynlerin, öğretmen ve okul idarecilerinin çocukları ve öğrencileri adam olsun da başka bir şey istemem resti.
Bunca sözden sonra:
“Hoca, kravat takılsın mı, takılmasın mı?” Diye sorarsanız eğer, derim ki:
—Özgür bırakılsın! Dayatmalardan vazgeçilsin! Göreceksiniz ki kravatını pantolonun cebine tıkıştıran gençlerin sayısı hızla azalacak ve daha seçici olacaklar.
Biçimselliği kafaya takmayalım desek de; giyim bir kültürün sosyal yapıya yansımasının kaçınılmaz sonucudur.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...