Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Çocuklar da tatil yapabilmeli


Yarıyıl tatili geldi.
Yoğun bir koşuşturma, sınav maratonu ve derken iki haftalık bir dinlenme dönemine girilecek. Hani hep deriz ya:
“Kafa ve ruh yorgunluğu beden yorgunluğundan çok daha ağırdır.”Diye.
Yalan değil... Kafa ve ruh yorgunluğunu dinlencelerle gideremediğiniz zaman veriminiz azalır, yavaşlarsınız ve sonra da stop edersiniz! Ardından türlü sağlık sorunları kapınızı çalar.
Çocuklar hiç yorulmayacak gibi görünseler de yorulurlar. Mutlaka onları küçük süreli olsa bile tatil dilimlerinden yararlandırmalı.
Hani Uludağ’dan, termal kaplıcaların olduğu çok yıldızlı tesisler bir kenara; yakın akraba gezilerinden yararlandırmak, bir başka kent ve kasabadaki; teyze, hala ziyaretine göndermek de pekâlâ tatil yerine geçebilir. Ne güzel demiş atalarımız:
“Tebdili mekânda hayır var.”Diye.
Ve Mevlana buyurmuş:
“Her gün bir yerden göçmek ne iyi, her gün bir yere konmak ne güzel, bulanmadan, donmadan akmak ne hoş!” Ancak bu önerilerimin pek de geçerli olmayacağını biliyorum.
Çocukların önemli bir bölümü Cumartesi ve Pazar günleri sıradan bir hafta sonu sonrası dershanelere koşturulacak. Ara tatil dediğimiz dinlence süreci es geçilecek ve daha çok çalışma kulvarına sokulacak. İki haftalık yarıyıl tatili adıyla kalacak ve çocuklar dinlenmeden tekrar okullarındaki yarış yerlerini alacaklar ve artı zamanlarında dershanelerine gidecekler.
Yinelemek istiyorum... Dinlenme olgusu göz ardı edilmemelidir.
Yarıyıl tatili, tatil gibi düşünülmeli. Ve hatta dershaneler de tıpkı okullar gibi tatil edilmeli bu yönde mutlaka yasal düzenlemelere gidilmelidir.
“Aman hocam! Aylak kalmasınlar!” Demeyin.
Çocuklar çalışmak, başarmak dışında hayatın içinde tatil diye bir olgunun olduğunu bilsinler. İnanınız minicik bir tatil dilimi küçük canları huzurlu kılacak, okullar yeniden kapılarını eğitime açtıklarında daha bir coşku, sevinç ve özlemle koşacaklar.
Öğretmenlerimize gelince... Ne söyleyebiliriz ki? Tatil olgusu onlar için biraz duygusal... Akılları tatilden çok hükmünü sürdüren kara kışa dayanma gücü sağlayacak yakacakta, yakıtta... Bu gereksinim maddeleri ise herkesin olduğu gibi öğretmenlerimizin de bütçelerini darmadağın ediyor... Geriye kalan ise tatil düşü...
Oysa uzayıp giden kıyılarımızdaki tatil köyleri, otelleri, motelleri cazip fiyat uygulamalarıyla kapılarını eğitim emekçilerine bir açabilseler ve şu kavanoz dipli dünyada öğretmenlerimizin yüzüne gülümse yayacak tatil projeleri üretip, sunabilseler ne güzel olurdu değil mi?
Mevlana’nın yukarıdaki dizelerinin yer aldığı “Her gün bir yerden göçmek” Şiiri şöyle devam edip, bitiyordu:
“...........
Dünle beraber
Gitti cancağızım Dünle beraber Gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım “ Öğretmenlerimize ve sevgili öğrencilerimize sağlık ve huzur dolu bir yarıyıl tatili dilerim. Önemli Not: Yazıma tam nokta koyarken e posta kutuma Antalya Eğitim Sen’den gönderilen bir iletiyi eklemek istiyorum. Aynen şöyle: Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ve ATSO Antalya AB Bilgi
Merkezi işbirliğiyle yarıyıl tarihini içine alan 23 Ocak haftasında
Antalyalı çocukların sinema kültürünü artırmak ve bilinç düzeyini
yükseltmek adına 25 – 28 Ocak tarihleri arasında AKM Aspendos
salonunda "Avrupa Çocuk Filmleri Festivali" düzenlenecektir.

GÖSTERİLECEK FİLMLER

25 Ocak Çarşamba 13.30 Asterix Vikinglere Karşı
15.00 Niko: Yıldızlara Yolculuk
26 Ocak Perşembe 13.30 Don Kişot
15.00 Kediler Şehri
27 Ocak Cuma 13.30 Cüceler Devlere Karşı
15.00 Sevimli Dinozor Tatilde
28 Ocak Cumartesi 10.00 Don Kişot
12.00 Arthur ve Görünmezler İyi seyirler çocuklar!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...