Salı, 22 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

16 Ocak

Kafa kâğıdı eski olanlar pek güvenmezler doğum tarihlerindeki sayılara… Sorarlar annelerine:
“Söyle anacığım, beni doğduğunda mevsim nasıldı? Kar mı vardı, deniz zamanı mıydı, daldaki meyve portakal mıydı yoksa tarlada kavun, karpuz mu deriliyordu?” Anlatır tüm analar gibi benim anam da:
“Ayva zamanıydı. Nar zamanıydı. Dağların doruklarında kar, saçaklarda buz vardı. Odunlukta odun, kömürlükte kömür çoktan yarılanmıştı. Toprağa gömüp de çıkardığımız otlu peynir, güzden kavurup tenekeye bastığımız kavurma da öyle…” Babam memurdu. Ve inanılmaz derecede çok okurdu. Gazetesiz günümüz, mecmuasız haftamız olmazdı. Victor Hugo’nun Sefiller romanını onun sayesinde okumuştum. Kılı kırk yarandı. Yani mümkünü yoktu doğduğumuz günleri nüfusa yazdırmayı sürüncemede bırakması.
İşte bu yüzden nüfus kâğıdında doğum tarihim ne bir fazla ne bir eksik 16 Ocak 1956’dıydı.
Yıllar nasıl da akıp gidiyor. Göz açıp kapayıncaya kadar işte 2012!
Çıkarınca 2012’den 1956’yı ömrümüzün bugünü 56…
Yaşadığım sürece benim de sizin gibi en korktuğum şeyler; yalan, riya, sahtekârlık, yalakalık oldu.
Her fırsatta:
—Allah’ım, aynadaki yüzüme bakarken tiksineceğim yanlışlar yaptırma! Diye dua ettim.
Hayatın çok anlamlı öğretilerinin farkına vardım.
Anladım ki;

Aynalara korkmadan ve kendinden tiksinmeden bakabiliyorsan… Yüreğimdekini korkmadan söyleyebiliyorsan… Haram yememişsen, hak gasp etmemişsen… En zengin insan sensin… Tevellüdüm elli altı olsa da dostlarım… Yüreğim hala on altı…
Zaman çentikler vursa da bedenimize, önemli olan YAŞAMA SEVİNCİMİZ!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...