Salı, 23 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Keşanlı Ali Destanı


Haldun Taner 1946 yılında Yedi Gün dergisinde yayınlanan Töhmet öyküsü ile adını duyurur.
Konularını büyük kentin tipik insanlarından alan Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı, öyküsündeki farklı karakterlerin renkli ve bir o kadar canlı anlatımındaki başarısıyla tiyatronun klasikleşenleri arasına girmekte gecikmez. Usta tiyatrocuların paylaşamadığı eser farklı tarihlerde farklı oyuncular tarafından sahnelenir.
Şimdi de izlenirlik oranının çok yüksek olacağı düşünülen bir dizi olarak televizyon ekranlarına getiriliyor.
Tiyatroya gitmeye üşenenler veya bu alışkanlığı edinemeyenler için Keşanlı Ali Destanı dizisi bir büyük fırsat olacak. Elbette ki tiyatroda sanatçılarla birebir ve capcanlı bir gösteride bulunmanın heyecanından uzak olacaklar ama en azından hiç izlenilmemesinden iyidir diye düşünüyorum.
1959 İstanbul’unda geçer öykü. Ali askerlik görevini yapmış, tezkeresini alarak büyük kentin arka mahallelerinden biri olan Sineklidağ’a döner. Güzeller güzeli Zilha onu beklemektedir. Düşlerinde evlilik vardır. Ancak…
* * *
Bir Türkiye hikâyesi Keşanlı Ali Destanı…
1959 mühürlü öykünün bugün pek de farklı olmayanlarının hala yaşandığına tanık oluyoruz. Üstüne üstlük töre dramlı olaylar da çabası.
İyisi mi bu tiyatro tadındaki diziyi ailece izlemek ve eserin içeriğinden dersler çıkarmaktır.
İyi seyirler.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...