Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

“Bu ne biçim adalet?” Diye feryat edenlere kimse kızmamalı!


Takvimleri 1993 yılını gösteriyordu.
Bugün ise 2011.
Hesaplayın lütfen aradan geçen zaman on sekiz yıl...
Tekrar edelim tam on sekiz yıl...
Peki, ne olmuştu 2 Temmuz 1993 tarihinde?
Anlatayım... Pir Sultan Abdal Kültür Derneği şenlikleri için Sivas kentine gelip Madımak otelinde konuk edilen 33 yazar, düşünür ve sanatçı cayır cayır yakılmıştı...33 kişiye siz otel personelinden iki emekçiyi ve otelin önünde olayı izlemekte olan bir diğer iki kişiyi daha ekleyiniz... Tam 37 can yakılmıştı! Otuz yedi insan...
Aralarında yakın aile dostumuz 17.dönem S.H.P Tunceli Milletvekili Musa Ateş’in folklorcu kızı Sehergül’de vardı. O dayanılmaz acıyı ve azaplar içine düşen ailesinin en yakın gözlemcilerinden biri olduğumu söylemeliyim.
Tek günahları Pir Sultanı anmaktı.
Düşünen insana, saza, türküye düşman kafalar, Aziz Nesin’in ateistliğini bahane ederek Madımak otelini kuşattılar ve yaktılar. Alevi düşmanlığını bir kez daha kora dönüştürdüler.
Çıra gibi yandı, tutuştu Madımak oteli... Geride kül ve yanmış canlarla beraber affedilemez utanç kaldı!
Kibrit çakarak türküleri susturacağını sananların mahkemesi hala devam ediyor. Tümden somut bir karara bağlanıp dosyası bağlanamadı.
Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden bu olayla ilgili davalardan biri ne yazık ki yeni bir araştırmaya gerek görüldüğü için sonuçlanamadı. Oteli yakanlar arasında bulunan sanıklardan Cafer Erçakmak’ın öldüğüne dair bir raporun dosyaya girmesine itiraz eden müşteki avukatlarından Şenal Sarıhan dava dosyası üzerinde hiçbir kuşkunun kalmaması için ölen Cafer Erçakmak’ın yakınlarından DNA örneği alınmasını ve ölüm raporun doğru olup olmadığının araştırılmasını istedi. Ve mahkeme öldüğü raporla belirtilenin yakınlarından doku örnekleri alınarak incelenmesi için duruşmayı 13 Mart 2012’ye erteledi.
Yani tüm canilerin saptanması için bir yıl daha devriliyor Madımak yangının üzerine... Ve süre sizin de hesapladığınız gibi 19 yıla çıkıyor... On dokuz yıl... Acaba diyorum hukukçularımız yeryüzünde böyle benzeri bir katliamın olduğu ve ömrünün 19 yıl olduğu bir başka dava biliyorlar mı, yoksa bu dava sadece bize özgü bir sürecin ürünü mü oldu? Türkiye on dokuz yıldır Madımak Otelinin yakılmasıyla 37 canın yok edilme davasını hüzünle izliyor.
Dilerim bu araştırma, inceleme ve sanık arama gibi nedenlerin sürünceme kördüğümüne dönüştürdüğü dava sonuçlanır, bu ülkenin hayatına kibrit çakmakta tereddüt etmeyen zebanilerin cemi cümlesi deşifre olur.
Son söze gelince:
“Bu ne biçim adalet diye feryat edenlere kimse kızmamalı! Diyorum. Zaman aşımı kuşkusuna gelince...
İnsanları çıra gibi tutuşturup yok edenlerin davası eğer sürüncemeler yüzünden zaman aşımı kapsamına sokulursa ve bu nedenle paçalarını yırtmaları sağlanırsa bunun adı tam manasıyla İNSANLIK SUÇU olur. Böyle bir olasılığı düşünmek bile insanın tüylerini diken diken ediyor...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...