Cuma, 6 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Kavga


Ortamın gerildiği, çelişkilerin keskinleşip koptuğu, sözün ve hoşgörünün yok olduğu anda kavga başlar.
İki kardeşin sille yumruk birbirine girdiği bir evde mutlaka ortam bozukluğu vardır. Anne ve baba sürekli çekişiyordur, söz dalaşında bulunup şiddet uyguluyordur.
Okulda da öyle...
Bacak kadar çocuklar küçük bir misket için birbirine dalıyorsa temelinde sevgi eksikliği, bir olayı konuşarak çözme alışkanlığı yok demektir.
Gecekondu yıkımlarında, yeşil alanların madencilere peşkeş çekildiği bölgelerde de kavgasız gün yoktur.
Yurttaş sözün geçmediği, sorunun çözüm bulmadığı an çözümü yumruklarını konuşturarak bulmak ister.
Hayatın sayısız sahnesinde hep kavga vardır.
Ancak kavganın mecliste olması affedilmez bir yanlıştır.
Düşününüz... Yüzlerce insanın kendisini vekâlet etme görevini oylarıyla almışsınız. Mecliste halkın iradesi olmuşsunuz. Ama ne ikna gücünüz var, ne de yaratıcılığınız. Varsa, yoksa yaptığınız tek iş kürsüye çıkan söylem sahiplerine laf atmak, ortamı germek, iş zıvanadan çıkınca da kabadayı kesilip şiddet uygulamak.
Eğer bir ülkenin parlamentosunda Allah’ın her günü kavga gürültü varsa ve sorunların çözümü için tek yol olarak şiddet seçiliyorsa yapacak hiçbir şey kalmamıştır.
Milletin iradesinin temsil edildiği yerde milletin vekili kavga ediyorsa eğer; çarşı ve pazarda, okulda, sokakta, stadyum tribünlerinde kavga eden sıradan vatandaşı yargılamamak gerek.
Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse toplumumuz gergin, yurttaşımız saldırgan. Bilinçaltlarımıza sanki öfke tohumu saçılmış. Tek çaresi hoşgörü diye bas bas bağırdığımız değeri bilinçaltlarımızla, yüreklerimizle buluşturmak...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...